İnsan şu haberi okuyunca İstanbul İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’i düşünmeden edemiyor. Ramazan bey 1.5 senedir tutuklu. Tutuklu olduğu için krediyle aldığı bodrum katındaki 75 m2 lik 1 evini ve 1 aracını satmak zorunda kaldı, kızı o cezaevinde iken doğdu.
Türk gemilerini vurmak bu kadar kolay olmamalı. Zafer Partisi iktidarında Türk gemicileri arkalarında Türk donanmasının olduğunu bilecekler. @zaferpartisi
Haber değeri olan 4 milyar dolara dikkat edin. 3 gün önce devletin gözü önünde Borsa İstanbul'dan 18 milyar dolar patlattılar. 128 milyar doları hiç söylemeyim yazık..
Bulvardaki tüm binalar sapasağlam dururken kolonları kesilen Ezgi Apartmanı depremde kağıt gibi çökmüş, 35 kişiye mezar olmuştu.
Fakat kimsenin suçu yokmuş, adalet öyle buyurmuş. Olası kastla yargılanan tüm sanıklar beraat etmiş.
Çok üzgünüm gidenler ve geride kalanlar adına.
1 ay olmadı ben uyaralı.
Diyarbakır'da bir köy korucusunu teröristler kale duvarına çaktılar. Bu korucuları PKK'nın intikamından koruyacak bir planınız var mı? Demiştim. Yokmuş.
ANTALYA YANIYOR!
— Antalya Aksu’da başlayan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle hızla yayılıyor.
— Aksu’da başlayan yangın Kepez’e sıçradı; alevler, Yeşilkaraman’da bazı evlere zarar verdi.
— Antalya-Isparta yolu ulaşıma kapatıldı.
— 254 haneden 720 kişi tahliye edildi.
SAHİL HAKKINIZ GASP EDİLİYOR.
TÜRKİYE’DEKİ SAHİL KUMLARI ÇALINIYOR.
ÖZEL İŞLETMELER SAHİLLERE ÇÖKÜYOR.
HİÇBİR YETKİLİ İSE BUNA DUR DEMİYOR.
SAHİL HAKKINIZIN GASP EDİLMESİNE SESSİZ KALMAYIN. BİR 10 SENE SONRA BU SENE GİRDİĞİNİZ SAHİLLERİ SE BULAMAYACAKSINIZ.
Türkiye'deki vatandaşın sahil hakkını gasp edenler sadece bununla yetinmiyorlar.
Halka ait, kapatılamayan plajlardaki kumları da her sene çalıyorlar.
Antalya'daki halk plajlarından yüzlerce kamyon sahil kumu çalındı.
Bu kumlar binlerce yılda oluşuyor ve her sene çalıp başka yerlere satıyorlar.
Antalya'da tespit ettiğim plajdaki kumlar bitmiş, birçok yerinde gölet olmuş. Vatana ihanet sadece silahla olmaz.
Sahil işgalleriyle ilgili; Çeşme belediyesi, İzmir Belediyesi, Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı bir açıklama yapmadı.
Beni bu konuyla ilgili arayan tek yer İzmir Belediye başkanının basın danışmanı oldu.
Onun derdi de kendisini Çeşme Belediyesi basın danışmanı olarak karıştırılmasına üzülmesiydi. Terk derdi buydu.
Bunun dışında yapılan hiçbir şey olmadı. Her konuda birbiriyle kavga eden siyasiler konu sahiller olunca tek kelime etmiyorlar.
İzmir'de 2004 yılında Alaçatıport isimli bir proje kanuna aykırı şekilde başlatılmış:
• Binlerce balığın beslendiği azmak alanlarına beton ve kum dökülmüş.
• Bu bölgeler eskiden flamingoların geldiği nadir alanlardan birisiydi.
• Burayı, zenginlerin villaları için baştan aşağı betona gömmüşler.
• Ve bu alan, 2023 yılında yargı tarafından iptal edilse de bugün hâlâ inşaatlar devam ediyor.
• Burada yapılan lüks villalar yabancı kanallarda satışa sunuluyor. Bu ülkenin deniz sularındaki balıkların yaşam hakkı bile ellerinden alınıyor.
Yargının aldığı karar sonrasında bu bölgedeki kaçak yapıların tamamı yıkılması gerekir. Bu iş böyle giderse gelecek nesiller kamuya ait sahil bulamayacak.
@adalet_bakanlik@Akparti@yenipartiyiz@herkesicinCHP@murat_kurum@laldenizlicesme
İzmir'de Boheme Beach isimli işletme 10 sene öncesine kadar yok.
Bir anda yapılaşma başlıyor ve genişliği 300 metre olan bir alanı kapatıyorlar.
Açılış tarihi 2019 yazı. Yani 7 yıl önce. O tarihe kadar Azmak Koyu'nda köylünün, site sakininin ücretsiz denize girdiği kumsal.
