Gazze’de soykırım devam etmesine rağmen artık neden hiç gündeme girmediği sorusunun önemli cevaplarından birisi bu: İsrail, Gazze’de işlenen suçları belgeleyen ve dünyaya duyuran gazetecileri bir bir suikastle katlettiği için
9 yıl oldu, Necmettin öğretmenimiz şehadet şerbetini içip, bizim yüreklerimize geçmeyecek bir sızı bırakalı...
90 sene geçse bile, Türk unutmayacak.
Türk, acısını, kinini asla unutmayacak.
Gazze’de bir hastaneye düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden dört kişinin cenazesi başında konuşan bir genç, dünyaya seslendi:
"Umarım Dünya Kupası'nı keyifle izliyorsunuzdur.
Çok özür dileriz; belki de sizin için çok sıkıcı olduk, bıktınız bizden.
Herkes bir gayretle elinden geleni yapsa derin bir nefes alsak.Bize gerçekten yardımcı olabilecek insanlar lazım bu yavrumun Elini tutacak onun yaralarına merhem olacak vaat verip gerçekten yapacak kişiler gerek. Biz yeterince yorgunuz lütfen bizi boşa kimse umutlandırmasın nolur
Kızım Hiranur'u başından vurup hayattan koparan katilleri iyi tanıyın Hüseyin Arda Şark, Nazmi Çetin ve Mustafa Zeybek serbest bırakıldı iki katil aranızda artık kararın bozulması için lütfen paylaşarak destek verin katiller cezasız kaldı.
#Hiranuraygariçinadalet
🛑Nasıl yediniz kardeşim Fatih’in hakkını?
“Haksız tahrik” dediniz, “fail çocuk” dediniz. Oysa burada konuştuğumuz kişi, 15 yaşındaki akranını tam 12 kez bıçaklayarak öldüren bir faildir.
Benim kardeşim yalnızca bir kez değil, iki kez değil; tam 12 kez bıçaklandı. Karnından, kaburgalarından, belinden, kolundan, bacağından, kalçasından, sırtından ve böbreğinden aldığı darbeler sonucu hayatını kaybetti. Atardamarı bile kesilmişti. Bunlar bizim iddialarımız değil, otopsi raporunda yer alan gerçeklerdir.
Üstelik “haksız tahrik” denilen şeyin dayanağı neydi? Kardeşimin kendisini bıçaklayan kişiden korunmaya ve hayatta kalmaya çalışması mı? Bir insanın saldırı karşısında kendisini savunmaya çalışması nasıl olur da onu öldüren kişiye indirim sebebi yapılabilir? İşte anlayamadığımız ve kabul edemediğimiz nokta budur.
Sayın Hakim, insanın parmağı kesildiğinde bile acı çeker. Benim kardeşim ise vücudunda sağlam yer bırakılmayacak şekilde defalarca bıçaklandı. Buna rağmen saldırının canavarca hisle işlendiği dahi kabul edilmedi‼️Peki 12 bıçak darbesi yeterli değilse, kaç bıçak darbesi olsaydı bu eylemin canavarca hisle işlendiğine inanırdınız???
Failin suça sürüklenen çocuk olması nedeniyle alabileceği cezanın zaten sınırlı olduğunu biliyorduk. En üst sınırdan ceza verilse bile tamamını yatmayacağını da biliyorduk. Buna rağmen en ağır ceza dahi verilmedi. Fail lehine uygulanan indirimlerle ceza 12 yıla düşürüldü. Bunun fiili karşılığının yaklaşık 7 yıl olması, üstelik bunun yalnızca birkaç yılının kapalı cezaevinde geçecek olması vicdanlarımızı derinden yaralamaktadır.
Fatih toprağın altında. Onun yaşam hakkı elinden alındı. Onu öldüren kişi ise birkaç yıl sonra özgürlüğüne kavuşacak. Bir insanın hayatı gerçekten yalnızca 7 yılla mı ölçülüyor?
Bu dava hakkında binlerce yorum okudum. Verilen kararı destekleyen tek bir kişiye dahi rastlamadım. Çünkü toplumun vicdanı da bizimle aynı soruyu soruyor: 15 yaşındaki bir çocuğun hayatının bedeli gerçekten bu kadar mı?
Biz bu kararı kabul etmiyoruz. İstinaf mahkemesinden beklentimiz, verilen bu kararı bozması ve vicdanları yaralayan indirimi ortadan kaldırmasıdır.
Biz intikam değil, adalet istiyoruz.
Fatih için adalet istiyoruz.
#FatihAcacı
#FatihAcacıİçinAdalet
#SSÇ
#Adalet
@abakingurlek@TC_icisleri@adalet_bakanlik
Doğuştan gelişim bozukluğu rahatsızlığı olan görme ve işitme engelli Emre evladımızın kullanmış olduğu hasta bezleri bitmiş durumda. Emre evladımız için hasta bezi desteğine ihtiyacımız var. Ailemize yardımcı olmak ve destek olmak isteyenler yazabilir 🙏🙏🙏