İl Başkanımız Fırat Çoban:
‘’Bu mesele CHP’nin genel başkanının kim olacağı meselesi değil. Bu mesele, bu memlekette yurttaş mı olacağız, köle mi olacağız meselesidir.
Mutlaka, mutlaka bu karşı devrimi birlikte savuşturacağız!’’
"Değerli dostlar,
Aydınlanma ve cumhuriyet düşmanları 5. sınıf bir kumpas, yalan ve iftira ile bizi susturmaya çalışıyor. Boşa uğraşıyorlar. Hiçbir baskı ve yıldırma girişimine boyun eğmeyeceğim. Sizlerin desteği ve dayanışma ile özgürlük ve eşitlik mücadelesini sürdüreceğiz. Bütün canları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum."
Akp ve Mhp’lilerin hedef aldığı Ceza hukuku hocası Av. Dilek Ekmekçi…
Bebekken yetiştirme yurduna bırakıldı. Biyolojik ailesini ararken kendi gibi yetiştirme yurdunda b��yüyen ablasına ulaştı.
Ablası da dahil devlet yurtlarında kalan genç kızları fuhuşa zorlayan “güçlü adamların” siyaset ve bürokrasi içindeki suç örgütleri olduğunu öğrendi. Mhp ile ülkü ocakları hakkında suç duyurusunda bulundu.
Susturulmak istenen Ekmekçi 1 Eylül’de tutuklandı. Duruşmaya götürülürken zorla kelepçe takmaya çalışan polisler tarafından darp edildi.
2 ay sonra yapılan ilk duruşmada mahkeme tahliyesine karar verdi. Daha özgürlüğüne kavuşamadan aynı gün Savcı itiraz etti ve yeniden tutuklanması için yakalama kararı çıkarıldı.
Yetmedi, Akp’li Osman Gökçek'in şikayeti nedeniyle 3 hafta süreyle akıl hastanesine yatırılma kararı verildi.
Dilek Ekmekçi canı ve özgürlüğü pahasına bu ülkenin kadınları için mücadele etti, lütfen Ekmekçi’nin sesi olun, cesur insanların susturulmasına izin vermeyin...
LÜTFEN BEĞEN & PAYLAŞ DESTEK OL !!!
Ebubekir’in kızı Muhammed’le,
Muhammed’in kızı Osman’la,
Ömer’in kızı, Muhammed’le
Muhammed’in kızı, Aliy'le
Ali’nin kızı, Ömer’le
Evlendiğini biliyor muydunuz?
Çok basit ve anlaşılır dille anlatıyorum:
Muhammed, kızlarından
Fatma'yı Ali'ye,
Ümmü G��lsüm'ü de Osman'a veriyor.
Bu durumda :
Ali ile Osman bacanak oluyor.
Ömer, kızı Hafsa'yı Muhammed'e veriyor.
Yani Ömer Muhammed'in kayınbabası oluyor.
Muhammed, torunu, Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'ü Ömer'e veriyor.
Yani Ali, Ömer'in kayınbabası, Fatma ise kaynanasıdır..
Ömer'in boşadığı Atike'yi Muhammed'in torunu Hüseyin alıyor.
Muhammed, Ali'nin de Osman'ın da kayınbabası.
Ali ile Osman bacanak.
Muhammed Ömer'in eniştesi, Ömer ise Muhammed'in
(KIZI HAFSA'DAN DOLAYI) kayınbabası.
Ömer, Ali'nin damadı ve Ali Ömer'in kayınbabası (KIZI UMMU GULSUM DEN DOLAYI)...
Ali, kendi kayınbabası Muhammed'in kayınbabası olan Ömer'in kayınbabası.
Muhammed ZEYD'in babalığı.
Zeyd'in hanımı Zeynep Muhammed'in gelini.
Fakat aynı Zeynep aynı zamanda ZEYD'in de analığı. (Muhammed, daha sonraları evlatlığı Zeyd'in hanımı Zeynep ile evlenmiştir. Bakınız Kuran-ı Kerim Ahzap suresi 37.ayet).
