❗İzledim, okudum, biraz da bekledim.. İlk kez YENİ Parti hakkında açıkça yazmaya ve eleştirilerimi dile getirmeye karar verdim..
Önce Kuva-yi Milliye diyeceksiniz, Atatürk diyeceksiniz, milliyetçileri ve Atatürkçüleri yeni bir başlangıca davet edeceksiniz ve ardından 41 sayfalık parti programınıza Kürt sorunu, ana dil haktır, eşit yurttaşlık, yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliği ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın tam uygulanması ifadelerini yerleştireceksiniz..
Sonra Space odalarında Yerel yönetimlerin özerkliği nedir, bunu anlatalım diye kavramın teorik ve idari tanımını uzun uzun aktaracak, Türkiye'nin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasi şartları yok sayacaksınız..
Türkçe yazılmış parti programını tekrar Türkçeye çevirir gibi, özerkliğin yalnızca belediyelerin kendi görev alanlarında daha rahat karar vermesinden ibaret olduğunu anlatıp insanların aklıyla dalga geçmeyin.. Metin ortada, kavramlar ortada, Türkiye'de bu kavramların yıllardır hangi siyasi taleplerle birlikte kullanıldığı da ortada..
Sorun bizim kavramın teorik tanımını bilmememiz değil,sizin teorik tanımı öne çıkarıp kavramın Türkiye’deki siyasi kullanımını ve doğurabileceği sonuçları görünmez kılmaya çalışmanızdır..
Elbette idari özerklik ile bağımsızlık aynı şey değildir.. Zaten itirazımız da özerklik eşittir bağımsızlık gibi basit bir denklem değildir.. Mesele, bu kavramın hangi ülkede, hangi tarihsel tecrübe içerisinde, kimler tarafından ve hangi siyasi taleplerle birlikte kullanıldığıdır..
Türkiye, yerel yönetim tartışmasını boş bir zeminde yapmıyor.. Etnik ve bölgesel siyaset yürüten partiler, belediyeler üzerinden yaşanan ağır tartışmalar, terör ve ayrılıkçılık tecrübesi ortadayken belediye özerkliğini yalnızca tarafsız bir idare hukuku meselesiymiş gibi anlatamazsınız..
Ülkede bunların hiçbiri yokmuş, kavramın üzerine hiçbir siyasi anlam yüklenmemiş gibi davranıp özerklik üniter devlete aykırı değildir demek, gerçek soruya cevap vermek değildir..
Çünkü tartışılan şey, bir hukuk kitabında özerkliğin nasıl tanımlandığı değil, Türkiye'nin somut şartlarında idari ve mali özerkliğin hangi yetkileri, hangi kurumlara ve nasıl bir siyasi ortam içerisinde devredeceğidir..
Türkiye'de vatandaşların hukuk, ekonomi, eğitim ve kamu hizmetleri alanında yaşadığı gerçek sorunları çözmek başka şeydir, milyonlarca Kürt kökenli yurttaşı tek ve homojen bir siyasi toplulukmuş gibi Kürt sorunu başlığı altında yeniden tanımlamak başka şeydir..
Kürt vatandaşların tamamının ortak bir etnik statü, özerklik veya farklı vatandaşlık tanımı talebi de yok.. Türkiye'de milyonlarca Kürt kökenli yurttaş kendisini Türk milletinin eşit bir parçası olarak görerek, hayatını ayrı bir etnik siyasi statü talebi üzerinden de kurmamaktadır..
Buna rağmen siyasal dilde Kürt sorunu, Kürt oyları ve eşit yurttaşlık ifadeleri öylesine yerleştirildi ki, belli siyasi çevrelerin talepleri bütün Kürtlerin ortak iradesiymiş gibi sunulmaya başlandı.. Kürt vatandaşları tek bir siyasi kimliğe mahkûm eden ve onları Türk milleti tanımının dışına iten de tam olarak bu dildir..!
