BUGÜN TAHLİYE GÜNÜ
TAKİP VE PAYLAŞIM KIYMETLİ
Bugün İBB Davası'nda tahliye günü!
Davanın 53. gününde Ramazan Gülten'in savunmasının ardından tutukluluk incelemesi yapılacak ve akşam saatlerinde tahliye kararları gelebilir.
4 aydır takip ettiğimiz davada Ekrem İmamoğlu'nun her seferinde "Siz olmasanız sesimiz duyulmaz" dediği ve davayı salondan izleyen gazetecileri takip edip paylaşın ki yaşananlar çok daha fazla kişiye ulaşsın.
Çünkü emin olun o salonda gazeteciler olmasa yaşananların hiçbiri de duyulmaz.
#İBBDavası
💭 Vatandaş her arabayı, telefonu %100den fazla dolaylı vergiyle alsın, çalışandan eline geçmeden %15-40 arası vergi kes, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı hiçbir yükümlülüğü olmayan, ülkemizin ortak birikimiyle kurulan ve işletilen kamu hizmetlerini tek kuruş katkı vermeden kullanacak ne idüğü belirsiz yabancıya 20 yıl vergi muafiyeti getir. İşgale, negatif ayrımcılığa, bu kadar adaletsizliğe ses çıkarmayan halka yazıklar olsun!
15 Temmuz gecesi sıcak evinde darbeyi televizyondan izleyen adam, o gece tankların ve uçakların altında Meclis’i açtırıp burada direneceğiz diyen Özgür Özel ve arkadaşlarına “FETÖ ajanı” imasında bulunuyor.
Allah akıl fikir versin diyeceğim ama bu saatten sonra zor…
Bayram arifesinde yüzleşmek zorundasınız.
Bu ülkenin bayramları artık hüzün ve umutsuzluk dolu!
2017’de yoksulluk çeken bebeklerin oranı %36.8 düzeyindeyken,
2026’da %50’lere tırmanan bir ülke olduk.
Son 12 yılda bebek bezinden mamaya tüm temel malzemeler 402 TL’den 6680 TL’ye yükselmiş.
Tam 16 kat.
İktidarın 7 milyon bebeğimize açlık ve yoksulluk yaşattığı, anne karnında bile yetersiz beslenmesine sebep olduğu bir Türkiye’yiz artık!
Ancak doğmamış bebeklerimizi bile ağlatan sarayın tek derdi demokrasiye, adalete darbe:
Tek imza ile koca üniversiteyi bir gün ara ile aç - kapa yapmak, ana muhalefete kayyum atamak…
Düşün bu milletin yakasından!
CHP kurultayının iptali meselesinde ortaya çıkan tablo artık çok daha net görülüyor.
Bir taraftan
“kurultay iptal edildi, yönetim değişti”
algısı oluşturulmaya çalışılıyor.
Ama ortadaki resmi belgeler başka bir şey söylüyor.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın siyasi parti sicil kayıtlarında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak hâlâ Özgür Özel görünüyor.
YSK kayıtlarında da
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak hâlâ Özgür Özel görünüyor.
Mevcut yönetimin mazbatası duruyor.
Yani seçim hukukunda en önemli belge olan mazbata geri alınmış değil.
İptal edilmiş değil.
Yerine başka bir isim adına yeni mazbata düzenlenmiş değil.
Üstelik YSK’nın resmi yazısında çok açık bir ifade var:
“Kurulumuzun Anayasa ve yasalar gereği mahkeme kararlarını uygulamak gibi bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır.”
Yani halkın anlayacağı şekilde konuşalım:
Ortada tartışılan bir mahkeme kararı olabilir.
Ama seçim hukukunda bir yönetimin değişmesi için resmi kayıtların değişmesi gerekir.
Mazbatanın iptal edilmesi gerekir.
Yeni mazbata düzenlenmesi gerekir.
Bunların hiçbiri yapılmadan,
“CHP yönetimi değişti” demek hukuken de siyaseten de havada kalır.
Çünkü seçim hukukunda esas olan yorum değil,
resmi kayıttır.
Yetkiyi belirleyen şey dedikodu değil,
mazbatadır.
Bugün görünen gerçek şudur:
YSK kayıtlarında değişiklik yok.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarında değişiklik yok.
Mazbata iptali yok.
Yeni mazbata yok.
O halde ortaya çıkan bu tartışmanın temelinde hukuki belirsizlik olduğu açıktır.
Bu mesele sadece CHP’nin iç meselesi değildir.
Bu mesele;
demokratik siyasetin nasıl işleyeceğiyle ilgilidir.
Çünkü bir siyasi partinin kurultay iradesi,
delegelerin oyuyla oluşur.
Eğer seçim kurullarının verdiği mazbatalar yok sayılarak,
mahkeme koridorlarında siyasi sonuç üretilmeye çalışılırsa,
yarın hiçbir partinin kongresi,
hiçbir seçimin sonucu,
hiçbir demokratik irade güvende olmaz.
Mesele tam da budur.
Sandıkla gelen iradenin,
hukuki tartışmalar üzerinden etkisiz hale getirilmek istenmesidir.
Ama unutulmamalıdır:
Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğine;
kapalı kapılar ardında yapılan hesaplar değil,
delegeler,
partililer
ve millet karar verir.
CHP sahipsiz değildir.
Millet iradesi de sahipsiz değildir.
YSK DAHİL SEÇİM KURULLARINI, CHP GENEL BAŞKANININ KİM OLDUĞUNU AÇIKLAMAYA ZORLAYACAK BİR YOL VAR !
CHP’nin tüm üyeleri, YSK’ya, Ankara İl Seçim Kuruluna, Çankaya 4 nolu Seçim Kuruluna müracaat ederek üyesi oldukları Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının Kemal Kılıçdaroğlu mu yoksa Özgür Özel mi olduğunu dilekçeyle sormalıdırlar.
Bu kadar çok müracaat karşısında adı geçen kurullar sesiz kalamayacaklardır. Dilekçelerin tamamına ayrı ayrı cevap verme yerine kamuoyuna açıklama yapmak zorunda kalacaklardır.
Biraz önce Yüksek Seçim Kurulu'na https://t.co/6FCVU8W3G5 adresinden başvuru yapıp şu iki soruyu sordum.
1. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı kimdir?
2. Özgür Özel'e verilen mazbatalar hala geçerli midir?
1- CHP nin genel başkanı kimdir?
2- @eczozgurozel in mazbatası iptal edilmiş midir?
sorularını;
1-CİMER'e
2-YSK'ya
3-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
İnternet adresleri üzerinden ve bilgi edinme sekmelerinden girerek, bilgi edinme hakkımızı kullanalım.
Herkes açsın, sorsun