Muhammed'in torunu Ümmi Ali'nin han��mı
Ümmü'nün anası, Zeynep, Muhammed'in kızı,
Ali'nin baldızı ve kaynanası Fatma'nın da bacısı.
Ali, Muhammed'in hem amcaoğlu hem de damadı..
Bu kadar basit bir şeyi nasıl anlamıyorsunuz??
=================
Arap hayranlığını bırakın artık...
Muhammed'in kızı Fatma 10 yaşında iken Ömer 52 yaşındadır.
Ömer, Muhammed'den kızı Fatma'yı ister.
Muhammed; "kızım henüz küçüktür hem amcam oğlu Ali'ye sözüm var" deyip Ömer'e vermez Fatma'yı.
Fatma 12 yaşına geldiğinde 26 veya 27 yaşındaki Ali ile evlendirilir.
Ali ile Fatma'nın ilk çocukları Ümmü Gülsüm olur. Ömer 62 Yaşında HALİFE olur.
Ümmü Gülsüm 9 yaşındadır. Halife olduğunda Ömer bu sefer Ali ve Fatma'nın kızları, Muhammed'in torunu Ümmü Gülsüm'ü ister.
Ali ne kadar diretse de Ömer işi tehdit etmelere kadar götürür. Ali yine vermez.
Bu sefer Ömer Ali'ye allah üzerine yemin ederek, amacının sadece resulullaha akraba olmak olduğunu, Ümmü Gülsüm'e ölünceye kadar dokunmayacağını sadece nikahına alacağını söyler ve bir şekilde Ali'yi ikna edip 40,000 dirhem altına Ümmü Gülsüm'ü alır.
11 yaşına geldiğinde Ümmü Gülsüm bir oğlan, 13'ü ne geldiğinde bir oğlan daha doğurur ��mer'den.
Ömer'in hazırda 9 karısından 7.sidir Ümmü Gülsüm (kütübi sitte ve nebiyyi secere).
2 çocukta yaşına gelmeden ölür. Ömer öldükten sonra Ümmü Gülsüm 5 ayrı yaşlı adama verilir. Kızcağız 22 yaşına kadar 4 çocuk daha doğurur ve 22 yaşında ölür.
Şu birbirlerinin kızlarını ve torunlarını beceren arapları 7/24 tv ekranlarında överek, örnek göstermeye çalışan şarlatan ümmetçiler bu gerçek yaşam öykülerini, fatıma'nın, maria'nın, safiye'nin, berre'nin, ayşe'nin, ümmü gülsüm'ün kimlere peşkeş çekildiklerini bilmiyorlar mı?
Hepsi de bal gibi biliyor. Tüm bu bilgileri Araplar kabul eder ve halende küçük yaştaki kızlarla evlenmeyi sürdürürler.
Ama bizim Türkler "yok koruma amaçlı nikahladı, yaşı 9 değil 13 idi" gibi iddalar geveleyip Arapların s*pkınlığını örtmeye çalışırlar.
KAYNAK: Kütüb-i Sitte ve nebiyyi secere...
Müvekkilim Ekrem İmamoğlu’nun 31 yıl önce hukuka uygun olarak aldığı üniversite diploması, hukuk devleti ilkelerine açıkça aykırı biçimde ve idari yetkinin kötüye kullanılmasıyla 18 Mart 2025 tarihinde iptal edilmiştir.
Tüm evrensel hukuk ilkelerine, Anayasa’ya ve idare hukukuna aykırı olan bu işlemin iptali için bugün, 6 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi’nde davamızı açmış bulunuyoruz.
Bilindiği üzere 6 Mayıs, Türkiye tarihinde demokrasi, hukuk ve tam bağımsızlık idealleri için mücadele edenlerin sembol günüdür. Ekrem İmamoğlu’nun 2019’da kazandığı İstanbul seçimlerinin haksız ve hukuksuz iptali de yine bir 6 Mayıs gününde yaşanmıştır.
