@TurkPulse aynısı pazaryerlerinde de geçerli üstelik karşı yorum yapma hakkın yok. Kadına ürün gitmiş kırmış 9 gün sonra geri gönderiyor. pazaryeri beni haklı bulsa da bende müşteri memnuniyeti için sağlam ürün gönderdim 1 yıldız verip kötü yorum yazmış.
Artık yeter ! Koskoca köklü Fenerbahçeyi elele getirdiğiniz hale yazık. Ederson takım otobüsüne dahi binmeden sözleşmesinin feshedilmesi şart ! Başkanından teknik direktörüne kim var kim yok defolup gidin @Fenerbahce
@Ebsofuoglu Şimdi iftira atan sen mi daha iyi müslümansın yoksa iftiraya uğrayan İlber hocamı yazık prof olmuş bu yaşta birisi için çok acemice sözler...
Bugün Türkiye’deki gençlerin önemli bir kısmı yoksulluğun değil, ciddi bir gevşekliğin içinde yaşıyor. Harçlıkla ayakta durmayı “geçici mecburiyet” değil, kalıcı yaşam planı haline getirmiş durumdalar. Bu tiplere saygım yok.
- Mağduriyet konforu: Şikâyet etmek üretmekten daha kolay. Sistem bozuk diye isyan etmek bir yerde haklılık payı içerebilir ama bu isyan çoğu zaman hiçbir bedel ödememenin kılıfı oluyor.
- Emeksiz statü hayali: Kimse sıfırdan başlamak istemiyor. Herkes “iyi iş” istiyor ama kimse kötü işi, uzun mesaiyi, düşük ücreti ya da öğrenme sürecini yaşamak istemiyor.
- Sürekli başkalarını suçlama: Devlet, patron, aile, ülke, içinde bulunduğumuz çağ… Suçlu çok ama sorumluluk yok. Hayat ilerlemeyince tek yapılan şey Twitter gibi mecralarda öfke kusmak.
- Ekran nesli miskinliği: Saatlerce video izleyip “mental olarak yorgunum” demek. Bu yorgunluk değil, tembellik. Zihin uyuşmuş, irade körelmiş.
- Bağımsızlıktan korma güdüsü: Kendi parasını kazanmanın getirdiği yükten kaçıp, ebeveyn parasının verdiği sahte güvene sığınılıyor. Sonra da “neden ciddiye alınmıyoruz?” deniyor. Özgün olmazsan, özgür olmazsan sabah neden uyanıyorsun kardeşim?
Açık konuşalım:
25–30 yaşına gelmiş, hâlâ cebinde kendi kazandığı para yoksa bu sadece ekonomiyle açıklanamaz. Evet sistem adaletsiz. Evet şartlar zor. Ama tarih boyunca zor şartlar vardı; ancak bu kadar ''edilgenlik'' yoktu.
Bazı gençler mücadele ediyor, risk alıyor, yurtdışına gidiyor, iş kuruyor, tutunmaya çalışıyor. Onlara saygı gösteriyorum sonuna kadar. Ama geri kalan büyük bir kitle için gerçek şu: Fakirlikten değil, rahatından vazgeçememekten yerinde sayıyorlar.
Asıl anormal olan, yanlışın o kadar yaygınlaşması ki artık doğru garip gelmeye başlasın. İnsanlar sünneti, farzları, edebi bırakıp her türlü yanlışı normalleştirdiği için, bir kişi dosdoğru yaşamaya çalıştığında aşırı, tutucu, eski kafalı damgası yiyor. Halbuki Kur’an’da ve sünnette anlatılan hayat zaten bizim asıl ‘normal’imizdi; namaz, tesettür, helal-haram hassasiyeti, güzel ahlak, haya… Bunlar insan fıtratının gereği.
Yıkamaya müsait alanım olduğu için bu sorunu yaklaşık 2-3 yıl önce yıkama makinesi alarak kökünden çözmüş bulunuyorum. Üstelik aracı yıkarken hem keyif alıyorum hemde yıkamacılardan çok daha temiz ve güvenli şekilde yıkıyorum.
Arkadaşımla arabayı Oto Yıkamacıya giderek yıkatalım dedik. Belli periyotlarda araba yıkatmak için gittiğimiz bir yer...
Eylül ayında İçi-dış araç yıkama için 400 TL alan yerde, fiyat Kasım ayı sonu gelirken 520 TL olmuş!
Tabi, yakın zamanda sonuçta gittiğimiz için fiyat sormadık direk, ne değişti bir anda? Dolar sabit, asgari ücret sabit...
