Haluk Levent.
Ne kendisine ne de derneğine, ne geçmişte ne de şimdide bir sempatim olmuştur.
Ama başlayan malûm süreci sadece hüzünle izliyorum.
Necip milletimiz ne kadar da duyarlıymış kendinin kandırılmasına ve dolandırılmasına!
Ve başkalarının acısı üzerinden para kazanan haramilere!
Hayatı bir kumar masasına çevirenlere ve oyundaki fişlerin faturasını da kendisine ödetenlere karşı gıkı çıkmayarak yutkunmakla yetinen mazlumlar,
birkaç günde dünyanın sahtekârlığa karşı en hassas ve tepkili kalabalığına dönüştü.
Köpek kıralın değilse,
taşlamak ne kolay,
di mi?
Biz unutmadık Kraliçem, ama böyle böyle genç kardeşlerimiz de tanıyacak seni... Gidişine sebep olanlar, sana olanları hatırlattığı için sudan bahanelerle seni cümle arasında ananları bile susturmaya çalışacak.
Işığını biz yayacağız.
Devrin daim olsun Sevim Tanürek!
Şu an sınav bize değil. Biz Deniz Göktaş’ın yanındayız. Sınav diğer komedyenlerin. Cem Yılmaz’ın, Ata Demirer’in, Doğu Demirkol’un, Seda Yüz’ün, Pınar Fidan’ın, diğer tüm stand up’çıların, tüm instagram komedyenlerinin mesleğini, meslektaşını savunmasını bekleriz.
Korku filmlerini pek sevmem. Vampirler, cinler, kurt adamlar ilgimi çekmez. Ama sıradan insanların başına gelebilecek, hayatını altüst edecek filmler benim daha çok radarıma girer. Tatile çıkan sıradan bir ailenin başına dert olan bir kamyon, Bir öğrenci servisine musallat olan Speed türü filmler , uçak kaçırma filmleri vs. Pınar Türker'in ifadesini bu tür bir korku filmi senaryosunu okur gibi okudum. İyi bir eğitim, çocuklar, parlak bir kariyer derken bir anda cezaevi ve çıplak aramalarla tanışan bir profesyonel yönetici Pınar hanım. Yazarlar, çizerler, gazeteciler , siyasetçiler soruşturmalara, mahkemelere alışıktır ama bu kadıncağız ne yapsın? Kabul ettiği parlak bir iş teklifinin çıplak aramalarla ve "çocuklarını göremezsin" tehditleri ile sonlanacağını nereden bilsin? Bu aynı zamanda "Amaan bıktık bu siyasetten, kapışmalardan canıııım" diyenlerin kulağına da küpe olsun. Senin kapın çalınmadan işkenceye ve tüm insanlık suçlarına itirazını yüksek sesle haykırmaz isen sesin duyulmaz olur. Sabah kapınız çalındığında "gelen kesin sütçüdür" diyene kadar Demokrasi'yi ısrarla talep ediniz.
Darbecilere karşı binanızı koruyabilirsiniz. Ama ordan ve sınırlı mitinglerden halkın istediği iktidar değişimi ve demokrasi doğmaz. Meclisten çekilir,tüm toplumla bir demokrasi meclisi kurar, genel grev deyip halkı TBMM'ye "erken seçim" talebiyle çağırırsanız değişim somutlaşır.
Videoya bak inanılmaz ya. Hala Gürsel başkan diyor. Bu allahın belası partiyi bırakın gitsin ya yenisi kurulur. Bu heriflerle uğraşılmaz. Titanik batsa bunlar yüzer aq hala başkan diyo bi de masaya yumruklar bi şovlar. Adam aşağıda senin partililerini dövdürüyor abv
Koçlara getirilen yüzde 90 vergi indiriminin bu ülkeye kaybettirdiği milyarlarca lirayı, son evre kanser hastası bir kadının bağış kampanyası kadar dert etmediniz. Orta sınıftaki çürümenin daha iyi bir örneği olamazdı. Velev ki kadın bizi aldattı. Elinizin ulaşabildiği ile uğraşmayı ne kadar çok seviyorsunuz. O sırada ülke her yıl orta büyüklükte bir ülkenin milli geliri sayılabilecek rakamları vergi ödemeyen sermaye yüzünden kaybediyor. Teşviklere, ihalelere deyinmiyorum bile. Birinizin de Çağlayan Adliyesi'ne koşup bizi soyuyorlar diye şikayetçi olduğunu, holding önüne gidip erdem tasladığını görmedik. Bravo size (!) Ülkeyi Evre'yi şikayet ederek kurtaracaksınız. Ha gayret (!)