İstatistik ve iletişim bil. uzmanı, şehircilik doktoru, sosyal politika profesörü. Çetin Deniz'in babası.Şiir yazar, trompet çalar, işçi sınıfının tarafındadır.
İlk şiir kitabım "Dudaklarımdaki Rüzgar" geçen yıl bu zamanlar yayınlanmıştı. Şiiri hayatının bir parçası yapmış biri olarak benim için çok kıymetli. Daha önce çok büyük emeklerle yazdığım araştırma ve derleme kitaplarım oldu. Bunun yeri ayrı.
🚨 KAYIP
23 yaşındaki Mehmet Salih Kış, Siverek doğumlu. Kadıköy’de geri dönüşüm emekçisi olarak çalışıyor. Dün öğle saatlerinden beri kendisinden haber alınamıyor.
Gören veya bilgi sahibi olanların dayısı Kadir İrkek’e ulaşması rica olunur:
0544 717 96 30 #kayıp
Oldukça önemli bir konu. Dijitalleşmenin ekonomik, sosyal, siyasal, psikolojik etkilerini ve sonuçlarını daha çok irdelemeye ihtiyaç var. Emeğine sağlık @feritongel ve teşekkürler @BirlesikMetal ...
Türk Solu'nun Burjuvazi Hayranlığı
24 Haziran'da İstanbul Kent Enstitüleri'nde Doğan Çetinkaya (@ydogancetinkaya) ile yaptığımız etkinliğin kaydına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://t.co/lMQGFhahOT
🔴Sendikamızın gerçekleştirdiği “Kişisel Koruyucu Donanımlarda (#KKD) Toplumsal Cinsiyet Açığı” araştırmasının öne çıkan bulguları, bugün sendikamızın genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı.
📌Toplantıya Sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar, Genel Yönetim Kurulu, şubelerimizin başkan ve yöneticileri, eski yöneticilerimiz, Kadın Komisyonumuz ve işyeri temsilcilerimizin yanı sıra, DEM Parti Milletvekili Özgül Saki, İBB temsilcisi ile DİSK’e bağlı sendikaların yöneticileri katıldı.
💬Toplantının açılışında konuşan Genel Başkanımız Atar, “Unutulmamalıdır ki, güvenli bir çalışma ortamı yalnızca kapsayıcı ve eşitlikçi yaklaşımlarla mümkündür. KKD’nin herkes için etkin koruma sağlaması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin işçi sağlığı ve iş güvenliği alanına tam anlamıyla entegre edilmesi ile sağlanabilir” dedi.
💬Ardından araştırmayı gerçekleştiren Prof. Dr. Serkan Öngel, bir sunum yaparak araştırmanın öne çıkan bulgularını aktardı.
📢Toplantımız, Ankara’da direnişlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileriyle dayanışmak için hep bir ağızdan atılan “Maden işçisi yalnız değildir!” sloganıyla sona erdi.
Ayrıntılar için👉🔗https://t.co/ranmBgFkbn
Mehmet Türkmen''den sonra Başaran Aksu'nun tutuklanması sendikal mücadeleye, hak arama mücadelesine yeni bir gözdağıdır.
Bu hukuksuzluk sona ermeli ve @Basaranaksu_ derhal serbest bırakılmalıdır.
Ortak çağrımızdır, sendikacılık suç değildir. Tutuklu BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen serbest bırakılsın! Sırma Halı işçilerinin hakları verilsin.
Ülke genelinde 170 akademisyenin imzaladığı bildiride, tutuklu BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması ve Sırma Halı işçilerinin haklarının verilmesi çağrısı yapıldı
https://t.co/Wp5wjlllgn
📢SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR❗️
🔴MEHMET TÜRKMEN SERBEST BIRAKILSIN!
Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Sırma Halı işçilerinin direnişinde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek “halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” suçlamasıyla gözaltına alındı. Evi jandarma tarafından basılan Türkmen’in elektronik eşyalarına da el konuldu.
İşçilerin haklarını savunduğu için bir sendikacının evi basılarak gözaltına alınması, sendikal faaliyetin suç gibi gösterilmeye çalışılması kabul edilemez.
Türkiye’de yasaları hiçe sayarak işçilerin haklarını gasbeden patronlar cezasızlıkla korunurken sendikacıların hedef alınması, işçilerin hak arama mücadelesini bastırmaya yönelik bir tutumdur. İşçilerin mücadelesini kriminalize etmeye yönelik bu girişimler, sendikal hak ve özgürlüklere yönelik açık bir saldırıdır.