Bireylerin kültürünü ve dilini yaşatma hakkını savunmak başka şeydir, ana dil, eşit yurttaşlık, Kürt sorunu ve yerel özerklik kavramlarını aynı siyasi paket içerisinde sunmak başka şeydir..
Üstelik mesele yalnızca bunlarla da sınırlı değil.. Anayasa'nın 66. maddesi, "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür" diyerek vatandaşlık tanımını açıkça ortaya koyarken, parti programında bunun yerine "Cumhuriyetimize yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir. Türk milleti bu anlayışla tanımlanır" denilmiş..
Madem aynı şeyi söylüyorsunuz, Anayasa'daki açık tanımı neden olduğu gibi kullanmıyorsunuz? Türktür demek yerine neden yalnızca eşittir deyip Türk milletini ayrıca ve muğlak bir biçimde yeniden tanımlama ihtiyacı duyuyorsunuz?
Bu kelime tercihi, programdaki eşit yurttaşlık, Kürt sorunu, ana dil ve yerel özerklik başlıklarıyla birlikte okunduğunda elbette sorgulanacaktır..!
+
AKP her yeri kazanıyor ama yavaş da olsa halkı kaybediyor. Halkı kazanma potansiyeli yüksek olanlar da özgürlük+adalet+refah+güvenlik denkleminde güven veren tutarlı bir program-kadro-liderlik ortaya koyamıyor. Ülke ise kan kaybediyor. Ümit var mı? Kaybetmekten kötüsü yok!
“Hayat şerefle tamamlanması gereken bir yolculuktur.”
Sanıyorum Can Yücel’in bir şiirinde vardı bu cümle. Ülkemizde bir kısım siyasetçinin hiç nasiplenmediği bir durum!
Hulisi Akar’ın, 3 Milyon liraya cami yaptırdığı bir yerde, Zeki Müren bütün servetini Mehmetçik Vakfına bağışlıyorsa, bizim gözümüzde “PAŞA” ZEKİ MÜREN’dir….
#KTLEV
Düşüş trendinden çıkması için 155₺ üzerinde kalıcı olmalı
Eğer direnç üstü kalıcı olmazsa 140₺ seviyelerine sarkar!!
Alım tepkimeleri gelmesi şart ve gelecekte!!
#bist100#borsa
Endeks günü -%0,43 düşüşle 14.077 puanda tamamladı
Allahtan faiz oranı sabit kaldı yeğenlerim
Faiz oranı yükselse kim bilir neler olurdu
#bist100#borsa
#METEN halka arz sonuçları açıklandı
Toplamda 961.387 kişinin talebi başarıyla karşılandı
Yurt içi bireysel yatırımcıya en fazla 96 lot pay dağıtımı yapıldı
Bu yoğun katılım halka arzlara olan ilginin devam ettiğini bir kez saha gösterdi yeğenlerim
Tavanı bol olsun inşallah
#bist100 #borsa
Yeni bir #Sanayi hissesi yazacağım
-Tavan Tavan gidecek
-En ucuz sanayi hisselerinden
-Hisse dipten uyanıyor
-Hedef ℅300 kâr
"Beğen ve yoruma “SANAYİ” yaz MESAJ kutuna bak.
#bist100
Günün son analizi #CVKMD
Yeğenlerim savaş durumundan kaynaklı düşüş yapmasını beklediğim bir hisse
35₺ desteği kırılırsa hisse 31₺ lere kadar düşer..
#bist100#borsa
Türk Milli okçu Mete Gazoz, Okçuluk Dünya Kupası klasik yay erkekler finalinde İtalya'dan Mauro Nespoli'yi mağlup etti ve altın madalyayı kazandı.
Altın madalya töreninde İstiklal Marşı okundu. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Yeğenlerim takip listeme aldığım defter değeri aşırı ucuz hissemi saat 17.00 da paylaşacağım
Desteklerinizi ve beğenilerinizi pek göremiyorum bugün
Gönderilerimi görüp beğeni butonuna basmayı unutmayın !!
#borsa