Vatan haini, bebek katili, emperyalizmin ve siyonizmin taşeronu narko terör örgütü lideri idama mahkum edilmiş Öcalan’ın hapisten çıkartılmaya ve bütün teröristlere af getirilmeye çalışıldığı, işi 2 kere bitirilmiş PKK’nın yine (3. kez) azdırıldığı, IŞİD’inden, Cihadcısına, paramiliter SADAT’ına Cumhuriyet ve Laiklik karşıtı gerici ve bölücü yapıların, tarikat ve cemaatlerin, sahte Müslümanlarla sahte Türk milliyetçilerinin hepsi birden ulus devletimize, üniter yapımıza, toplumsal barışımıza, milli egemenliğimize, milli birlik ve beraberliğimize aslında büyük Türk milletine ve Atatürk Türkiyesi’ne fütursuzca, alçakça eşgüdümlü açıkça ve göstere göstere saldırdığı bu anormal günlerde tek kurtuluş yolu Atatürk’te birleşmektir.
Ben kendi adıma kanımın son damlasına kadar bu gerici ve bölücü hain saldırılara karşı mücadele edeceğime and içiyorum.
Gazamız mübarek olsun.
Bakırköy’ün ortasında, 2 yaşındaki bir çocuk da dahil olmak üzere 12 insanı yakarak katleden bir terörist, “Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz dönüp bize bakın meydandaki onbinlere bakın biz de pişman olmuş bir hal var mı? Bu meydanda evladım pişman olarak gelsin pişman olsun onu evlat olarak kabul eden var mı ? diyor ve onurdan söz ediyor.
Oysa bu ülkeyi var eden; Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Abazasıyla milyonlarca onurlu insandır.
Onur; masum canlara kıymakta değil, birlikte yaşama iradesinde, vicdanda ve insanlıktadır.
PKK; kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları katleden, kan ve şiddetten beslenen, hiçbir halkın onurunu ve iradesini temsil etmeyen bir terör örgütüdür.
Ahmet Türk bir konferansta konuşuyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum ama kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim.”
Bu ülkede milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış biri söylüyor bunları.
Son 24 yılda adliye koridorunda Kürtçe savunmadan Kürtçe TV’ye kadar onlarca reform yapılmış, etnik köken ayrımcılığı her yerden sökülüp atılmış, her Kürt kendini özgürce ifade edebilmiş, her makama gelebilmiş, her hizmetten yararlanabilmiş, özetle bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak yaşamış ama bu zat kalkmış bölücü bir dille yalan ve kin kusuyor.
Evet.
Kürtler bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır ama eli kanlı teröristler değil.
Kardeşçe hep birlikte yaşarız ama sancınız bu ülkeyi bölmekse, kusura bakmayın, tek çakıl taşı bile sökemezsiniz.
İçişleri Bakanı Çiftçi
"Geçmişte Abdülhamid Han neyse, bugün de Cumhurbaşkanımız aynı şey”
AKP’li Hüseyin Çelik :
“Sultan Abdülhamid bizi en fazla borca sokanlardan biridir. Duyunu Umumiye’yi getiren padişahdır.
Abdülhamid döneminde kaybedilen topraklar bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin 2 katından daha büyüktür.
İngilizlere ilk sığınan Sultan vahdettin değildir. Sultan Abdülhamit'tir.
Abdülhamit’e en yakın adamların yüzde doksanı ya Rumdur, ya Ermeni’dir ya Musevidir."
"Bizim Muhafazakarların zannettiği bir Abdülhamit yoktur."
Öcalan’ın Konuşmasının Kodları
1. Silahın Anlamsızlaşması Tezi:
•Şiddet, tarihsel bir araç olarak işlevini yitirmiştir.
•Demokratik siyaset alanı açıldığında silah “negatif” bir araç hâline gelir.
•Bu, taktik değil ilkesel bir yön değişimidir.
⸻
2. Negatif İsyan → Pozitif İnşa Geçişi:
•“Negatif aşama”: İnkâr, (karşılığında) isyan, çatışma, silahlı mücadele dönemi sona ermiştir.
•“Pozitif aşama”: Hukuk, müzakere, entegrasyon ve demokratik toplum inşası dönemi başlamıştır.
•Öcalan'ın bildirisinin dili, devrimci bir kopuş değil dönüşüm vurgusu taşımaktadır.
⸻
3. Cumhuriyetle Zihinsel Barış:
•Cumhuriyet’e karşı konumlanma değil, Cumhuriyet’in demokratikleştirilmesi talebi dike getirilmektedir.
