Murat (Soyadını ağzıma alamıyorum bizim oralarda çok ayıp bir şey) buyur burada haksız yere bir tekfirini yaz Halis Hoca'nın. Bir ayete, hadise dayanmıyorsa, ümmette şaz kaldığı bir konuysa senden ve camiandan özür dileyeceğim. İspat edersem sen de twitter da soyadını değiştireceksin kabul mü?
Ebû Hanîfe’ye nispet ettiğin kitabın Ebû Hanîfe’ye nispeti kesin değildir. Kitabı aktaranların senedi şöyledir:
Muhammed ibni’l Mehdî El-Huseynî , İshâk ibni Mansûr’dan, o da Ahmed ibni Alî Es-Suleymânî’den, o da Hâtim ibni Akîl El-Cevherî’den, o da Ebû Abdullah ibni Semâa Et-Temîmî’den, O da İmâm Ebû Yûsuf’tan, o da Ebû Hanife’den.
Bu rivayet zinciri bilinmeyen birçok adamla doludur: Muhammed ibni’l Mehdî El-Huseynî , İshâk ibni Mansûr, Ahmed ibni Alî Es-Suleymânî, Hâtim ibni Akîl El-Cevherî hiç tanınmayan kişilerdir. Ravinin eksiksikliği esere zan bulaştırır. Ve zannın bulaştığı ise hak olma özelliğini kaybeder:
‘Zan haktan yana hiçbir şey ifade etmez.’ (53/Necm, 28)
"Ebû Dâvûd (rh) Mesâil’inde şöyle der: “Namazları Cehmî imamların kıldırdığı dönemde Ahmed’e cuma namazlarını sordum. ‘Ben iade ediyorum, sen de ne zaman ‘Kur’ân mahluktur’ diyen birinin arkasında kılsan namazını iade et.’ dedi.” (Mesâilu’l İmâm Ahmed Rivâyetu Ebî Dâvud, s. 64)
“İmam Mâlik’e, kaderi inkâr edenlerin arkasında namaz
kılma hakkında soruldu. Soru sorana, ‘Sana (isteğin)
sorulursa arkasında namaz kılma.’ dedi. Adam, ‘Cumayı
da mı kılmayayım?’ diye sorunca, ‘Evet, cumayı da kılma.
Şayet ondan korkar ve sakınman gerekirse onunla kıl,
ancak öğlen namazı olarak iade et.’ dedi.” (El-Mudevvene, 1/177)
“Halife Me’mûn’un, ‘Kur’ân mahlûktur.’ fitnesini izhar
ettiği günden itibaren İmam Yahyâ ibni Maîn, cuma namazlarını dahi iade etmiştir.” (Es-Sunne, Abdullah ibni Hanbel, 76)
Kâdî İyâd (rh) şöyle demiştir:
“İshâk İbni Azire'yi, İbnu Ebî Yezîd övmüştü. Çünkü ona Ubeydîlerin hatiplerinin hükmü soruldu ve denildi ki:
‘Hatipler sünnet ehlidir.’ İbnu Azire, onlara şöyle dedi:
‘O hatipler, dua ederken minberde “Allah’ım, Sen Hâkim kuluna ve yeryüzünün vârislerine salât getir” demiyorlar mı?’
‘Evet’ dediler.
Bunun üzerine İbnu Azire şöyle dedi:
‘Peki, bir hatip, hutbesinde Allah’ı ve Resûlullah’ı (sav) övse, övgüsünü güzelleştirse, fakat sonra "Ebû Cehil cennettedir" dese, kâfir olur mu?’
‘Evet’ dediler.
İbnu Azire: ‘O hâlde, dua ettiği Hâkim, Ebû Cehil’den daha kötüdür’ dedi.
Bu mesele Dâvud’a da soruldu. O şöyle dedi:
‘Onlar için hutbe veren ve cuma günleri onlara dua eden hatipler kâfirdir. Tevbeye çağrılmadan öldürülürler. Zevcesi ona haram olur, mirasçı olamaz, kendisine de miras verilmez. Tüm ahkâmları kâfirlerinki gibi olur. Arkasında korkuyla namaz kılan kimse, namazını iade eder. Kaçma imkânı olan, o yerde ikamet etmez; çoluk çocuğunun çok olması da bir özür değildir.’
Keyrevân âlimlerinden El-Kirânî’ye de soruldu:
‘Ubeydîlerin kendilerine dua etmeye zorladığı bir adam ya onlara dua edecek ya da ölümü seçecek, ne dersiniz?’
