Cihat Yaycı : Aylar önce ne söylediysek bugün aynen gerçekleşti:
“PKK, karşımıza Suriye ordusu olarak çıkacak” dedik, çıktı.
Terör örgütü YPG/SDG/PKK feshedilmedi; silahları, kadroları ve bölgesel yapılanması korunarak Suriye ordusunun içine tugaylar halinde yerleştirildi.
Bir terör örgütüne devlet üniforması giydirmek, onu yok etmek değildir. Bu, terör yapısını devlet zırhı altında meşrulaştırmaktır.
Tabelayı indirdiler, üniformayı değiştirdiler; fakat örgütü ve tehdidi korudular.
Biz aylar önce uyardık. Bugün saha gerçeği konuşuyor!
İzmir'de bir Alevi köyü var; Bademler Köyü.
Bir köy düşünün ki tiyatrosu olsun üstelik 1930’lardan beri oyunlar sahneleyen tiyatrosunun tüm oyuncuları da köylülerden oluşsun; 76 yıllık bir kütüphanesi olduğu gibi bir de oyuncak müzesi olsun; bakkalında, berberinde Deniz Gezmiş’in, Albert Einstein’ın resimleri, sözleri asılı olsun; ambalaj atıkları ayrıştırılarak toplansın, altyapı sorunu olmasın; herkes okuma yazma bilsin ve hiç kimse suç işlemesin; köylüler kendi aralarında sahne tekniklerini, oyunları tartışsın, edebiyat ve felsefe üzerine konuşsun ama bir yandan da tarlasında ekip, biçsin. Bütün bunlar hayal değil gerçek; burası İzmir’in yanıbaşındaki bir Alevi köyü Bademler
(alıntı)
Lübnan da, Kendi halinde, Piyano çalıp, Sosyal medyada paylaşan kızın evini tespit edip, Bombalamışlar.
Kim bombalamış?
İsrail askerleri.
Saf kötülük.
Dünyada, Bu kültürün bitirilmesi lazım.
Şeytanın ta kendisi bunlar.
Mesele bu sözün söylenmeyen devamında.
“Biyolojik-etnik kimlikleri kabullenin” ne demek? Anayasada bu kimliklere siyasal statü verilsin demek. Bu durumda “ulus-devlet ortadan kalkar, ortaya çok-milletli devlet çıkar. Bu proje yararımıza değil.
Ukrayna Türk gemilerini vuruyor. Ses yok.
Türk gemileri batıyor. Ses yok.
Türk Denizciler ölüyor. Ses yok.
Karadeniz'de deniz ticareti neredeyse sona erdi. Ses yok.
Yakında Boğazlardan gemi geçmeyecek? Haberiniz olsun....
Rize'de vahşet! Anlatılanlar kan dondurdu.
Rize'de çay toplamak için İran'dan getirilen 12'si çocuk 38 işçi, iş bitiminde kendilerine anlaştıkları ücretin 20 de 1 ini vermeye çalışan tarla sahibine tepki gösterince tarla sahibi ve akrabaları tarafından saatlerce işkence uyguladıktan sonra hayvan barınağına bırakıldı.
Kürt çocuklarını dağlarda ölüme gönderen Pakraduni (yahudi) Ermenileri, kendi çocuklarına nasıl hayat sürdürüyorlar izleyin…
Kocası ve akrabaları uyuşturucu işi yapan DEM parti vekili Pervin Buldan bu tarz haberleri jet hızıyla mahkeme kararı aldırtıp erişim yasağı getirtiyor. Zamanında benim yazılarımı da mahkeme kararı ile Türkiye’de erişim yasağı getirtmişti.
Erişim yasağı gelmeden herkesin görmesi için yayalım lütfen.
Hannah Arendt’ten müthiş tespit:
"Sürekli yalan söylemenin amacı insanları bir yalana inandırmak değil, artık kimsenin hiçbir şeye inanmamasını sağlamaktır. Doğruyu yanlıştan ayırt edemeyen bir halk, iyiyi kötülükten de ayırt edemez. Ve böyle bir halk, düşünme ve yargılama gücünden yoksun bırakıldığında, bilmeden ve istemeyerek tamamen yalanların egemenliğine boyun eğmiş olur. Böyle bir halkla istediğinizi yapabilirsiniz."
Deniz Zeyrek:
*Bu ülkede bir gün bakanlık yaptığın zaman ölene kadar avantajların bitmiyor arkadaş.
*Rahmetli Ecevit başbakanken dört tane korumayla gezerdi.
*Bu ülkede bakanların maksimum dört tane koruması olurdu.
*Şimdi bakıyorsun, yıllar önce 3-5 gün bakanlık yapmış birinin 8 tane koruması var
*Bir camide gördüm, eski bir bakanın polis koruması ayakkabılarını taşıyor. O adamın görevi o mudur Allah aşkına?
*Ankara'da ayrı, İstanbul’da ayrı araba tahsis ediliyor, burada ayrı koruma, orada ayrı koruma...
Ya biraz insan olun da mütevazı yaşayın ya."