Gazze’yi hissetmeyen kalpten Allah’a sığınarak yürüyor Sumud,
Kanatları olmasına rağmen Gazze'yi terk etmeyen kuşlara buğdayın o gemide olduğunu anlatan Sumud kalpli bir duruş gerekti.
Bu duruş unutulmayacak...
#SumuduSavun
https://t.co/DGek9duj6Y
@demedidemeia@elonue teşekkür ederim.ihtiyaç karşılandı.ancak az bulunan bir kan olduğu için en yakın kızılaya başka ihtiyaç sahipleri için bağış yapmanızı rica ederim..
Sumud Aktivisti Zeynep Dilek Tekocak “ Kahrolsun İsrail değil de İsrail’i gerçekten kahredecek iş yapacaksak bizim mutlaka eyleme geçmemiz lazım aktivizm budur”
Şiîlik mevzusunda mesele nedir?
1. Mesele Şia’nın Kerbela söylemi ile de ilişkili olarak sürekli bir iç iktidar kavgası yürütmesi, küfrü Ebû Cehil, cihadı Bedir-Uhud üzerinden değil, Yezid ve Kerbela üzerinden okumasıdır. Bu, Şia’yı İslam dünyasına karşı sürekli bir duruş içinde tutmaktadır.
Şia, Nûreddin Mahmud Zengî ve Selâhaddin-i Eyyûbî gibi bütün Müslümanların takdirini kazanmış fatihlerin cihadını dahi küçümsemekte ve onları gözden düşürmek için çaba göstermektedir.
Şia, bu yönde oluşturduğu literatürle oryantalizm için sürekli kaynak üretme mekanizmasına dönüşmüştür.
2. Mesele, Şiî ulemanın hiyerarşik bir düzen içinde, Şiîliği yaymayı en kutsal görev bilmesi, cihadı aslında Şiîliği yayma olarak tasavvur etmesi ve bunu bir stratejiye dönüştürmüş olmasıdır. Onların bu tutumu, nihayetinde Şiî bir devleti, etraftaki Müslüman devletlerle çatışmaya sürüklediği gibi, dış güçlerle iş birliğine de götürmektedir.
3. Mesele, Şia’nın herhangi bir savaşa giriştiğinde onun propaganda kolunun sıkılan her kurşunu Şiîliği yaymak için fırsata dönüştürmesidir. Özellikle İran devriminden sonra, devrimin iç ve dış faaliyetlerinin nihayetinde Şiîlik propagandasına evirilmesidir. Böylece İslâmî motivasyon kaynağı olması beklenen devrimin Müslümanlar içi motivasyon çekişmesine dönüşmesidir.
4. Mesele, İran devriminden sonra Ali Şeriatî’nin İran’da belki sakıncalı bulunan ve bazı akademik çevrelerce çok önemsenen II. Dünya Savaşı sonrası postmodern Fransız akımlarının etkisindeki sosyoloji ile ilgili eserlerinin dahi Şiîliği yayma stratejisine alet edilmesidir.
5. Mesele, İran devriminden sonra Türkiye örneğinde Şia’nın işine geldiğinde Üstad Bediüzzaman gibi, itidal ehli İslam alemlerinin dahi, Türkiye’de Davet dergisi örneğinde olduğu gibi Şiîlik propagandası için kullanılmasıdır.
6. Mesele, İran devriminden sonra Türkiye örneğinde, Şia’nın işine geldiğinde Şeyh Said gibi şiddetli bir Şia karşıtının dahi, Tevhid dergisi örneğinde olduğu gibi, Şia propagandasına alet edilmesidir.
7. Mesele, hâlihazırdaki İran etkisindeki zihinlerin; Şiî olmayan veya Şia’ya net bir şekilde hizmet etmeyen hiçbir yapıyı İslâmî hareket kabul etmemesidir. Dolayısıyla niteliği ne olursa olsun Ehl-i Sünnet vurgusu yapsın yapmasın, Sünni dünyadaki bütün İslâmî hareketleri Amerikancı hareketler olarak nitelendirmesidir.
8. Mesele, tarih boyunca “vahdet”ten söz eden her yapının nihayetinde Şiîliği yayma stratejisine alet olması, eğer bu bir camia ise fertlerini bir bir Şiîliğe kaptırması ve Şiîleşen fertlerin nihayetinde onunla yollarını ayırmaları, Şia genel cemaatine katılmalarıdır.
Şiî ulema, “vahdet” söylemini bu bilinçle dillendirmekte, özde Sünni yapıların içine sirayet için kullanmaktadır.
