Bölgemizdeki iç karartıcı oluntular yanında en iyi şey, Ermenistanda aşırı ve temelsiz iddialarından vazgeçmeyi yeğleyip Türkiye ve Azerbaycanla ilişkilerini geliştiren, iyi devlet adamlığı kumaşına sahip Paşinyan'ın halkının desteğini sağlayıp seçimden zaferle çıkmasıdır.
İran-İsrail ateşi yine fayrap etti. Sonucu önümüzdeki günlerde ortaya çıkar.
Ancak aşırılaşmış siyasetçilerinin peşinden giden aşırılaşmış İsrail toplumu değişmedikçe, ABD ve Batı koşulsuzca İsrail saldırganlığını destekledikçe bölgeye kalıcı barış gelemeyecektir.
Koç Holding kurumlarına yapılan saldırıları kuvvetle kınarım. Failler yakalanıp hukuk önünde hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır.
Şiddet ancak şiddet doğurur ve kabul edilemez.
“İnşâ” mı, “inşaa” mı?
Sondaki a uzun olduğundan aa değil â biçimlisi yeğlenebilir.
Şurada olduğu gibi “inşaa” yazmak doğru değil:
“Malikanesinin bahçesine kocaman bir lunapark inşaa ettirmiş. Orada vakit geçirmiş.”
[email protected]
Fakültemizde gönüllü öğrencilere yönelik Ar. Gör. Dr. Esra Çetinkaya’nın yürüttüğü 2025-2026 Öğretim yılı Osmanlı Türkçesi Dersleri katılım belgesi takdiminin anısı… Hepsini gönülden kutlarım. 05.06.2026
Tvlarda haber izlemeyi kesin olarak bıraktım: O onu vurdu öldürdü yaraladı haberlerinden bıktım. Tüm kamuyu ilgilendirmeyen bu çirkin, “müstehcen” hadiselerin haber bültenlerine taşınması kabul edilemez. Bunlar ruh sağlığımızı bozuyor, topluma olan güvenimizi incitiyor. Haber diye taciz ediliyoruz.
Bunu daha önce de yazmıştım; işiten, ciddiye alan yok.
“Ârif ol gam çekme Nef'i böyle kalmaz rüzgâr.
Lutf eder bir gün Hûda elbette feth-i bâb eder.”
(Ârif ol gam çekme Nef'i böyle kalmaz devran.
Lutfeder bir gün Hûda elbette kapını açar.)
Resimde Nef’î değil Sâbit yazılmış. Yenide paylaştığım başka bir beyitte de bu hata vardı.
@metaharami Kubbealtı Lugatına göre anlamı "Eski Türk evlerinde, saray ve konaklarda büyük sofa, salon". Bu kullanımla yeni bir anlamı daha olduğu anlaşılıyor. Teşekkür ederim.
“Özçekim” sözcüğü kendine yer yapıyor!
Bir dergiye ad olmuş…
Çocuklara hitap eden dergi, bu sayısında benim büyük hayranlık duyduğum ve en çok tanışmayı arzu ettiğim Nobel ödüllü Aziz Sancar’ı kapak yapıp hayatını anlatmış…
Guguk, İstanbul Hukukun son sınıf öğrencilerinin mezun olurken çıkardıkları mizah dergisidir. 1942den itibaren çıkan sayıları yakınlarda bir ciltte toplandı. Toplamada eksikler olduğu, geçen paylaştığım Muammer Raşit Sevig'e emekli olurken çıkarılan hatıra kitapçığında 25 senedir Gugukun çıktığı kaydından anlaşılıyor. O halde, Guguk 1930da çıkmağa başlamış olmalı. İş, 1930-1941 arası sayılarını bulmaya kalmış. Arayalım, bulanlar arayanlardır.
Türkçede yapılan en yaygın yanlışlardan biri "haiz" ifadesi kullanırken yapılmaktadır. "Haiz"den önce gelen kelimenin -e değil -i aldığına dikkat edilmelidir.
"-Başkan'ın ekibinin vazgeçilmez bir üyesidir, güvenime tam anlamıyla haizdir ve Dışişleri Bakanlığı'nın tam desteğiyle hareket etmektedir." değil "güvenimİ tam anlamıyla haizdir..."
@yunuspaksoy
İstanbulun fethini, rahmetli Nizami Zöhrabi’nin Fatih kitabını hatırlatarak kutlarım. Bu vesileyle hem Hazreti Peygamber’in övgüsüne mazhar olmuş Sultan Fatih’i, hem de onun şairi Nizami Beyi rahmetle anarım. Mekanları cennet olsun.