Yıl otuz sekiz on kasım perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe
Yaman esmiş Dolmabahçe’de rüzgâr
Gerçek olamaz olsa olsa bir düş
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş
Böyle toptan bir yas nerde görülmüş
Beraber ağlıyoruz kurtlar kuşlar...
C.S.Tarancı
Madımak, yalnızca Sivas’ta yitirdiğimiz canların değil; bu ülkenin vicdanında açılan derin bir yaranın adıdır.
2 Temmuz 1993’te aramızdan koparılan aydınlarımızı, sanatçılarımızı ve yurttaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Bu acı bize; eşit yurttaşlığın, laikliğin, birlikte yaşama iradesinin ve toplumsal barışın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Onların anısı, daha demokratik ve daha adil bir Türkiye mücadelesinde yaşamaya devam edecek.
#UnutMADIMAKlımda
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
Sevgili Kardeşlerim, Değerli Yol Arkadaşlarım,
Bir Kurban Bayramı’na daha hazırlanırken; içimizde geçmişin muhasebesini, yüreğimizde ise geleceğin umudunu taşıyoruz.
Bayramlar; hakikate sımsıkı sarılmanın, kardeşliğin yıkılmaz köprüsünden yürüyerek birbirimize yeniden ulaşmanın günleridir.
Bizler; tohumları aynı toprağa savrulmuş, yorulanların gölgesinde dinlendiği, her esen rüzgârı birlikte göğüsleyen ve kökleri birbirine sımsıkı bağlı büyük bir çınarız.
Ne yalanlar ve iftiralar ne de aramıza örülmek istenen duvarlar, bu kardeşliği bozabilecektir.
Bizim en büyük gücümüz; dürüstlüğümüz, birbirimizin gözünün içine bakarken saklamadığımız o saf hakikat ve aynı yola duyduğumuz sarsılmaz inançtır.
Bu Kurban Bayramı; eksilmeyecek kardeşliğimizin, büyüyecek umudumuzun ve ortak mücadelemizin en güçlü işareti olsun.
Hepinize sağlık, huzur ve umut dolu bayramlar diliyorum.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde birlikte görev yaptığım, geçmiş dönem Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı, kıymetli ağabeyim Fahrettin Kayhan’ı kaybettik. Çok üzgünüm. Ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.
#FahrettinKayhan
Çok çok çok üzgünüm Gülşah Başkanım. Seni hep gülen yüzünle, hoş sohbetinle, heyecanınla hatırlayacağım. Yattığın yer incitmesin.
Ailesine, partimize ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.
#GülşahDurbay 💔
Cumhuriyet Halk Partimizin 6. Genel Başkanı Altan Öymen’i kaybettik. Nezaketiyle, duruşuyla eşsiz bir insandı. Ailesine, sevenlerine ve partimize başsağlığı diliyorum.
#AltanÖymen
Acımız çok büyük.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’i zamansız kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşıyoruz.
Ailesine, sevenlerine ve Manisalılara baş sağlığı diliyorum.
Mekanı cennet olsun.
#FerdiZeyrek
7. Genel Başkanımız Sayın @kilicdarogluk 'na yönelik uzun zamandır yürütülen iftira kampanyasını ve bu hadsiz saldırıların arkasındaki trolleri, bu trollerin iplerini tutanları kınıyorum.
Kulakları sağır, gözleri görmez olmuş olanlara bir hatırlatma 👇🏼
Sırrı Süreyya Önder’i kaybettik.
Hoş adamdı, iyi adamdı, renkli adamdı. Güzel ülkemin güzel renklerinden birine karşılık gelen barış seven, sanat seven bir adamdı.
Tanımaz ama uzaktan severdim.
Tüm sevenlerine sabır ve kalp ferahlığı dilerim.
Mekanı cennet olsun.
@sirsureyya
Partimizin 21. Olağanüstü Kurultayı’nda Genel Başkanlık görevine yeniden seçilen Sayın Özgür Özel’i,
Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeliklerine seçilen arkadaşlarımı tebrik ediyor ve başarılar diliyorum.
@herkesicinCHP
“Biz, gölgemiz olsun ve milletimiz hiçbir tehditten korkmasın diye güneşin altında durmayı görev bilen bir gelenekten geldik.
Selam olsun, güneşin altında durabilmeyi göze alanlara…”
@kilicdarogluk
Partimizin bu hafta sonu yapacağı olağanüstü kurultayında Genel Başkan adayı olmayacağım.
Aday olmam için imza toplayan, ısrar eden ve çalışan bütün kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum.
Aday olmama kararımın nedeni;
“Aday olursan yüzüne tükürürler.” diyen siyasetçilerin tehditleri değildir çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım.
Aday olmama kararımın nedeni;
“Aday olursan taşlarlar.” söylemi ile organize edilmiş linç kampanyalarından korktuğum için değildir çünkü yürüdüğüm yolda ölüm dahil hiçbir korkuya yer vermedim, korkmam!
Aday olmama kararımın nedeni;
“Hangi yüzle aday olacaksın!” diyen, sözüm ona muhalif sanılan, müesses nizamın askerleri ve paranın tetikçileri olmuş medya mensuplarının iftiraları değildir çünkü ülkem ve partim için verdiğim mücadelem milletimin vicdanına emanettir.
Aday olmama kararımın nedeni;
Partimizi iç çekişmelere sevk etmemek,
dikkatleri mücadele alanından başka alanlara çekmemek içindir.
Kurultayımız milletimize, ülkemize ve partimize hayırlı olsun.
Biz, gölgemiz olsun ve milletimiz hiçbir tehditten korkmasın diye güneşin altında durmayı görev bilen bir gelenekten geldik.
Selam olsun, güneşin altında durabilmeyi göze alanlara…
Millet iradesine darbeye karşı milyonlar olarak bir araya geliyoruz. 15,5 milyonun kararıyla Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu'na özgürlük için buluşuyoruz!
Türk bayrağımızı al, gel. Beraberken çok daha güçlüyüz. 🇹🇷
🗓️29 Mart Cumartesi
🕐12.00
📍Maltepe Sahili Miting Alanı | İstanbul