•“Cumhuriyetle zihnen barışma” ifadesi, tarihsel bir kopuştan ziyade yeniden yorumlama iddiası taşır.
•Kurucu metinlere atıf, meşruiyet üretme stratejisidir.
⸻
4. Türk–Kürt Diyalektiği:
•“Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz” ifadesi karşılıklı varoluş tezidir.
•Ayrışma değil, tarihsel iç içelik vurgulanmaktadır.
•Bu yaklaşım etnik milliyetçiliği yumuşatan bir üst-anlatı kurmaktadır.
⸻
5. Demokratik Cumhuriyet Talebi:
•Üniter yapının reddi söz konusu değildir.
•Devletin bütünlüğü korunurken, kimlik dayatması reddedilmektedir.
•“Demokratik entegrasyon” anayasal bir dönüşüm çağrısıdır.
⸻
6. Anayasal Vatandaşlık Modeli:
•Aidiyetin etnik veya dinsel okarak tanımlanmış bir millete değil devlete bağlanması savunulnaktadır.
•Din, dil, milliyet dayatması reddilmektedir.
•Kimliklerin özgürce ifade ve örgütlenme hakkının güvence altına alınması önerilmektedir.
Bu yaklaşım, klasik etnik milliyetçilikten ziyade sivil vatandaşlık modeline yakındır.
⸻
7. Hukuk Temelli Çözüm:
•Sorunun temelinde “demokratik hukukun yokluğu” tespiti yapılmaktadır.
•Çözüm, silah değil anayasal ve hukuksal mimari reformunda görülmektedir.
•“Barış yasaları” ifadesi, geçiş dönemi hukuku gerekliliğine işaret etmektedir.
⸻
8. Toplum Merkezli İnşa:
•Amaç, devleti ele geçirmek değildir.
•Amaç, toplumu dönüştürmektir.
•Ezilen grupların örgütlü demokratik mücadelesi meşru kabul edilmektedir.
⸻
9. Siyasal Aktörlere Açık Teşekkür:
•Erdoğan, Bahçeli, Özel gibi aktörlere atıf; sürecin çok aktörlü meşruiyetine vurgu yapmaktadır.
•Bu, tek taraflı bir çağrıdan ziyade karşılıklı bir “müzakere dili”dir.
⸻
10. Asimilasyonun Çifte Reddiyesi:
•Hem inkârcı asimilasyon
•Hem tersinden ayrıştırmacı etnik kapanma reddedilmektedir.
⸻
11. Stratejik Yeniden Konumlanma:
•Silahlı mücadeleden siyasal mücadeleye geçiş savunulmaktadır.
•Militan örgüt yapısından toplumsal zeminde demokratik örgütlenmeye geçiş önerilmektedir.
•"Ulusal kurtuluş" retoriğinden demokratik entegrasyon retoriğine geçiş ilan edilmektedir.
⸻
12. Tarihsel Süreklilik İddiası:
•Son iki yüzyıllık kopuşa referans verilmekte, son yüzyılda bozulan tarihsel birlik hatırlatılmaktadır.
•“Kardeşlik hukukunun yeniden tesisi” vurgulanmaktadır.
•
⸻
13. Pozitif Aşamanın Zorluğu:
•Silah bırakmanın kolay, demokratik inşanın zor ve uzun erimli olduğu hatırlatılmaktadır.
•Devletin demokratik duyarlılığının kritik olduğu belirtilmektedir.
⸻
14. Entegrasyon, Asimilasyon değildir:
•Entegrasyon eşit yurttaşlık temelinde olmalıdır.
•Kültürel varlık korunarak siyasal bütünlük sağlanmalıdır.
•Çoğulcu bir anayasal çerçevenin oluşturulması elzemdir; hukukî zemin güçlendirilmelidir.
⸻
15. Yeni Siyasal Paradigma Çağrısı:
Bu metin bir “ateşkes bildirisi”nden çok bir paradigma değişimi çağrısıdır:
•Şiddet dönemi kapanıyor.
•Demokratik toplum hedefleniyor.
•Hukuk merkezli bir barış mimarisi öneriliyor.
•Kimlik çatışması yerine anayasal yurttaşlık özendiriliyor.
⸻
Sonuç: Metnin Stratejik Özü
Bu konuşma üç temel iddia üzerine kurulu:
1.Silahlı mücadele dönemi kapanmıştır.
2.Cumhuriyet içinde demokratik çözüm mümkündür.
3.Gelecek, demokratik entegrasyon ve anayasal yurttaşlıktadır.
