- Beide gegen Paraguay rausgeflogen
- Beide haben einen Müll trainer mit ego problemen
- Beide haben einen Müll kapitän mit ego problemen
- Beide wollen fussball ohne Stürmer spielen
- Beide haben Fans die ihr Land maßlos überschätzen
Eine Freundschaft die für immer bleibt ❤️
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuk eden Sözcü TV yorumcuları, bir röportajdan ziyade ‘sorgulama’ havasındalar.
Sadece tepkili kesimin öfkesini sorularına yansıtıyorlar.
Geçmişte Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu röportajlarını hatırlıyoruz, nezaketten kırılıyorlardı.
Bu cevval gazeteciliğin hünerlerini umarım gelecek programlarda Özel’e de gösterirler.
🇧🇦 I think it's fair to say that the Bosnia official World Cup song is the best we've listened to so far..
🎵 "I AM FROM BOSNIA, TAKE ME TO AMERICA."
Absolute BANGER. 💙💛
Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız!
Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum.
Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum.
Biz biriz ve birlikteyiz.
📣Kılıçdaroğlu'ndan yana tavır alan CHP'li Mustafa Adıgüzel, medyayı eleştirdi:
"Kemal Bey CHP’ye atanmadı; göreve iade edildi."
⭕Toplumun yeterli verisi yok. Toplumu aydınlatmak lazım.
⭕Halk TV ile Sözcü TV’yi bana 3 ay verin, bugünkü olayı tam tersten okuruz.
⭕Kemal Bey CHP’ye atanmadı; göreve iade edildi.
Kılıçdaroğlu destekçisi Mustafa Adıgüzel: Kurultayda 18 oy farkı vardı. 400'e yakın delege yargı sürecine dahil edildi.
Şule Aydın: Siz bu dosyayı doğrudan kabul ediyorsunuz.
Mustafa Adıgüzel: Ben kabul etmiyorum, mahkeme kararı bu.
Şule Aydın: Saray siparişiyle karar veren yargı diyordunuz.
Mustafa Adıgüzel: Siz diyorsunuz saray siparişi diye.
Şule Aydın: Ben demiyorum. Sizin sayısız ifadeniz var geçmişte. Saray siparişi dediğiniz yargı kararları sizin için ne zaman muteber olmaya başladı?
Mustafa Adıgüzel: Bazı hukuksuzluklar olması, bütün hukukun tamamının yanlış olduğu anlamına gelmez.
Özgür Özel’den üç ağır söz:
1- İtirafçı alçaklar partinin çatısında oturuyor.
2- Yeni Akit gazetesinde Ferdi Zeyrek hakkında ‘çarpıldı’ diye dalga geçen karikatürü çizen kadın çikolata dağıtıyor baba evinde.
3- Evladımız Gülşah Durbay’ın namusuna ölüm döşeğinde iftira atanlar, şimdi gidip o partide göbek atıyor, yavşaklar.
Dün bir taksici ile sohbet ederken mesele Ecevit'e geldi. Ecevit diğerleri gibi ABD uşağı değildi, devletçi adamdı dedi taksici.
Sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu'nu sordum, o da devletçi değil miydi dedim?
Evet Kılıçdaroğlu da devletçi, arka planda ne olduğunu bilemeyiz, ona Özgür ihanet etti, arkasından dolandı dedi.
Peki dedim, CHP'ye oy verir misin bu mahkeme kararına rağmen?
Dedi ki ben zaten CHP'liyim abim 12 eylülde işkence ile vefat etti. O kişi gider bu kişi gelir benim için önemli olan CHP'dir, biz aileden Kemalist'iz dedi.
Neymiş CHP Kılıçdaroğlu ile seçime giderse %5 alırmış. Böyle bir bilgiye nereden ulaştınız bilmiyorum ama geçen seçimlerde bu Konda'nın nasıl çuvalladuğını biliyoruz, insan yanlışlıkla dahi doğru bir tahmin yapmaz mı? Yapmamışlar.
CHP Kılıçdaroğlu ile seçime giderse %5 oy alır lafı, herhangi bir realiteye dayanmıyor.
Daha ziyade bu laf, bunu iddia eden kişilerin oturma organından yani g*tünden alıyor dayanağını.
Uzun lafın kısası, g*tünüzden anket uydurmayın kardeşim. Ayriyeten hala Konda'ya itibar eden kaldıysa o kişinin aklına şaşarım.
Sevgili Kardeşlerim, Değerli Yol Arkadaşlarım,
Bir Kurban Bayramı’na daha hazırlanırken; içimizde geçmişin muhasebesini, yüreğimizde ise geleceğin umudunu taşıyoruz.
Bayramlar; hakikate sımsıkı sarılmanın, kardeşliğin yıkılmaz köprüsünden yürüyerek birbirimize yeniden ulaşmanın günleridir.
Bizler; tohumları aynı toprağa savrulmuş, yorulanların gölgesinde dinlendiği, her esen rüzgârı birlikte göğüsleyen ve kökleri birbirine sımsıkı bağlı büyük bir çınarız.
Ne yalanlar ve iftiralar ne de aramıza örülmek istenen duvarlar, bu kardeşliği bozabilecektir.
Bizim en büyük gücümüz; dürüstlüğümüz, birbirimizin gözünün içine bakarken saklamadığımız o saf hakikat ve aynı yola duyduğumuz sarsılmaz inançtır.
Bu Kurban Bayramı; eksilmeyecek kardeşliğimizin, büyüyecek umudumuzun ve ortak mücadelemizin en güçlü işareti olsun.
Hepinize sağlık, huzur ve umut dolu bayramlar diliyorum.
Yakında hepsi Kılıçdaroğlu'nun kapısında hizaya girecekler. Çünkü hiçbirisi siyasetten kopmayı göze alamaz. Menfaatlerinden vazgeçmezler.
Başka bir parti kuracak cesaretleri de yok.
“100’E YAKIN MİLLETVEKİLİ KEMAL BEY İLE BİRLİKTE DEVAM EDEBİLİR”
Sinan Burhan:
Kemal Bey geldiği taktirde neredeyse 20 Milletvekili hariç, 100’e yakın Milletvekilinin Kemal Bey ile birlikte olacağını öngörmek mümkün.
Belediye Başkanlarının çoğu CHP’de kalacaktır.
Yeni kurulacak partinin finansman ihtiyacını kim karşılayacak?
@snnburhan