#YgyoKotaDönsün#Ygyo@borsaistanbul olarak Kotasyon Yönergesinde 25/1-C'ye dayanarak "negatif inisiyatif" ve "orantısız güç" kullanarak #Ygyo için, 25/1'de "kottan çıkarabilir" ibaresi varken, "kottan çıkarır" diye ibare yokken, hisseyi kottan attınız..! Ygyo Pöip'e alınabilirdi veya YİP'te işlem görmeye devam edebilirdi, bir mühlet tanınabilir bunla ilgili uyarı yapılabilirdi.
Kottan atma kararını tekrar gözden geçirmenizi diliyoruz yatırımcılar olarak, çünkü iflas kararı kesinleşmedi. Tüm #Ygyo yatırımcılarının bu karara itiraz etme ve yürütmeyi durdurma davası açma hakkı vardır..!!! Savcılık dilekçesini en kısa zamanda hazırlayacağız.
@abakingurlek@adalet_bakanlik@spkgovtr@memetsimsek@HMBakanligi@Akparti@herkesicinCHP@cem_avs@RTErdogan
Şimdi iyi okuyun;
Alkollü araba kullanma cezası 25.000 TL
Kırmızı ışıkta geçmenin ve ölümlü kaza riskinin cezası 5 bin tl
APP plaka cezası 140.000 TL!
Saat 22’den sonra büfeden 1 tane bira alıyım evde içiyim dersen Tekel bayisine 641 bin tl idari para cezası
Yani sen alkollü araba kullanıp, insan öldürme riski olan bir durumda 25.000 ceza öderken, arabanın plakasının harfleri kalın diye 140.000 ceza ödeyeceksin!
Allahaşkına bilen biri açıklasın
Bu işten kim nemalanıyor sorusu geliyor ister istemez insanın aklına
🔴 Bıçaklanan Oğuzhan Çöpür: "10 kişilik bir grup, bir çocuğu arasına almıştı. 'Kardeşim, çocuğu bırakın. Niye dövüyorsunuz?' tarzında konuşma yaptım.
'Abi sen niye karışıyorsun? seni ilgilendirmez. Bu bizim meselemiz' gibi cevaplar verdiler.
Sol taraftan bir çocuk bıçağı çıkartarak ortalıkta savurmaya başladı.
'Şikayetçi olursanız farklı şekilde çözeriz' diyerek ailemizi tehdit ediyorlar.
Şu an benim hayatımdan çok fazla şey gitti. Korkuyoruz."
Polis Memuru Melih Okan Keskin’in dövülerek katledildiği TÜVTÜRK istasyonu önünde eylem düzenlendi:
“Cinayeti örtbas etmek için ‘kavga’ süsü vermeye çalışanlar bu cinayetin manevi ortaklarıdır… Bu cinayete zemin hazırlayan TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır.
• Görüntüler ortaya çıkana kadar kavga diyenlere sesleniyoruz; Sanki karşılıklı bir arbede varmış gibi açıklama yapanlar, kamera kayıtları ortaya çıkana kadar suspus olmuşlardı.
• TÜVTÜRK yönetimine sesleniyoruz; Hizmet vermesi gereken bir istasyon ne zamandan beri infaz alanı haline gelmiştir? 'Artık personelimiz değil' diyerek bu kandan elinizi yıkayamazsınız. Olaya karışan her bir çalışanınızdan hesap sorulacaktır.
• Bu cinayete zemin hazırlayan bu TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır.“
Üretim yok, hizmet yok; ücret var.
Burası muayene istasyonu değil, tahsilat merkezi.
Trafik güvenliği bahanesiyle kurulmuş, vatandaşa yük olan; dünyanın parasını alıp “kusur bulamazsak ayıp olur” mantığıyla çalışan bir düzen. #TÜVTÜRK
♦️Bu bir kavga değil, düpedüz LİNÇ!!
♦️Ankara'nın göbeğinde polis memuru Melih Okan Keskin araç muayene istasyonundaki saldırı sonrası hastanede öldü...
♦️Polisin üzerine araç süren şahıs sonra da yumrukluyor...
♦️Ardından diğer çalışanlar da bilincini kaybeden polisin üzerine çullanıyor. Görüntüler dehşet uyandırıcı..
♦️Ne ilginç ki bu linç sonrasında sadece iki kişi tutuklanıyor, bir kişi adli kontrol ile serbest bırakılıyor.
♦️Peki, görüntülerde kalabalık bir grubun polisin üzerine yürüdüğü görülürken, diğer saldırganlar nerede?
♦️Yani bu saldırı ve sonrasındaki arbedenin görüntüleri yeterince incelendi mi?
