3Y (Yolsuzluk- Yoksulluk- Yasaklar) ile mücadele edeceği yalanıyla gücü eline geçirenler, şimdi üçüne birden sarılarak hayatta kalmaya çalışıyor!
Yasaklardan korkup Yolsuzluğu konuşamayan Yoksullar ülkesi!
Suç duyurusudur.
Seçilmiş Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yerine atanan Ali İkram Tuna yönetimindeki Şişli Belediyesi’ne ait bir otobüsün, Menzil tarikatının talebi doğrultusunda tahsis edildiği bizzat yapılan paylaşımla duyurulmuştur.
Kamu kaynakları hiçbir tarikatın hizmetine sunulamaz.
"Milli takıma villa hediyesi vereceğiz" adı altında yapılmak istenen talan-yağma-rant projesine karşı Bargilya SOS Paydaşları olarak salı günü yaptığımız basın açıklamasının uzun hali. Bargilya Kuş Cenneti'ni; sulak alanını, antik kentlerini, suyunu ve yaşam alanlarını betona boğmak isteyenlere asla izin vermeyeceğiz.
"Boğaziçi Bargilya Kuş Cenneti; gücü olanın golf alanı, AVM, 4 bin villa ve 5 otelle betona bağlayabileceği boş bir arsa değildir."
📍Ahbap Derneği’ni konuşmaktan CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın ifşa ettiği bu mevzu fazla gündem olmadı. Açıklaması çok kritik:
“— Türkiye'nin İran'a ödemek zorunda kalacağı 1,5 milyar dolarlık usulsüz petrol taşıma cezasının 673 milyon dolarlık kısmı Türkiye tarafından İsrail, GKRY ve Yunanistan'a satılan ucuz petrolden kaynaklanıyor.
— Yani AKP, Akdeniz’de ittifak kuran Rum Yönetimi, İsrail ve Yunanistan’a ucuz petrol sattığı için bu parayı hepimiz ödeyeceğiz!”
Deniz Yavuzyılmaz’ın söylemlerine verecek cevabınız var mı?
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!
AKP, Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davayı kaybetti!
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler gerekçesiyle;
Türkiye aleyhine hükmedilen 1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki cezanın ödemesi için geri sayım başladı.
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
Yenisinin yaşanmaması için çalışacağız dese de
Yaşananlar ders olmadı
“Allah’ın lütfu” denilen 15 Temmuz’un üzerinden on yıl geçerken Erdoğan rejimini güçlendirdi. Ülke tarikatların tahakkümü altında, yeni tehlike kapıda
https://t.co/jpDZISJC2N
Bugünün BirGün’ü
Seçim kaybedeceğini bildiği için deliye dönmüş, sosyalmedya çomarlarına, yargı figüranlarına ve kolluk güçlerine bel bağlamış; faşizmini oturttuğu rahle -haliyle- cüheladan oluşan bir sistem, baskı, şiddet, tehdit ve şantajla “yoluna” devam etmeye çalışıyor.Aslında olan biten bu!
Yandaşların Haluk Levent üzerinden unutturmaya çalıştığı gerçekler neler?👇
💬“Depremin ardından en kritik günlerde, ilk 3-4 gün içinde devlet adına neredeyse hiç kimsenin ortada olmadığını, bir testere, demir makası gibi en basit aletler bile olmadığı için belki binlerce insanın kurtarılamadığını, insanların günlerce aç susuz şekilde soğuğun yağmurun altında perişan edildiğini, kaderine terk edildiğini unutmayacağız, unutturmayacağız.”
https://t.co/tNWWIF05nu
1. Derece sit alanı olan 9,7 milyon metrekare büyüklüğünde bu eşsiz doğal yaşam alanındaki imar yasağını kaldırtarak, 4 bin villa projesinden milli futbolculara ev vaadi uyanıklığıyla Federasyon Başkanlığı yapan İbrahim Hacıosmanoğlu'na dünyayı dar etmeliyiz.
Bakın, bu videoda gördüğünüz cennet yer, "Milli Takım oyuncularına villa hediye ediyoruz" bahanesiyle katledilmek istenen bölgedir. Burası, yıllardır birinci derece sit alanı olarak korunan, nesli tükenmekte olan binlerce canlıya ev sahipliği yapan ve antik kent dokusuna sahip muhteşem bir doğa harikasıdır. Bizim uyanık Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, futbolcular üzerinden bu cennet yerin reklamını yaptırarak, bugüne kadar korunması için alınmış tüm mahkeme kararlarını hiçe sayıyor. Sit alanı olan bu bölge için yeniden mahkemeye başvurup onay çıkartarak, imara açılan bu yere tam 4 bin adet villa inşa edecek…Hiçbir futbolcumuz bu evleri istemezken "Zorla bu çocuklara evlerini vereceğim" diyerek haber ve basında algı oluşturup, arka tarafında 9.7 milyon metrekarelik devasa doğayı katledecekler.
Kazma bile vurulamayacak yerler sömürge madenciliğiyle yok ediliyor. Kaz, patlat, çıkar pisliğini ve yağmasını arkada bırakarak ham madde olarak yurt dışına çıkar. Döngü bu. Latmos Beşparmak Dağları.
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Birkaç gün sonra dünyanın savaş baronları, masum insanların üzerine bomba yağdıran alçaklar, namussuzlar, haysiyetsizler, Epstein belgelerinde adı geçen sapıklar Türkiye'ye gelecekler diye duvarların önüne brandalar çekiyorlar. Harıl harıl boya yapıyorlar. Oraya buraya çiçek dikiyorlar, görüntüyü düzeltmeye çalışıyorlar.
Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar! Bizi dünyanın görmesinden utanıyorlar ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar!"
Aylardır dört duvar arasındayım. Birkaç saatlik gökyüzünün, birkaç adımlık özgürlüğün kıymetini en iyi bilenlerdenim.
Bizler, yüzyıllardır hayvanlarla bir arada yaşayan medeniyetin evlatları, “Yaradılanı severiz, Yaradandan ötürü” diyen Yunus Emre’nin torunlarıyız.
Beyoğlu’nda göreve gelir gelmez can dostlarımızın sağlığı ve sokaklarımızın güvenliği için yıllarca bakımsız bırakılan hayvan bakım evimizi baştan aşağı yeniledik. Patilen Beyoğlu Gönüllülerimiz için yer tahsis ettik. Onlar rahat etsin ki can dostlarımızı da rahat ettirsinler istedik.
Ve duydum ki Beyoğlu’nun güzel insanları barınaklardaki hayvan dostlarımızı mutlu etmek için her hafta onlarla vakit geçirip yürüyüşe çıkarıyormuş. Patilen Beyoğlu Gönüllülerimizin merhametine, emeğine ne kadar teşekkür etsem az.
Fakat hepimiz biliyoruz ki canlarımıza asıl şifa, onları o kafeslerden tamamen kurtaracak kalıcı yuvalar açmakta.
Bir çağrı da benden olsun. İmkanı olan tüm Beyoğlulu komşularım, iyiliğe ortak olalım, bir cana yuva olalım. Can dostlarımızı hayatın güzelliğinden, özgürlüğünden alıkoyan o esaret hayatından temelli kurtaralım, bir dostun şefkatini onlara çok görmeyelim.
Bakım evimizde yuva bekleyen can dostlarımızı unutmayalım. Satın almayalım, sahiplenelim.
İnan Güney
Beyoğlu Belediye Başkanı
Silivri Zindanı