Ücreti zamlı fiyatıyla söyleyince; Yine her zaman ki gibi, diğer birçok sektörde gören fiyatlama bozuklarından dolayı tebessüm ederek ustaya sordum:
''Usta, 2 ay sonra %30 zam yapmak için yıl sonu yaklaşırken ne yaşadın? Yeni yıldan sonra bir %20-25 daha zam daha yaptığında o zaman da 700 TL mi olacak?
3 sene önce 20-30 TL'ye yıkatıyorduk arabayı usta, bu nasıl bir fiyatlama dedim 20-30 kat artış?
Asgari ücret 5.500 TL'den 4 kat arttı bu dönemde, hadi tamam serbest piyasa, serbest piyasa diyoruz da sen fiyatları 20 kat artırmış oluyorsun neredeyse.'' dedim...
Usta dedi ki:
''Maliyetlerimiz artıyor sonuçta, her şeye zam geliyor. İstersen vereyim hortumu sen kendin yıka hocam, sorun yok...''
Ben de dedim ki:
''Zaten öyle olacak, hiçbir maliyetiniz artmadı. Fiyatları bahane edip durup alıştınız enflasyon görmeye, boyuna artırıyorsunuz fiyatları rasyonel olmayan şekilde. Artık kendim yıkarım zaten sorun yok.'' dedim.
2020 yılında 10-20 TL'ye araba yıkatıyorduk. Asgari ücret 2 bin TL'di... Dolar 6 TL'di..
5 yılda 30 kat artış yapıp açıklama yapmaya çalışıyor birde usta...
Asgari ücret 10 kat arttı bu 5 yıllık dönemde. Dolar 7 kat arttı!
Ama, oto yıkamacılar maşallah 20-30-40 kat fiyatları artırdı! Birde rasyonel bir açıklama yapıyor maliyetlermiş...
Fiyatlama davranışları düzelmeden hizmet sektöründe, enflasyonun dizginlenip daha hızlı düşürülmesi zor...
#HizmetSektörü #Enflasyon
@Zkusagiz adamlar dağın başında ya antrenman yada yarış yapıyorlar. yine de yavaş geçmişler hala laga luga derdindeler. O kadar özürden sonra bana bu ukalalığı sergileseler kasti olarak daha hızlı geçerim
Kur’an’da psikolojiye dair çok dikkat çekici ayetler var. İnsanın ruhunu, korkularını, umutlarını ve sabır sınavlarını öyle incelikle anlatıyor ki modern psikoloji kitaplarıyla kıyaslayınca insan hayrete düşüyor. Birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.
@jankovicsamet Bu ne şimdi cidden mağduriyetin bu kadar vardı da seni orada tutan neydi? Demek ki aldığın parada tatlı geldi ki çıkmadın geçeceksin bu dramatik olayları. Kendine bir çıkış gibi düşündün ama emin ol daha da battın tebrikler. (Hakkı Alkan ı sevmem yapmacık gelir her zaman)
Yapılan tabi ki yanlış bir durum ama bir işverenin karşısında lakayt şekilde cevap verirsen tasvip etmesem bile sonucu belli. Ayrıca son dönemde shiftdelete ten çok şahsi hesabın önüme düşüyor. Bir şeyleri yapacaksan öncelikle kuralına göre yapacaksın.
Keşke böyle olmasaydı. Benim bile haberim yoktu bu görüntülerden. Şimdi bir daha izledim. Çok üzgün ve sinirliyim. Konuyla alakalı bir video yarın kişisel YouTube kanalımda olacak.
Bir Fenerbahçe taraftarı olarak yazıyorum.
Görünen köy klavuz istemez diye çok güzel bir atazözümüz vardır.
Fenerbahçe yönetiminin bu becerisi, Mourinho'nun bu futbol anlayışıyla Benfica'yı eleyemeyeceğimiz belliydi. Ki biraz yönetim becerisi olsa, başka bir hoca da takımın başında olsa Benfica rahatlıkla elenir, şampiyonlar ligi hasreti biterdi. Ali Koç, Abdülkerim transferindeki becerisini Kerem transferinde de gösterdi. Almaya kalkıp, transferini çorbaya çevirdiği Kerem'in golüyle elendik.
Yönetim ve teknik direktör yaptıkları hatalarla ligin başında herkese negatif enerji yüklediler. Bu yönetim ve Mourinho ile bırakın şampiyon olmayı şampiyonluğun hayali bile kurulmaz.