Gündemde yer bulamayan önemli gelişmeler de yaşanıyor.
Bakın, sağlıkta ezberleri bozan ve yeni çığır açan bir gelişme yaşandı.
Çıt yok.
Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN’ın işbirliğiyle Türkiye’nin ilk yerli ve milli kalp/akciğer makinesi kullanılarak ilk klinik ameliyat başarıyla gerçekleştirildi.
Şifa olsun.
Kutluyoruz👏
Sağlıkta yerli teknolojiyle tarihi başarı!
Sağlık Bakanlığı ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen yerli ve millî kalp-akciğer makinesi, ilk klinik kullanımında başarıyla uygulandı.
Türkiye, sağlık teknolojilerinde yerli üretim gücüyle ilerliyor.
#ÜretenSağlık
Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, hastanemizde Türkiye’nin ilk yerli ve millî kalp-akciğer makinesiyle ameliyat edilen hastamızı ziyaret etti.
Ziyarete Koordinatör Başhekimimiz Prof. Dr. Levent Öztürk, yöneticilerimiz ve TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan eşlik etti.
Sınav sorularını çalarak kamu kurumlarına sızan FETÖ'den dikkat çeken itiraflar geldi. Arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan firari Emre Uslu ile örgütün bir dönem emniyet mahrem imamlarından Ahmet Tosun, KPSS ve komiser yardımcılığı sınav sorularını nasıl çalıp dağıttıklarını anlattı. https://t.co/8ixJ5Mo1UJ
🚨FETÖ'cüler Ekrem İmamoğlu için yürüyüş yaptı, Özgür Özel'e destek verdi!
▪️Fransa'nın Strazburg şehrinde dün yürüyüş yapan firari FETÖ'cüler, AİHM'e Türkiye'yi şikayet ettiler.
▪️Ekrem İmamoğlu, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Hidayet Karaca, Mehmet Baransu için özgürlük istediler.
▪️FETÖ destekçisi Hilal Nesin, “İmamoğlu işin buradayım. CHP 15 Temmuz’a inanmasaydı İmamoğlu cezaevinde olmayacaktı.” dedi
▪️Avrupa Parlamentosu Milletvekili Raquel García Hermida-var der Walle “yanınızdayız” mesajı gönderdi.
▪️Avrupalı 10 siyasetçiden FETÖ eylemine destek açıklaması geldi.
▪️Enes Kanter de yürüyüşe katıldı ve Türkiye aleyhinde konuşma yaptı.
👇👇👇
https://t.co/Aov4kS7BkU
BİR: DİKKAT
BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE SEBEBİ KÖZ'DÜR! Çünkü "devlet"e 2 kez hakkında suç duyurusu yaptım! Bir eski istihbaratçı müridi geçen yıl telefonla ölümle tehdit etmişti!
İKİ: KÖZ'ün EMNİYET İMAMI olduğu dönemde işlenen Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti ANKARA'da görülecekse,
🚨 KÖZ haberlerimize burun kıvıranlar bunu okusun: FETÖ hiç bir şey olmamış gibi nasıl rahat hareket ediyor? Nasıl cesaret bu! 👇️
https://t.co/3Gv0XU4A2F
FETÖ yeniden eğitim yapılanması kuruyor?
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında FETÖ/PDY’nin güncel yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi.
İzmit, Gölcük ve Başiskele’de faaliyet gösteren Kaptan Hocam Eğitim Kurumu ve Kaptan Hocam Salon, Artınet VIP Eğitim Kurumu ve Artınet Akademi, Kılavuz Eğitim Kurumu, Doğru Cevap Özel Eğitim Kurumu ile bu yapılara bağlı çeşitli adreslerde aramalar yapıldı.
Operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, gözaltına alınanlar arasında daha önce FETÖ firarisi olarak aranan 2 kişinin de bulunduğu açıklandı.
15 Temmuz’dan sonra eğitim alanındaki yapılanmasının büyük ölçüde dağıtıldığı düşünülen örgütün, yeni isimler ve yeni yapılar üzerinden yeniden kadro oluşturmaya çalışıp çalışmadığı sorusu soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Savcılığın dosyası, örgütün güncel faaliyetlerine ilişkin önemli veriler içeriyor.
FETÖ güncel yapılanma çalışmaları devam ediyor
Üst düzey FETÖ’cüler yurt dışından örgütü yönetmeye devam ediyor
FETÖ, fırsatını bulduğunda yeniden yapılanıp ihanete devam eder.
Yine dershaneciliğe başlamışlar. https://t.co/s6LD2Izko2
SUPERHABER ÖZEL
İŞTE KÖZ’E FETÖ’DEN GELEN ŞİFA MEKTUBU! Kemalettin Özdemir'in firari darbeci Adil Öksüz ile bağı sürüyor mu?
KÖZ yapılanması ne kadar aktif?
https://t.co/7ENuFp75m2
SUPERHABER ÖZEL
İŞTE KÖZ’E FETÖ’DEN GELEN ŞİFA MEKTUBU! Kemalettin Özdemir'in firari darbeci Adil Öksüz ile bağı sürüyor mu?