Sendikal faaliyet yürütmek suç değildir! İşçilerin haklarını savunmak, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele etmek meşru bir hak olduğu gibi, aynı zamanda bir sendikacının temel görevidir. Sendikacıların bu nedenle baskı ve gözaltılarla susturulmaya çalışılması sonuç vermeyecektir.
DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası olarak BİRTEK-SEN ve Sırma Halı işçilerinin yanındayız. Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılmalı, sendikal hak ve özgürlüklere yönelik bu saldırılara son verilmelidir.
BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
GENEL YÖNETİM KURULU
Sendikacı Mehmet Türkmen'in tutuklanma gerekçesinde şöyle yazıyor:
'...soruşturma açıldığı halde iş kazalarında hesap sorulmadığını söylemesi..."
Çünkü Mehmet sürekli Gaziantep'teki tekstil fabrikalarının bir 'mezbahaya' dönüştüğünü vurguluyor. Pek çok işçi elini, kolunu kaybetti. İşçiler oralara 'çolak bırakan fabrikalar' diyor.
Yani savcıya göre, kopan kolun hesabını sormak, kin ve düşmanlıkmış!
Mehmet Türkmen şunları söylediği için tutuklandı:
"Bu memlekette patronsanız, zenginseniz işçinin hakkına çökebilirsiniz, güvenlik önlemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz. Kimse size hesap sormaz. Bu ülkede yasalar zenginler için geçerli değil."
@birlesiktekstil Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in bu sözleri nedeniyle keyfi olarak tutuklanması sözlerinin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.
Sınıf dayanışmasını hatırlamak, dayanışma geleneğini yaşatmak lazım!
Sınıf dayanışması, sendikal dayanışma güç verir, moral verir, direnç verir!
Tarih Ocak-Şubat 1966: Kristal-İş üyesi Paşabahçe işçileri Türk-İş üyesi bir sendikanın yaptığı sözleşmeyi kabul etmez ve greve çıkar. Kristal-İş o sırada bağımsız bir sendika, Türk-İş üyesi değil.
Türk-İş üyesi Petrol-İş başta olmak üzere, daha sonra DİSK'i kuracak olan Maden-İş'in de aralarında olduğu diğer pek çok sendika grevle güçlü bir dayanışma sergiler. Petrol-İş sendikası grevi desteklemek için varını yoğunu ortaya koyar.
Tarih Haziran 1970: DİSK’in önünü kesmek ve işlevsiz hale getirmek için Türk-İş’li sendikacıların da desteğiyle hazırlanan yasaya karşı İstanbul ve İzmit’te onbinlerce işçi direnişe geçer. 15-16 Haziran olarak tarihe geçer bu direniş. Direnişe geçen işçiler arasında Türk-İş üyesi işçiler de vardır. Hatta Türk-İş'e bağlı Tek Gıda-İş ve Petrol-İş sendikalarına üye iki işçi direniş sırasında öldürülür.
1980'ler: DİSK yöneticilerin yargılandığı davaya en büyük desteği uluslararası sendikalar verir. Duruşmaya gelirler, tutuklu yakınlarına yardım ederler. Davayı dünyaya duyururlar. DİSK 12 Eylül yargılanmaları sonucunda kapatılamadıysa bunda uluslararası dayanışmanın payı çok büyüktür.
Yıl 2022: Türk-İş’e bağlı Kristal-İş üyesi Paşabahçe işçileri direniştedir. Dönemin DİSK Genel Başkanı, Türk-İş Genel Başkanı ile birlikte işçileri ziyaret ederek destek verir.
SEKA direnişinde, Tekel direnişinde farklı konfederasyonlara ve bağımsız sendikalara üye işçiler ayrım gözetmeden dayanışma içinde oldular.
Sınıf dayanışması, sendikal dayanışma zor günlerde ilaç gibidir.
Bir sendikanın genel başkanı işçileri savunduğu için tutuklanıyorsa orada yapılması gereken amasız fakatsız dayanışma içinde olmaktır.
Sendikal dayanışma, sınıf dayanışması unutulacak iş değil, küçük meselelere kurban edilecek iş hiç değil.
Tarih ne yaptığınız kadar ne yapmadığınızı da kaydeder. Konuşabilecekken neden sustunuz diye sorar.
Hâlâ geç değil. Haydi unutmayalım bu dayanışmayı!
Mehmet Türkmen’e özgürlük!
12 Eylül'ün en hukuksuz davalarından biri DİSK Davasıydı ama o davayı gazeteciler izlemiş, detaylı olarak yazmış ve fotoğrafmışlardı.
