L'annessione della Cisgiordania, con i soldati complici dei coloni. Gaza annientata. L'avanzata in Libano. Il confine violato in Siria. La guerra all'Iran. Pulizia etnica e massacri. Così la destra sionista dà forma al Grande Israele
Il numero de L’Espresso, in edicola e su app
Russia remains banned from participating in the Olympics for being at war with Ukraine.
Israel is allowed to participate after killing nearly 73,600 people in a genocide, around 20,000 of whom are children.
Can someone explain this to me?
@selimkeskin Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde öğrenci iken bu yoldan geçerek Vefa'daki yurda giderdim. O yıllarda normal geliyordu, ama şimdi bakınca gerçekten mezbelelikmiş. Ama eski günleri hatırlamak yine de güzel. Resimler için teşekkür ederim.
🔴“Tank hemen yanımda. Çok korkuyorum. Biri beni alsın diye arayabilir misin?"
▪️İşgalci İsrail askerlerinin 335 kurşunla katlettiği 5 yaşındaki Hind Rajab'in hayattaki son anlarında Filistin Kızılayı ile yaptığı telefon görüşmesini canlandıran bir animasyon film yayınlandı.
Hunhar; Farsça hun “kan” ve har “içen” kelimelerinden oluşuyor.
Yani hunhar, aslında kan içendir.
Dilimizde; zalim, kan döken kişiler için kullanılır. Zalimce yapılan işlere de hunharca denir.
Hunhar, kanla beslenendir. Çoluk çocuk demeden kan dökendir.
Garip ama gerçek: Küresel medya bunu unuttu(!)
Burası New York'ta bir sinagog değil de bir cami olsaydı, hadise çoktan okul kitaplarına girmiş ve Hollywood'da 20 tane filmi yapılmış olurdu...
Avrupa parlamentolarında intifada var!
🇪🇸İspanya’nın başkenti Madrid’deki okullarda Filistin bayrağına yasak getirilmesine, Belediye Meclis Üyesi Mar Espinar sert tepki gösterdi.
▪���Meclis oturumunda Filistin bayrağı açan Espinar, Filistin bayrağındaki renklerin ne anlama geldiğini tek tek anlattı.
“Bu bayrağın renklerinin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?
Siyah, Filistin halkının yaşadığı sürgünü,
Beyaz, barışı,
Yeşil verimli topraklarda yaşama umudunu,
Kırmızı ise yüzbinlerce Filistinlinin kanını temsil ediyor.���
Ahlat ağacı, Türkiye'nin hemen her yerinde doğal olarak görmek mümkündür. Özellikle bozkır ve dağlık bölgelerde yaygındır. Ahlat, kuraklığa ve susuzluğa oldukça dayanıklı bir ağaçtır. Bu nedenle, verimsiz topraklarda bile yetişebilir.
Ahlat ağacı, Türkiye'nin en eski ağaç türlerinden biridir. Anadolu'da MÖ 5000 yıllarına kadar uzandığı tahmin edilmektedir.
Meyvesi genellikle eylül-ekim aylarında olgunlaşır. Ancak, iklim koşullarına göre meyve olgunlaşma süresi değişebilir.
Ahlat ağacının meyveleri, A, B1, B2, B6, C ve E vitaminleri, potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, demir ve çinko gibi mineraller bakımından zengindir.
Ahlat meyvesi, olgunlaştığında kırmızı veya kahverengi renk alır. Meyvesinin tadı, buruk-tatlıdır. Ahlat meyvesi, zor çiğnenir ve zor yutulur. Bu nedenle “ gelinboğan,” “yabani armut” gibi isimler alır. Genellikle reçel, marmelat, sirke, şurup, meyve suyu gibi ürünlerde kullanılır. Ayrıca, kurutularak da saklanabilir.
Ahlat meyvesi, taze olarak tüketildiğinde, bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirim sistemini düzenler, kalp sağlığını korur, kan şekerini düşürür ve cilt sağlığını destekler.
Ahlatı tohumdan veya çelikle yetiştirmek mümkündür. Tohumdan yetiştirme yöntemi daha uzun sürer ve daha zahmetli olabilir. Çelikle yetiştirme yöntemi ise daha hızlı ve kolaydır.
Ahlat ağacı, genellikle 4-5 yaşlarında meyve vermeye başlar. Ahlat ağacının ömrü 50-60 yıl kadardır.