♦️TÜVTÜRK adı verilen ve fahiş fiyatlarıyla milleti isyan ettiren bu tür istasyonlarda "sabıkalılar" çalıştırılıyor mu?..
♦️Araç muayene istasyonu adı verilen bu sistem; alınan bedeller, çalışma kuralları, araç inceleme yöntemleri, vatandaşlara yönelik tavırlar vb. konularda yeterince inceleniyor mu?.
♦️Binlerce 👇insan buralardan neden şikayetçi?..
Polis telefon ile konuşuyor adam araba ile gelip vuruyor oda yetmiyor arabadan inip elinde bir cisim ile polisin yüzüne vuruyor oda yetmiyor çakal sürüsü gibi saldırıya geçiyorlar. Burada suca iştirak eden herkes tutuklanmalı 1 kişi değil ?
#AnkaradaPoliseAdalet
#SONDAKİKA TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
— Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. ��ok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Arkadaşlar ben kaza geçirmedim ..Para karşılığında tutulmuş 5 kişi tarafından bir saat boyunca darp edildim ayrıca silahları ve bıçakları vardı Gaspta edildim..Bu kişileri tutanda fenomen borsacı bir arkadaş kim olduğunu biliyorum ✅ Bir tane kaburgam ve burnum kırık vücudumun her yeri morluk içinde .@TC_icisleri@EmniyetIzmir lütfen bu Tweeti retwet edin 🙏
Yıl 2026, rezalet baki!
Demirören’in Ziraat’ten aldığı 800 Milyon Dolar borç, oldu 961 MİLYON DOLAR!
Yapılandırma var, faiz kıyağı var; ama ödeme yok!
Üstelik bunu da biz söylemiyoruz Sayıştay raporları söylüyor.
Yıllardır soruyoruz,
2026’da da milletin cebinden çalınan bu paranın hesabını sormaya devam edeceğiz!
#LİNK
Bir siyah çizgi çıktı hisse 417 tl’deyken 207 tl düşecek dedi muhtemel senaryoda.
Neredeyse 2 ay geçti,hisse 207 tl’ye geldi ve yeni analiz attıktan sonra %30 yükseldi.
Kimse buna analiz diyemez,bu bildiğin mucize.
Allah nazarlardan korusun.
-İçinde bulunduğumuz yıl Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi 158.000 TL idi.
-Yeniden Değerleme Oranı artışı ile önümüzdeki yıl bu tutar 190.000 TL olacaktır.
-Oysa 2000 yılından bu yana Yeniden Değerleme Oranı kuruşu kuruşuna uygulansaydı ilk dilimin önümüzdeki yıl 190.000 TL değil 521.210 TL olması gerekirdi.
-Mevzuatın çalışanlar aleyhine kurgulanması ve sair sebeplerle milyonlarca bordro mahkumunun bu gizli vergi zammının kurbanı olması ve bu makasın her geçen yıl daha da açılması kaçınılmazdır!
AKP’den vatandaşlarımıza müjde!
Elektrik faturalarına %97’ye varan oranlarda tarihi bir zam yapıldı.
Zammın yürürlüğe gireceği tarih:
1 Ocak 2026❗️
Tedbir almak için son 2 ay!
31 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan EPDK kararına göre, 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere;
AKP, 2025 yılı elektrik tüketimi toplamı 4 bin kilovatsaati aşan, yani yıllık elektrik faturası toplamı 11.800 TL’yi geçen konut abonelerinin, aylık ücret tarifesini değiştiriyor.
Bu aboneleri sabit fiyat tarifesinden çıkarıp, piyasa takas fiyatının geçerli olduğu değişken fiyat tarifesine sokuyor.
Bu durumdaki abonelerden;
Şu anda aylık elektrik tüketimi 333 kilovatsaat olan bir konut abonesinin, aylık 984 TL gelen elektrik faturası, 2026 yılında 1.935 TL’ye yükselecek!
Yapılacak zam oranı: %97
1.148 TL’lik fatura, 2.179 TL’ye çıkacak!
Yapılacak zam oranı: %90
1.229 TL’lik fatura, 2.301 TL’ye çıkacak!
Yapılacak zam oranı: %87
AKP’nin bu zam tuzağından şimdilik kurtulmanın yolu⬇️
2025 yılı elektrik fatura toplamınızı, Kasım ve Aralık aylarındaki elektrik tüketimlerinizle birlikte 11.800 TL’nin, yani elektrik tüketiminizi 4 bin kilovatsaatin altında tutmak.
Kalıcı çözüm ise net⬇️
İlk seçimde AKP’yi sandıkta göndermek!