Ara tatiller devam edecek.
Aslında uygulamada ilk dönem ara tatil var ikinci dönem yok gibi de düşünülebilir.
Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı ikinci dönem hafta içine denk geliyor 2027'de. Dolaysıyla Ramazan Bayramı haftası ara tatil olarak geçince hem tatil sistemi devam ediyor hem de takvim de sıkışma olmuyor.
Birkaç gazeteci ve öğretmenleri bakıcı olarak görenlerin değil de öğretmenlerin, eğitimcilerin görüşleriyle karar veren bakanlığa teşekkür ederiz.
( Yaptığımız yoğun katılımlı anketlerde %85 oranında "ara tatil kalkmasın" çıkmıştı.)
Ç***** Meslek Lisesinde yaşanan REZİLLİK. İzlerken kendinizi zor tutacaksınız.. Öğretmenlik mesleğinin düştüğü konuma bakın.. Meslektaşımız adına çok talihsiz anlar... 'Öğretmen orda kırmızılı çocuğu kolundan itse ihraç edilirdi.' ÖĞRETMEN ALEYHİNE VİDEOLAR BOY BOY PAYLAŞILIYOR. LÜTFEN 'PAYLAŞIP YAYILMASINI SAĞLAYIN.
📍Rahmi Koç'un eski eşi Çiğdem Hanım...
*
1975 yılında oğulları Mustafa, Ömer ve Ali Koç'u geride bırakarak, Koç ailesinin yakın dostu olan iş insanı Haldun Simavi ile birlikte yaşamaya başlamıştı.
*
Rahmi Koç'un karısını elinden alan Haldun Simavi, bu da yetmezmiş gibi....
*
Yatını Rahmi Koç'un yalısının tam karşısına demirleyerek, Çiğdem Hanım ile birlikte bu yatta bir ay boyunca vakit geçirmesiydi.
*
Yıllarca anlam veremediğim bu durum, o günden sonra bir daha evlenmeyen Rahmi Koç'un bu iğrenç "Kürt karısı" hikayesiyle anlaşılır hâle geldi...
*
Öyle ya...
İnsan başkasına b.k atmadan önce kendi geçmişine bakmalı ‼️
*
#RahmiKoçÖzürDile
🔴YAZIKLAR OLSUN..
İzmir’de Bir hastane açılışında sağlık ve hekimlik konuşulması gerekirken, Kürt kadınlarını daha doğrusu,
Dili dini ırkı ne olursa olsun bir kadını aşağılayan ve bedeni üzerinden iğrenç espriler yapan
Tutum kabul edilemez.
KONU KÜRT KADINI !!!
Koç anlatıyor.
“Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. “Hanımefendi perdenin arkasına giyinin, soyunun” deyince, kadın demiş ki "Doktor Bey, ilk sen soyun”.
Koç’un fıkrasından sonra eski başbakanımız protokoldeki jakoben “beyaz zihniyetlilerle” kahkahalar atıyorlar.
Acaba fıkrayı anladılar mı? yoksa Koç söylediyse zaten doğrudur diye mi güldüler, Çözemedim
Demek ki, para her şeyi
Satın alamıyor.
Bu iğrençlikten dolayı Sayn Binali Yıldırım ve Rahmi Koç Kürtlerden derhal özür dilemeli.
Aksi taktirde milyonlarca Kürt bunlara dava açar ben sıkı takipçisi olacam.
#RahmiKoçÖzürDile
T��rkiye geneli 81 ilin katılımıyla gerçekleştirilen Temel Dini Bilgiler ve Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi bilgi yarışmasında okulumuz Bölge 1.Oldu
Öğrencilerimiz;
9/A Sınıfından Sad Muaz Uruk
10/D Sınıfından Meryem Ayrılmak ve Nisanur Daş
11/B Sınıfından Muhammed Yusuf Ergün
Doğalgazda kademeye geçişle birlikte resmen soygun başladı.
Buna zam denemez...
Geçen ay 3 bin 578 lira olan fatura aşağı yukarı aynı tüketim oranıyla 8 bin 394 liraya fırladı.
Olacak iş değil....
Şampiyonluk maçında bile küme düşme potasındaki rakibine karşı ofsayttan gol attılar, yedikleri golden sonra da uydurma penaltı kazandılar. Hakem desteği olmadan tek helal üç puanları yok. FETÖ’cü haramzadeler.
🔴 SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM,
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türl�� gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.
Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?
Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.
Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı.
Nisan ayı enflasyonu yüzde 4,18 olarak açıklandı.
Böylece yıllık enflasyon, yüzde 32,37 oldu.
Savaşın petrol ve doğalgaz üzerinden tetiklediği fiyat artışı kaçınılmazdı.
Ancak, mevcut enflasyon tablosu, son 3 yılın ürünü ve savaşın son iki aydaki olumsuz etkisinin payı toplam içinde çok düşüktür.
Aksini düşünsek bile sonuçta ülkeler her türlü şoklara karşı tedbirlidir, oyun planını bu risklere göre yeniden kurgular.
Dinamikler değiştiği halde eski oyun planında ısrar ederseniz, yarı yolda kalırsınız.