Tam da bu nedenle, hukuksuzluklara karşı verilen demokrasi, adalet ve bağımsızlık mücadelesinin simgesi olan 6 Mayıs tarihinde davamızı açmayı anlamlı ve önemli bulduk.
Bu dava, yalnızca Sayın Ekrem İmamoğlu’nun kişisel hukukunu koruma amacı taşımamaktadır. Aynı zamanda, hukuk devletinin, hukuki güvenlik ilkesinin ve temel hak ve özgürlüklerin korunması adına yürüttüğümüz bir mücadeledir. Bu mücadeleyi, hukuk kurallarına bağlılığımız ve bağımsız yargıya olan güvenimizle sonuna kadar sürdüreceğiz. Adalet yerini buluncaya kadar kararlılıkla mücadelemize devam edecek, hukuksuzluk karşısında asla boyun eğmeyeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
RTÜK günlerdir savurduğu tehditlerin gereğini yaptı, Halk TV'ye yine ağır bir ceza kesti.
Bu ağır ceza yayın lisansının iptalinden önceki son durak.
Bizden haber yapmamamızı, varlık sebebimizi inkar etmemizi istiyorlar.
Görme, duyma, konuşma diyorlar.
Herkes bilmelidir ki, bu halk haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasına boyun eğmez.
Bunu görmeyenler ya bu ülkenin tarihini bilmiyor ya da Türk halkını tanımıyor.
Halk TV milyonların izlediği bir haber kanalıdır, izleyicisi ile birlikte tarih önündeki sınavını layıkıyla verecektir.
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Sahte Bilimciler Serisi - Oytun Erbaş
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Fizyoloji ve Deneysel Tıp alanında uzmanlık yapmış. Youtube kanallarında ve televizyon programlarında aktif olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye’de akademinin ve bilim etiğinin geldiği içler acısı noktayı görmek için ibretlik bir örnek kendisi.
İSMAİL KÜÇÜKKAYA
Halk TV'de sabah programları yapan İsmail Küçükkaya dünkü gün de kalkıp tarihimizin en büyük medya maymunu Ertuğrul Özkök'ü alayla valayla Halk TV'ye konuk ediyor!
Ertuğrul Özkök'ü yağlayıp ballayıp övüp yere göğe koyamıyor, fesupanallah!
Hiç kimsenin ciddiye almadığı alemin maskarası olmuş halk düşmanı bu şarlatanların Halk TV'de ne işi var?
Yirmi uzun yıl gazetesinin ön sayfasında bir kez olsun sendika, işçi, tazminat yani kasıtla halktan yana tek bir haber yapmayan bir adam!
Yirmi uzun yıl Özal ve pop müzik ve Özal ve Hülya Avşar-Sibel Can haberleri yapan!
Özal'a tapan ve kamu teşebbüsleri satılırken Özal'ı kahraman-evliya ilan eden adam!
Gazete manşetindeki 'Türkiye Türklerindir' logosunu kaldırtan adam!
Radikal gazetesini çıkartarak siyasete bölücü etnik milliyetçiliği sokan adam!
Gazetesini FETÖ'nün kucağına oturtan adam!
Çetin Emeç'in suikast sonucu öldürülmesiyle artık emmede gömmede kullanılmak üzere piyasa edilen ucuz vasat adam!
İşlerine geldikleri dönemde genelkurmayın ışıkları yanıyor diye askeri manşetlerinde kullanan ve FETÖ operasyonları başlayınca askerleri anında satan bir adam!
Her iktidara gelenin .ötünü yalayan bir adam ve iktidar kimi kovmak istiyorsa anında satıp kapıyı gösteren adam!
Pisliği iğrençliği mikropluğu şarlatanlığıyla kitlelerin iğrendiği sümükten balgamdan adam!
Son kırk yılın en mide bulandıran köşe yazarı-yayın yönetmeni kimdir dediğinizde, açık ara ruhsuz duygusuz utanma duygusu olmayan adam!