9. Mesele, Şia’nın yoğun tarihsel duygular ve sağlam bir felsefi alt yapıyla Müslümanların cahillerini, gençlerini kolay Şiîleştirmesi ama onları dindar tutmak için yeterli cemaatsel bağı kuramadığında, oluşturduğu duygu ortamıyla da ilişkili olarak, fasıklığa yöneltmesidir. Bu konudaki örnekler kahredici boyuttadır.
10. Mesele, Şia’nın felsefeyle ilişkili olarak sürekli bir iç çekişme yaşaması ve nihayetinde çizgi dışı mezhepler bir yana Dürzilik, Bahailik gibi gerek tarihte gerek günümüzde yeni dinler üretmesidir. Hakikatte Şia, İslam dünyasına karşı oluşturduğu tutumla tarih boyunca İslam’dan çıkışın kapısına dönüşmüştür. Günümüz dünyasında Alevi olma iddiasındaki kimi yapıların “Biz, Müslüman değiliz!” şeklindeki tutumları bir istisna değildir. Tarihte Lübnan Dürzileri de Papalığa başvurarak biz Müslüman değiliz, dedikleri gibi bugünkü Suriye Dürzileri de biz Müslüman değiliz, diyorlar.
Bir tarafında sadece zulümle değil, Rusya ile savaşın da yer aldığı Suriye meselesi, tekfirciliği yaymak için bir fırsata dönüştürüldüğünde gençlerimizi tekfirci yapılardan korumak için nasıl uğraştıysak bugün de İran-ABD-israil savaşı, Şiiliği yaymak için bir fırsata dönüştürülüyorsa bize düşen gençlerimizi bu tuzaktan korumak için uğraşmaktır.
Bunu yapmak mezhepçilik değil, mezhep propagandasından korunmaktır. Ehl-i Sünnet çizgisinin hem akide hem tarihsel serüven olarak anlaşılması, özellikle bu tür dönemlerde zorunluluk arz etmektedir.
Meselenin özü budur.
@metinyildizca oradaydık..ve sana @yedibasaktr olarak toprak yiyip açız diyen gazzeli çocuğa sahip çıktığımızı gösteren videoyu izlettiğimizde sevinç gözyaşına şahittik güzel kardeşim..
Bir baba, bir anne, dört çocuk.
Tek suçları Gazze’ye yardım ulaştırmak…
Ama şimdi Mısır’da alıkonulmuş durumdalar ve 3 gündür haber alınamıyorlar!
@TC_Misir @HakanFidan@iletisim@MFATurkiye
Topkan Ailesi'ni sessizce kaybetmeyeceğiz!
#TopkanAilesineÖzgürlük
Ali Rıza Topkan ve ailesi, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak isterken Kahire Havalimanı’nda hukuksuzca alıkondu!
3 gündür haber yok!
@iletisim@HakanFidan@MFATurkiye @TC_Misir
Sorumluluk alınız, insanlık kaybedilmesin!
Yedi Başak Bölge Temsilcisi Ali Rıza Topkan ve ailesi, Gazzeli yaralılara yardım ulaştırmak için gittikleri Mısır'da 3 gündür haber alınamıyor!
Kahire Havalimanı’nda gerekçesiz alıkonuldular!
@MFATurkiye@HakanFidan@iletisim @TurkEmbCairo
Bu zulme sessiz kalma! #GazzeYalnızDeğil
Gazze'de Umut Maçı
Katliamın ortasında, hayatta kalma mücadelesi veren çocuklar, Cristiano Ronoldo’ya bizi unutma çağrısında bulunmuşlar.
@yedibasaktr bu çağrıya kulak vermiş ve Gazze'de umut maçı düzenlemiş.
Çocuklara Cristiano Ronaldo forması, madalya ve ayakkabı hediye etmişler.
Atılan her gol, her pas, her şut, Gazze’deki çocukların içindeki umudun bir yansımasıdır.
Çünkü Gazze'de umut asla kaybolmaz.
Daha önce de Filistinli çocuklara destek olduğunu bildiğimiz hatta Batı Şeria’da işgalci katiller tarafından yakılan Ahmed Davaiş’i tedavi ettiren @Cristiano nun yeniden yapılan bu çağrıya kulak vermesini temenni ediyoruz.
@nekadaroldutr Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak Gazze’de sıcak yemek dağıtımlarımız devam ediyor.
Gazzeli kardeşlerimiz, savaşın ortasında açlıkla mücadele ediyor.
1 Kişilik Yemek: 100 TL
Hesap Adı: Yedi Başak İnsani Yardım DerneğiTR450020900000159591000025
@TheLaikYobaz Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak Gazze’de sıcak yemek dağıtımlarımız devam ediyor.
Gazzeli kardeşlerimiz, savaşın ortasında açlıkla mücadele ediyor.
1 Kişilik Yemek: 100 TL
Hesap Adı: Yedi Başak İnsani Yardım DerneğiTR450020900000159591000025