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran demişti ya, İran savaşından sonra enflasyonla mücadele programına ara verilmesi gerekir.
Doğrudur, her yeni veri, bu öngörüyü teyit ediyor.
3 yıllık sıkılaştırma politikası olmaz, toplum bunalımda, ortalık yangın yeri.
Artık vergiyi değil refahı tabana yaymalı, vakit geldi, geçiyor.
Bir de ufukta sandık var.
Önümüzdeki sezon Diyarbakır’ımızı Trendyol Süper Lig’de temsil edecek olan Amedspor’u, tüm @amedskofficial camiasını ve Diyarbakırlı kardeşlerimi yürekten tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Ara tatil kaldırılıp eski sisteme dönülürse Öğretmenler Eylülün başında 2 hafta ve Haziranın sonunda 2 hafta seminere alınır. Okullar Eylül ortasında açılır, Haziran ortasında kapanır. 1 Temmuz-1 Eylül arası yaz tatili değişmiyor.
Öğretmenlerin ve öğrencilerin 2 hafta seminere ihtiyacı yok! Biraz ara vermeye dinlenmeye ihtiyacı var! Ara tatillerin birçok faydası varken hangi mantıkla kaldırılıyor?
Çocuğunu başından atmaya çalışan Veliler yüzünden binlerce insan mutsuz ediliyor!
MEB bu kararı gözden geçirmeli! Öncelikle Öğretmenlerin fikri alınmalı!
📌 MESLEKSİZ DİPLOMALILAR ORDUSU❗️
📌 Memlekette usta yok, usta❗️
Bu işler doğru dürüst plânlamadı, üniversite öğrencisi sayısına odaklanıldı, niceliklere odaklanıldı, nitelikler çok ihmal edildi.
Okumak isteyenle istemeyen 12 yıl mecburi eğitime bağlandı; okullarda huzur kalmadı.
Hayatlar ötelendi, evlilikler ötelendi.
Bir vakitler koluna altın bileziği takanın yuvası kurulurdu.
Şimdilerde, evliliği düşünme yaşı otuz beşi bulur oldu.
Bu işlerin sonu ne olur acaba?
Sayın Aile Bakanı, nüfus artış hızındaki çakılmanın ne kötü sonuçlara yol açacağını anlatmak için “Böyle giderse 25 sene sonra yeterince askere alacak genç bulamayız!” demişti…
Sayın Cumhurbaşkanı da karşı karşıya kaldığımız tablonun vahametini “varoluşsal tehdit” yani “yokoluşsal tehdit” diyerek izah etmeye çalışmıştı…
Vaziyet belli;
Çırak yok, kalfa yok, usta yok❗️
Diplomalı mesleksiz çok❗️
Evlenme arzusu bitiyor, boşanma arzusu tırmanıyor…
Mevzuat hazretleri ise, bir yetkilinin ifadesiyle “adeta yuva yıkılsın diye uğraşıyor!”
Sıkıntı büyük, çok büyük.
Yok, yok. Yok!..
Usta yok!..
Bu memleketin en büyük sıkıntısı; herkesi okutmaya çalışarak birçok yeteneği köreltmesidir.
Oysa işini iyi yapan bir demircinin doktordan, meseleğinin hakkını veren marangozun müşavirden,
alın teri ile ekmeğini kazanan hademenin hakimden aşağı kalır hiçbir yanı yoktur.
60 yaşına gelmiş adam “Galatasaray’ı şampiyon yapmak istemiyorsanız açık açık söyleyin!” diyor!
Bunu derken de ne utanıyor ne yüzü kızarıyor!
40 yılda 20 kere şampiyon yapılmışsın, 20’sinde hakemsiz helal 1 puanın bile yok ama hala konuşuyorsun!
📌 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne 5 milyar 248 milyon 396 bin TL (5.248.396.000 TL) ödenek ayrıldı.
Eski para ile 5 Katrilyon 248 Trilyon Liradan fazla❗️
5 KATRİLYON❗️
Bütçenin tamamına yakını, 4,5 milyar TL'si (Eski para ile 4.5 katrilyon lirası personel giderlerine❗️
BU TOPLUMDA 100 BİN KİŞİDEN BİRİ İÇİN HARCANAN KAYNAK❗️
KAYMAK TABAKA CEBİNDEN KARŞILASIN BU PARAYI❗️
OLMUYORSA...
KİMSE KAMUDA TASARRUF FİLAN DEMESİN!
BİZ YILDA 5.2 KATRİLYONU DEVLET OPERA VE BALESİ IÇIN HARCAYABİLECEK KADAR ZENGİN BİR DEVLETİZ DEMEK.
BEN BÖYLE DEYİNCE ÖLÜLERI CAMİDEN KALKACAK, PAMUKLARİ İMAM TARAFİNDAN YERLEŞTİRİLECEK KİŞİLER "CAMİLERE İMAMLARA AYRILAN PARA"DAN BAHSEÐIYORLAR APTAL APTAL...
ULAN SALAK, O CAMİLER VATANDAŞIN BAĞIŞLARIYLA YAPILIYOR!
SANA TIKANACAK PAMUK BİLE BAĞIŞ PARALARINDAN.😎)
KAMUDA TASARRUF😎