O da şöyle cevap verdi:
‘Ölümü seçecektir. Kimsenin bu konuda bir özrü olamaz. Ancak Ubeydîler o beldeye girdiğinde onların durumunu bilmeyenler müstesnadır. Fakat onların hâlleri anlaşıld��ktan sonra herkesin kaçması gerekir. Orada ikamet edip kaçmayan kimsenin bir mazereti yoktur. Çünkü Allah’ın şeriatının iptal edilmesinin talep edildiği yerde ikamet etmek caiz değildir. Orada bulunan bazı âlimler ise Müslümanların dinlerinde fitneye düşmemesi için kalmaktadır.’
Hubeyb İbni Hamdûn, El-Kattân, Ebû’l Fadl El-Mumessî, Mervân İbni Nasrûn, Cebniyânî, Sibâî de bu görüşü savunur ve böyle fetva verirdi.”
(Tertîbu’l Medârik ve Takrîbu’l Mesâlik, 7/275-277)
@acaibandgaraib Arapça yazıyor diye İslâm’da olmuş olmuyor. Müşriklerin adetleri de Arapça yazılıyor. İslâm’da;
“Tırnak kesme şekli veya tırnak kesme için günlere dair Nebi'den (sav) herhangi bir şey gelmemiştir.”
(bkz. El-Mesnû' fî Ma'rifeti'l Hadîsi'l Mevdû', 215)
@usameyldrm_ Usame senin kadar hocasına sadık birini görmedim. Ne hata yaparsa yapsın arkasındasın. Atatürk’e rahmet okuyup Mevlüt tertip etse yine de kendisine kalkan olursun.
Kendi usülünüze göre meseleyi güzel izah ettiniz. Size katılmadığım hususlar var. Özce; Bu konuyu diğer kapalı meseleler gibi görmeyip avamın şiayı tekfirde duraksamaması gerektiği kanısındayım. Katıldığım hususlar da var. O yüzden tekfir konusunun detaylarına başlangıç seviyesinde olanların bulunduğu ortamda değinmeyeceğim. Teşekkür ederim kanaatleriniz paylaştığınız için.
@VezniAruz_@OncuReels ühd ve Rekaik kitaplarında ya da hadis kitaplarında ilgili bölümlerde bu minvalde birçok hadis var. Bunları okuyanlar hep örnek almak için okudular. Ben bu kişilere sizin yaptığınız eleştiriden yapanı görmedim.
@tly_Ungodly ‘Karısıyla sahile gidenler, dekoltesini açanlara binaen söylüyorum.’
Hem dinimizde hem örfümüzde hem raconda kadınını kiloduyla ya da dekoltesiyle el erkeğinin önüne salanlar deyyustu/r. İtibarları yoktu. Yeni türediniz. ‘Alın karımla sex takıntınızı yenin’ demiş oluyorlar.
@Elsadbinmuaz Dur bi yavaş ol. Vur dedik öldür demedik. Konunun şirk ile bir alakası yok. Bu akımı zaten muvahhidler başlattı. Kıymetli hocalardan fetva almışlar. Sadece katılma sebebimi söyledim ben. Ortada tekfirlik bir durum yok.
@SeydaMFKonyevi Derdinize derman aramışsın lakin derdiniz büyük. Tarihte Cübbeli kadar sinsi, kalleş bir düşman var mıdır bilemiyorum. İşiniz zor maalesef
@aydogmusfarukk @Nettvhd @ismailhunerlice Bak kardeşim yukarıyı oku ve Ebu Davud ile Tirmizi’nin saydığı isimlere bak. Kimler çorap üstü meshi meşru görüyor görürsün.
Şiayı Müslüman görmüyorum. Profil resmimdeki kişiyi tanıyor musun bilmiyorum ama Şia eleştirisinde en başarılı kişilerden.
@MuratGezenler Nazzam İbnu Hazm’ın Güvercin Gerdanlığı kitabında zikrettiği Nazzâm mı? Akaid alimi olup hristiyan erkeğe aşık olduktan sonra teslis inancını öven kitaplar yazan.
Pardon ama hangi gavur çoraba mesh yapıyor. Bakın size ümmetin Mıhaddislerinin en büyüklerinden ve en muteber eserlerinden nakiller aktardım. Birçok sahabenin ve tabiînin böyle amel ettiğini yazdım bakabilirsiniz. Hocanızı savunacağım diye kendi ayaklarınıza sıkmayın. Kim demiş keyfi cünüp gezmez. Uğursuzluk inancı var bunun temelinde ki bu da cahiliyet kalıntısıdır.
Biri diğerini cehaletle suçluyor. Belki aynı karede yer almak istemiyordur. Muhtemeldir.
Kendimde bu hocalardan istifade ettim ediyorum da. Mehmet Emin hocanın İmam Şevkani’nin uydurma hadisleri derlediği kitabına yazdığı çok başarılı mukaddimesi geldi hemen aklıma mesela. Diğer hocalarında istifade edilecek yönleri çok. Allah (cc) çalışmalarını onlar ve bizler için faydalı kılsın.