KÖZ yapılanması ne kadar aktif?
https://t.co/qV9ybHBvZX
FETÖ yöneticiliğinden mahkûm oldu. Mahkeme, 18 yıllık cezayı 3 yıl 1 ay 15 güne indirdi. Buna rağmen ne etkin pişmanlık beyanı verdi ne de kapsamlı bir itirafta bulundu. Mahkemede reddettiği “emniyet imamlığı” görevini ise yıllar önce televizyon programında bizzat kabul etmişti: “1980’de emniyet imamlığım başladı denebilir.”
23 yıl aile hekimliğini yapan Dr. Bülent Çanakçı’nın mahkeme huzurunda yaptığı çarpıcı açıklamalar ise hâlâ tam anlamıyla aydınlatılmış değil. Çanakçı, Özdemir’in “bütün mahrem hücreleri bildiğini”, emniyet yapılanmasının başında bulunduğunu, FETÖ’den kopmadığını ve KÖZ adıyla ayrı bir yapı yönettiğini iddia etti.
1990-2010 arasında Türkiye’yi sarsan faili meçhul cinayetler, Hablemitoğlu suikastı, Tahşiye kumpası, Ergenekon, Balyoz, Kozmik Oda ve diğer kritik operasyonların büyük bölümü Özdemir’in FETÖ emniyet imamlığı döneminde yaşandı. Buna rağmen bu döneme ilişkin kapsamlı bir hesaplaşma ve açıklama yapılmadı.
Kamuoyunun beklediği şey açık: İddiaların tamamı, mahkeme tutanakları, Çanakçı’nın ifadeleri, Hablemitoğlu dosyası, Tahşiye kumpası ve KÖZ yapılanmasına ilişkin soru işaretleri hiçbir istisna olmadan aydınlatılmalı. Türkiye’nin yakın tarihindeki karanlık noktalar ancak gerçeklerin tamamı ortaya çıkarıldığında netleşecektir.
🚨Eski FETÖ mensupları, örgüt yönetimine lanetler okudu!
🔻Yurt dışında yaşayan eski FETÖ mensupları, dikkat çeken bir toplantı yaptı.
🔻2.400 kişinin katıldığı toplantıda şu mesajlar verildi:
✅“Yapılan hataları, yanlışları, darbeyi, terörü, FETÖ'yü lanetliyoruz.”
✅“Türk toplumuyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle bütünleşmek istiyoruz.”
✅“Örgüt yönetimiyle aynı düşünmüyoruz.”
✅“Birlik ve beraberlik hepimizin vazifesi. Üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
✅“Bu 15 Temmuz, kardeşliği perçinlesin.”
‼️FETÖ içindeki uyanış büyüyor, örgütün tabanındaki ayrışma derinleşiyor!
@yeniherkulusa
ÜSTÂD: “BEN BÖYLE BİR ZÂTIN ZUHURUNU BEKLİYORUM.”
NURCU ABİLER: “HAYIR, BEKLENEN ZÂT SENSİN!”
Risâle-i Nûr’un birçok yerinde Bedîüzzaman Said Nursî, kendisinin değil, gelecekte gelecek ve Hz. İsa (as) ile birlikte İslâm’ın hâkimiyetine vesile olacak bir zâtın zuhurunu beklediğini ifade eder. El yazması nüshalarda geçen “Ben böyle bir zâtın zuhuruna çok intizar ettim ve ediyorum” cümlesi bunun en açık delillerinden biridir.
Buna rağmen Üstâdın vefatından sonra farklı bir süreç işletildi. Hulusi Yahyagil, Mehmed Feyzi Efendi ve Hüsrev Altınbaşak gibi Üstâdın yaşça büyük ve eski talebeleri geri plana itilirken, Bekir Berk öncülüğünde yeni bir anlayış öne çıkarıldı.
1970 yılında yayımlanan Nurculuk Davası kitabında yer alan ve kaynağı tartışmalı olan bir rivayet üzerinden, Bedîüzzaman’a “Mehdî” rolü verilmek istendi. Aynı metinde Mehdî’nin yanında bulunacağı söylenen “manevî vezirler” olarak da şu isimler öne çıkarıldı:
Tahiri Mutlu
Zübeyir Gündüzalp
Mustafa Sungur
Bayram Yüksel
Hüsnü Bayramoğlu
Abdullah Yeğin
Böylece önce “Üstâd Mehdîdir”, ardından da “bu isimler onun vezirleridir” anlayışı oluşturuldu. Sonuçta Risâle-i Nûr’da geleceğe bırakılan Mehdiyet meselesi, belirli şahıslar etrafında tamamlanmış bir hadise gibi sunuldu.
Ancak ortada cevap bekleyen temel sorular hâlâ duruyor:
Eğer Mehdî gelmiş ve vazifesini yapmışsa neden dünyada zulüm sona ermedi? Neden Kur’ân ve Sünnet hiçbir ülkede hâkim olmadı? Neden İslâm âlemi birlik ve adalet dönemine ulaşamadı? Ve en önemlisi, Üstâd neden kendisi için değil de sürekli “gelecek bir zât”tan söz etti?
Bugün tartışılması gereken konu tam da budur. Risâlelerdeki ifadeler mi esas alınacak, yoksa sonradan inşa edilen “Üstâd-Mehdî ve altı vezir” anlatısı mı?