📍Kürt aktivistten Türkiye'ye çağrı:
▶️Yemen'de dedelerinize saldıranlar Ahmed Şara ve Kral Faysal'ın dedeleriydi. Yemen çöllerinde binlerce Türk askerini öldürdüler. Bizim dedelerimiz Çanakkale'de şehit düştüler. Bugün onların torunlarıyla birlikte Kürtleri hedef alıyorsunuz
Prof. Dr. Bekir Biçer:
“Bizde ki Türk arkadaşlar, tarih kitaplarında Kürtleri mümkün olduğu kadar siliyor. Tercüme kitaplarında bile bunu yaptılar. İslam kaynakları tercüme edilirken mesela İbnül Esir; Kürt kelimelerini Türk olarak tercüme ettiler. Ayıp denen bir şey var.” Via @GazetePan
Suriye'de Sağlık Koridoru Açılması Hakkında Acil Çağrı
Suriye/Rojova’da insanlık krizi derinleşiyor. Kobane, Haseke başta olmak üzere geçici Suriye yönetimine bağlı Suriye Arap Ordusunun (HTŞ ve bileşenleri) elektrik ve suyu da keserek şehirleri kuşatması her an toplu ölümlerin yaşanmasına yol açabilecek niteliktedir. Basına 2 gün önce yansıyan bilgilere göre biri 2 aylık, diğeri 3 aylık, bir diğeri 2 yaşında ve 4 yaşında 4 çocuk açlık ve soğuktan dolayı yaşamını yitirmiştir. Yeni alınan habere göre çocuk ölüm sayısı 6’ya çıkmıştır.
Geçen her saat yeni ölümlere, insanlık trajedilerine neden olacaktır. Kaybedilecek bir dakika bile yoktur. Kış şartları durumu daha da ağırlaştırmaktadır.
SES olarak; bu duruma SESİZ kalamayız. Bu nedenle Sağlık Bakanlığından acil müdahale ya da bizlere sağlık yardımı için koridor açılaması talebinde bulunduk. Sağlık Bakanlığına yazdığımız yazı ektedir.
Ulusal ve uluslararası ilgili tüm kesim ve kurumlara da acil çağrımızdır:
Başta Kobanê olmak üzere; elektriği, suyu, interneti kesilerek kuşatma altına alınan Suriye’deki şehirlere yönelik insani ve tıbbi yardım koridoru açılması için harekete geçmelerini bekliyoruz.
Tüm illerdeki örgütümüz SES başta olmak üzere sağlık emek ve meslek örgütlerine de çağrımızdır:
Sağlık Bakanlığına yazdığımız yazı doğrultusunda yardıma gitmeye hazır gönüllü sağlık ekipleri listelerinin oluşturulmasını, yaşanacak göç vb. bir nedenden dolayı ülkemize gelmek zorunda kalacaklara sağlık desteği için şimdiden hazırlıklı olunmalıdır.
SES olarak; Gölcük, Van, Bingöl, 6 Şubat depremleri ile Suriye Savaşı'nın ilk yıllarında gelen göçmenlere yönelik birikmiş pratiğimizle Suruç üzerinden açılacak bir insani koridorunda tıbbi ve insani her türlü desteği ulaştırmaya hazırız. 26.01.2026
MERKEZ YÖNETİM KURULU
Haberimizin tamamı linktedir: https://t.co/3FN2mFKB4a
SES; kime ve nerden gelirse gelsin baskıya ve zulme karşı durur. Kocaeli'ndeki sağlık emekçisi kadına yönelik yapılan hukuksuzluğa karşı hangi sendikanın üyesi olduğuna bakmadan SES'li kadınlar örgütü ile birlikte dayanışmada.
SES Var. Umut Var.
#birliğinvedirenişinörgüsü
İspanya
Katalon Milletvekilinden Rojava ve Kürtlere destek .
“Kürtler dağlardan başka dostu olmadığını söylüyor, bugünden sonra katalanlar var”
Jin Jiyan Azadi \ Kobani / Rojava
• Hakan Fidan pimi çekti; canlı yayında ağzından kaçırdı
• Abluka altındaki Kobani'de insanlık dramı
• 5 çocuk donarak yaşamını yitirdi
• Hasekelilerden halk direnişine destek
• Ali Koç: Senin de sıran gelecek
• Erdoğan Trump'a 1 milyar dolar 'cash' ödedi mi?
• Yeşil pasaport olayı: AB'nin verdiği kota doldu
• 70 yıl önceki Londra, zarif ve sakin
MANŞET farkıyla