Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar. Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?
Evinde ölü bulunan öğretmenin ses kaydı ortaya çıktı!
Ağrı'da hayatının baharında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Irmak öğretmenin çaresiz çığlığı ses kayıtlarıyla ortaya çıktı.
Irmak Ayşe Koparan'ın, şikayetçi olduğu müdür yerine kendisinin uzak bir köy okuluna sürüldüğü, barınma sağlanmadığı için günlük 3 bin TL taksi ücreti ödemek zorunda bırakıldığı ve çaresizliğe itildiği iddia edildi.
BU POSTU GÖREN HERKESİN PAYLAŞMASINI RİCA EDİYORUZ — Bir annenin yardım çığlığına destek olalım.
Fail Alper Hisar, Selime Balcı’yı zorla uy*turucuya başlattı, fuh*şa zorladı, darp etti, t*vüz etti ve kasten uçurumdan attı.
Ardından olay basit bir trafik kazası gibi gösterilmeye çalışıldı; ancak hiçbir fren izine rastlanılmadı, emniyet kemerlerinin koltuk arkasından bağlandığı ve kamera kayıtlarıyla aracı failin kullandığı kesin olarak tespit edildi.
Somut deliller olmasına rağmen Selime’nin cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderilmedi ve hiçbir otopsi işlemi yaptırılmadı; deliller karartılarak cinayet örtbas edilmeye çalışılıyor!
Somut delillere rağmen Fail Alper Hisar hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
ÖDÜL GİBİ CEZA OLMAZ!
Olay: Mersin’de geçiyor.
Anne Arife Balcı, aylardır sesini duyurmaya çalışıyor. Sosyal medyada aylardır mücadele ediyor. Lütfen sesi olalım.
#SelimeBalcıİçinAdalet
Zorla uyuşturucu verilerek cinsel istismarda bulunulan ve katledilen Selime Bağcı için annesi Arife Balcı adelet istiyor:
“Kızım Selime’ye rızası dışında uyuşturucu verdiler, fuhuşa zorlayıp uçurumdan aşağı attılar.
Devlet büyüklerine sözü geçen birileri var. Kızımı adli tıpa götürmediler, otopsi yaptırmadılar.”
Esra Işık'tan tahliyesinin ardından ilk açıklama
📌Beni başta aileme ve köylülerime, sonra da bu memlekette hakkını arayan herkese gözdağı olayım diye tutukladığınızı biliyoruz. Ama biz bu yoldan dönmeyiz.
📌Benim gibi cezaevlerinde haksız hukuksuz yere tutulan onlarca insan var.
📌Hakkını arayanlara kelepçe dayanmaz, kelepçeler yetmez.
https://t.co/7Dy2QKYvgE
Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim.
Bağışla kendini artık onu da
Bırak gitsin.
O senin ezel gününden kaderin
Sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin.
Birhan Keskin
Gazetecilere Yönelik Gözaltı ve Tutuklamalara Son Verilsin!
Basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü demokratik rejimlerin en temel özelliklerindendir. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Türkiye 180 ülke arasında 159. Sırada bulunmaktadır. 2025 yılı itibariyle onlarca gazeteci halen hapishanededir. Ayrıca adli kontrol vb. uygulamalarla onlarca gazeteci yargı baskısıyla karşı karşıyadır. İktidar hayatın her alanında olduğu gibi basın yayın alanında da tek sesli basın yaratma çabasındadır. Bu politikanın bir sonucu olarak sabah saatlerinde Tele1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alınmıştır. Aynı saatlerde Merdan Yanardağ'ın Tele1’deki odasında ve evinde aramalar yapılmıştır. İktidarın uygulamalarına karşı eleştirel yayın yapan basın kuruluşları ve gazetecilerin her geçen gün artan idari ve yargı baskısıyla karşı karşıya kaldıkları gözlenmektedir.
Hukuk dışı itham ve iddialarla, itirafçı ve gizli tanık beyanlarıyla hukuk araçsıllaştırılmakta ve en temel hukuk kuralı olan hukuki güvenlik ilkesi ortadan kaldırılmaktadır.
İktidara ve yargı mercilerine tekrardan hatırlamak isteriz ki; yargının ve hukukun araçsallaştırılması tüm yurttaşlar için büyük bir tehlikedir. Özellikle basın, yayın kuruluşları ve gazetecilerin bu yolla susturulması, aynı zamanda halkın haber alma hakkına yönelik bir saldırıdır. Bu temelde gözaltına alınan Merdan Yanardağ derhal serbest bırakılmalıdır. Halen hapishanelerde bulunan tüm gazetecilerin de ivedi olarak tahliye edilmeleri gerektiğini belirtiyoruz.
İnsan hakları savunucuları olarak her daim düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğimizi belirtiyoruz.