Dahası, dava haberinin yer aldığı gazeteyi duruşma sırasında okuyan tutuklu DİSK'lilerin fotoğrafları bile çekilip basılmıştı.
İtalyan lisesi öğretmenleri mali ve sosyal hakları yanında ayrımcılığa karşı akademik onur için 2 Şubat'tan bu yana grevde!
Akademik dünyadan destek bekliyorlar.
Destek için aşağıdaki metni imzalayabilirsiniz ⬇️
https://t.co/iWNjA94NNs
📢Basına ve Kamuoyuna
2026’yı "KEMAL TÜRKLER Yılı” İlan Ediyoruz:
DOĞUMUNUN 100. YILINDA İŞÇİ SINIFININ
UNUTULMAZ LİDERİNİ ANIYORUZ
Türkiye işçi sınıfı tarihinin en önemli sayfalarını yazan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Kurucu Genel Başkanı, Türkiye Maden-İş Sendikası Genel Başkanı ve Birleşik Metal-İş Sendikası Onursal Genel Başkanı Kemal Türkler’i, doğumunun 100. yılında saygı, özlem ve bitmeyen bir mücadele azmiyle anıyoruz.
22 Temmuz 1980 tarihinde, paramiliter faşist güçler tarafından evinin önünde katledilen Kemal Türkler’in anısını yaşatmak ve onun sınıf sendikacılığı anlayışını yeni kuşaklara aktarmak amacıyla; Birleşik Metal-İş Sendikası, Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı (KETEV) ve Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜSTAV) olarak 2026 yılını ortak bir kararla "Kemal Türkler Yılı" ilan ettiğimizi kamuoyuna duyururuz.
2026 yılı boyunca Kemal Türkler'i anacak ve anlatacağız.
Doğumunun 100. yılı vesilesiyle ilan ettiğimiz "Kemal Türkler Yılı" kapsamında, sadece onu anmakla kalmayacak; aynı zamanda işçi sınıfının bugünkü sorunlarını onun mücadeleci yaklaşımı ile yeniden masaya yatıracağız. Yıl boyunca başta metal işçileri olmak üzere tüm emekçilerle, sınıf dostlarıyla bir araya gelmeyi planladığımız başlıca etkinliklerimiz şunlar olacaktır:
📌Akademik Sempozyumlar ve Paneller: Kemal Türkler'in sendikal anlayışı, Türkiye işçi sınıfı tarihi ve günümüz emek piyasalarındaki yapısal dönüşümlerin ele alınacağı kapsamlı oturumlar.
📌Belge ve Fotoğraf Sergileri: Maden-İş ve DİSK tarihine ışık tutan, Kemal Türkler'in hayatından kesitler sunan gezici ve kalıcı sergiler.
📌Kültürel Anma Programları ve Belgesel Gösterimleri: Genç kuşakların onun mirasıyla tanışmasını sağlayacak görsel ve işitsel etkinlikler.
📌Edebiyat ve Şiir Ödülleri: Emeğin ve çalışma yaşamının edebiyattaki yansımalarını desteklemek, sendikal hareket ile sanatın tarihsel bağını güçlendirmek amacıyla bu yıla özel etkinlikler planlanmıştır. Bu kapsamda verilecek "Kemal Türkler Şiir Ödülü" önemli bir katkı olacaktır.
📌Yayın Çalışmaları: Kemal Türkler'in yazıları, konuşmaları ve onun hakkında kaleme alınan araştırmalardan oluşacak özel yayınların akademiye ve sendikal hayata kazandırılması.
Tüm basın emekçilerini, akademi dünyasını, emekten yana olan tüm kurumları ve Türkiye işçi sınıfını, 2026 "Kemal Türkler Yılı" etkinliklerinde omuz omuza olmaya davet ediyoruz.
BİRLEŞİK METAL İŞÇİLERİ SENDİKASI
KEMAL TÜRKLER EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI (KETEV)
TÜRKİYE SOSYAL TARİH ARAŞTIRMA VAKFI (TÜSTAV)
#KemalTürkler #KemalTürkler100Yaşında #KemalTürklerYılı
Laiklik anayasal bir hükümdür!
Anayasaya göre Türkiye demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Anayasa kuralları herkesi ve her kurumu bağlar. Nokta!
Laiklik herkesin fikrinde, vicdanında, inancında ve yaşam tarzında özgür olmasının yegane güvencesidir.
Hem laikliği hem demokrasiyi hem de sosyal hukuk devletini sonuna kadar savunacağız!