"Tayyip Erdoğan olarak, büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların hakkını savunmaya, sesi olmaya devam edeceğim."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta BM 81. Genel Kurulu'na katıldı.
Genel Sekreterimiz, kıymetli kardeşim Sayın @eyupkadirinan’ı İl Başkanlığımızda ağırlamaktan memnuniyet duyduk.
Nazik ziyaretleri, samimi muhabbetleri ve yol arkadaşlıkları için teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; davamız için, Ankara’mız için omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz.
Malazgirt’te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizi bugün bir kez daha kemaliedeple yâd ediyorum.
Malazgirt Zaferimizin 955’inci yıl dönümü mübarek olsun.
Anadolu’nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesinde, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimizi rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.
Başımız dik, alnımız ak bir şekilde; bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada, Anadolu’da var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz.
Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak, sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk.
955 yıl önce Malazgirt destanını böyle yazdık.
Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz’da zorlukları böyle aştık.
Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık.
Ama ne zaman ki tefrikaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık.
Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz.
Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz.
Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur.
Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için değil, yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz güçlü olmak zorundayız.
Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa kadar tüm çabamız, müessir ve müreffeh bir Türkiye’yi inşa etmek içindir.
Bu uğurda elimizle birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız.
Tahriklerle, tertiplerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracağını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkûmdur.
Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz.
Eserleri, kitapları ve örnek mücadelesiyle geleceğe muazzez bir miras bırakan, fikir ve ruh dünyamızın kutup yıldızlarından Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi ebediyete irtihalinin 7’nci yılında rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.
Peygamberimiz ve Güzel Ahlak temasıyla idrak ettiğimiz Mevlid-i Nebi Haftası boyunca düzenlenen etkinliklerin, Peygamberimizin örnek şahsiyetiyle birlikte ümmetine vazettiği ittifak ve ittihat siyasetini anlamamıza vesile olmasını diliyorum.
Kur’an-ı Kerim’in ve sünnet-i seniyyenin rehberliğinde aziz milletimizin her bir ferdini kuşatan hizmet anlayışından dolayı Diyanet İşleri Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum.
Merkez teşkilatından taşra ve yurt dışı görevlilerine kadar; müftülerimize, imamlarımıza, müezzinlerimize, eğitim görevlilerimize, Kur’an kursu öğreticilerimize ve büro çalışanlarımıza şükranlarımı iletiyorum.
Mevlid-i Nebi Haftası’nın tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini diliyorum.
Biz siyonizmin yayılmacı emellerine dikkat çekerken bunu kendimiz için değil; hangi inanca mensup olursa olsun bölgedeki tüm halklar adına, insanlık cephesi adına yapıyoruz.
Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız.
Biz güçlü olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz.
Bunun için “ittifakta hayır vardır” diyor; kendi içimizde ve İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz.
Asırlar boyunca tarihe yön, cihana nizam vermiş ümmet-i Muhammed’in, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz.
Müslümanlar olarak birbirimize inanarak, birbirimize dayanarak, omuz omuza, yürek yüreğe vererek istikbale hep beraber yürüyelim istiyoruz.
Bütün çabamız, ittifak ve ittihadın sağlanması içindir.
Bütün gayretimiz, coğrafyamızda huzur ve güven ikliminin inşası içindir.
İnşallah gücümüzün yettiği kadar vahdet için, uhuvvetin tesisi için, İslam âleminin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi için elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz.
Başkomutan Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
https://t.co/J3KHBsX7tJ
2.235 yıllık şanlı mazisiyle ülkemizin gururu, milletimizin göz bebeği olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm kahraman mensuplarının 30 Ağustos Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü tebrik ediyorum. Kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan muvaffakiyetler diliyor, selamlarımı iletiyorum.