Cumhuriyet yıkılırken eğleniyordu!
Yetmez ama evet anayasasında göbek atıyordu!
Üç kuruşluk beşinci sınıf yazarları övüp parlatıp milletin başına bela eden!
Popülizmin daniskası!
Kurnazlığın yalanın çarpıtmanın Türk matbuat tarihindeki en ileri karakolu!
Hayatında bir gün 'hayır' diyememiş, bir gün 'dik' duramamış, merhem niyetine bir gün onur gurur taşımamış!
Liberal, FETÖ'cü, islamcı, etnikçi, popçu ve bilmiş her şeyin maydanozu ve çorbası!
İnsan hakları yüzlerce defa ihlal edilirken tutuklamalar gırla giderken iktidarın dümeninde çal oyna göbek at keyfiyle bir ömür yan gelmiş medya soytarısı!
FETÖ ve Tayyip bu ülkede Cumhuriyet'in en temel kurumlarını işte bu omurgasızlar sayesinde paramparça edip iktidar oldular!
Ülkemizde ordu ve hukuk bu adamların manşetleriyle cemaat ve tarikatların eline geçti!
Ne o, İsmail Küçükkaya, bu adamın, canhıraş yoksulluk içinde çırpınan millete söyleyeceği, hala bizim bilmediğimiz bir şey mi var!
Hayır, aynı kafadasınız!
Ne dünden haberiniz var ne siyasetten!
Ne, muhalefet nedir, nasıl olmalı, nasıl durmalı, diye bir derdiniz var?
Bu hayatları kişilikleri eserleri bomboş adamları ekrana çıkartıp hangi kirleri pislikleri yıkayıp şirin gösterme derdindesin!
Ülkenize kast eden dünün canavarlarını maymunlarını tanımayacak kadar aptal olamazsınız!
Halkla işçiyle köylüyle tarımla emekle mücadeleyle örgütlenmeyle hayatları boyunca dalgasını geçmiş ve aşağılamış bu yamyamlardan hala ne bekliyorsunuz?
O kadar kukla o kadar yapmacık o kadar plastik o kadar peluş ki karşımızda bir insan yok!
Halk TV izleyicilerini enayi aptal yerine koymak artık sizin günlük eğlenceniz olmuş!
Yoksa ekrana çıkartacak onuruyla yaşamış hesap verebilen yazar çizer bulmakta zorluk mu çekiyorsunuz?
Acımasız kibir ve zalimlikleriyle Türk medyasından ahlakı ve vicdanı ve bağımsızlığı paramparça eden bu adamlardan 'beklentin' nedir?
Hayırdır, bu neyin hazırlığı, her dönemin maymunları, kendilerini besleyen, İmamoğlu dönemine mi hazırlanıyor, evet ne çok benziyor İmamoğlusu Ertuğrul Özkök'üne, aferin, siyasetinizin tam karşılığını bulmuşsunuz!
Ümit Özdağ tutuklandı!
Adalet tutuklandı!
Asgari ücretle geçinmek zorunda kalan işçi tutuklandı!
Açlık sınırının altında yaşayan emekliler tutuklandı!
Sığınmacı ve kaçaklarla vatanını paylaşmak istemeyen vatanseverler tutuklandı!
Terörist başı, bebek katili Öcalan serbest kalmasın diyen şehit anaları tutuklandı!
Tribünlerde "Ne mutlu Türk'üm diyene" diye bağıran taraftarlar tutuklandı!
"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye haykıran milyonlarca Atatürkçü tutuklandı.
Beni tutuklayabilirsiniz ama öldürmeden susturamazsınız!
“aşina olduğumuz patolojiyi bu denli anlaşılır kılan pozu için belki teşekkür edilebilir. Vasatın tasallutu, kültürel hınç, aşılamayan aşağılık duygusu, taşrasallık bundan iyi sahneye konulamazdı” @AydnSelcen https://t.co/39oyJHhoLM