Yerel kaynakların haberine göre Dernekler dava açıyor, iki ayrı yıkım kararı çıkıyor. Yıkım yapılmıyor.
Giriş ücreti için para istendiği çok sayıda vatandaş tarafından ihbar ediliyor.
Ve bu şahıslar tipini beğenmediği insanları da içeri almıyorlar. Birçok turist benzer ihbarlarda bana yazdı. Onları da paylaşacağım. Zaten şikayet sitelerinde de yer alıyor.
Yine milletin sahil alanına çökülüyor ancak yetkililer sessiz.
@laldenizlicesme@murat_kurum@csbgovtr@izmirbld
NOT: Bu işletmeleri tek tek paylaşacağım ancak UMA isimli mekanın sahibinin avukatı neden sadece biz dediği ve çevredeki diğer kaçak alanları işaret ettiği için daha fazla beklemedim. Birbirinizi ihbar edin böyle daha güzel oluyor.
DİSTOPYA — Son 48 saatte polis dronları, açık alanda alkol tüketen insanlara “Bu bir polis dronudur. Bu bölgede alkol içmek yasaktır. Derhal ayrılın.” anonsu yapıyor.
Önce Fatih, ardından Üsküdar sahili… Bu konu, “teknoloji kullanıyoruz” denilerek geçiştirilemeyecek kadar problemli: Hoparlörlü, spot ışıklı, termal ve gece görüşlü gözetleme cihazları…
— Baştan belirtelim, “Alkol yasağı” diye bir kanun yok.
2023’te 4250 sayılı kanun üzerinden “hatırlatma genelgesi” çıkartılarak yasak denenmeye çalışıldı fakat çok sürmeden İstanbul Valiliği’nin park, piknik alanı, sahil bandı ve plajlarda alkol tüketimini “önleme” genelgesi iptal edildi.
Gerekçe: Temel hak ve özgürlükler ancak kanunla, ölçülü ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun şekilde sınırlanabilir (Anayasa m.13).” oldu.
Genel, orantısız, yaşam tarzına müdahale niteliğindeki bir yasak hukuka aykırıdır.
Somut bir rahatsızlık, gürültü veya kamu düzenini bozan davranış yoksa, yalnızca biranın varlığı tek başına suç veya kabahat oluşturmaz.
— Ek olarak, Türkiye’de kolluğun drone kullanımını özel olarak, sınırlarını, kayıt sürelerini, silme yükümlülüğünü, hâkim denetimini ve amaç sınırlamasını düzenleyen ayrıntılı bir kanun yok.
CMK m.140’taki “teknik araçlarla izleme” ise belirli bir suça ilişkin kuvvetli şüphe, hakim kararı ve son çare şartlarına bağlıdır. Genel asayiş, “alkol içenleri uyarmak” veya “şehir gözetimi” bu şartları karşılamaz.
— Şimdi asıl meseleye gelelim.
Bugün hedef “açık alanda içki içenler”
Peki ya yarın?
Sahilde el ele oturan bir çift, parkta öpüşen iki genç, gece yarısı bankta oturup konuşanlar, “uygunsuz” bulunan kıyafetler, “şüpheli” toplanmalar…
Bir kez “kamu düzeni ve ahlak” gerekçesiyle havadan müdahale meşrulaştı mı, sınır çizmek çok zorlaşır.
Çünkü sınır artık kanunda değil, o anki operatörün veya talimatın “yorumunda” durur.
Kaldı ki, “müstehcenlik” maddesi gibi tanımı net olmayan bir kanun maddesi üzerinden istenildiği gibi hareket edilebiliyor.
“Kötü bir şey yapmıyorsan korkma” oto-kontrol cümlesidir.
Özgürlüğün ölçüsü, devletin sizi izlerken ne kadar nazik davrandığı değil; sizin izlenmeden, uyarılmadan, aydınlatılmadan kamusal hayatı yaşayıp yaşayamamanızdır.
— George Orwell’ın Big Brother’ı da önce suçluları izlemek için gelmemişti. Önce “düzeni” izledi.
İstanbul gibi milyonların yaşadığı, sahillerinin, sur diplerinin, parklarının sosyalleşme alanı olduğu bir kentte, gökyüzünden hoparlörle “derhal ayrılın” demek, yalnızca alkol denetimi değildir.
Kamusal alanın kimin olduğunu, orada kimin nasıl durabileceğini devletin tek taraflı belirlediği bir rejim işaretidir.
— Hukukun işi tam da buradadır: Teknolojiyi yasaklamak değil, onu anayasa, kanun, ölçülülük ve yargı denetimi altına sokmak.
Aksi halde dronlar sadece alkol içenleri değil, şehirde “uygun” bulunmayan herkesi uyarır. Ve o uyarıya itiraz edebilecek bir yer kalmaz.
Şehrin güvenliğinin bu şekilde sağlanacağı iddiası gerçekçi gelmemektedir.
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB