@AyhanDadaloglu Riba = faiz = haram kazanç.
Fazl = lütuf, ödül, ecir.
El-fâizûn = kurtuluşa erenler.
Bu kavramların birbirine karıştırılması, hem terminolojik hem de fıkhî açıdan hatalıdır. Kur’an’ın tutumu nettir: faiz/riba haramdır, ticaret ve üretimden doğan kâr ise helâldir.
Şimdiye kadar üretilmiş en ayrıntılı insan hücresi 3D rekonstrüksiyonlarından biri...
Bu görsel, X-ışını tomografisi, nükleer manyetik rezonans (NMR) ve kriyo-elektron mikroskopisi verilerini birleştirerek, tek bir ökaryotik hücrenin içinde sıkışmış olan şaşırtıcı moleküler karmaşıklığı ortaya koyuyor.
Dışarıdan basit görünen şey, aslında moleküler makineler, zarlar, proteinler ve organellerin hepsinin birlikte çalıştığı inanılmaz derecede yoğun bir dünyanın ta kendisidir.
Bu sadece bir hücre. Ve vücudumuzda tahminen bunun gibi 30 trilyon hücre var.
Bütün hücreler birbiriyle haberleşiyor, beraber çalışıyor.
Gel de Yaradan'a inanma.
BEYİN SÜPÜRGESİ KARABAŞ OTU
İbni Sina'nın eseri olan el-Kanun fi't- Tıp eserinde, Karabaş Otu için:
“Akli melekelere kuvvet verir, ruhta birikmiş duygu yükünü temizler, zihne bulanıklık veren düşünceleri; uyku ve uyanıklık halindeki korkuyu, kişiye baygınlık veren arazları, aklî kaymayı (dikkat dağınıklığı), cinnete sebep sevdayı (burada sevdadan kasıt sinir hasarı), insana musallat olan beşer korkusunu (sosyal anksiyete), er kişilerde deligöz durumunu (gözde kuruluk ve kontrolsüz seyirme, tik), eylemî yürümede aksaklık işlemede soğuk titreme (el-ayak nöromotor bozukluklar) durumlarında beyni ve ruhu temizler...şeklinde bahsetmektedir. "Beyin Süpürgesi" deyimi beyin ve ruhtaki manevi bozuklukları süpürmesinden gelir.
İnsan sağlığı için onlarca faydasını biliyoruz; iltihap kurutmadan bağışıklık ve vücut direncini artırmaya, kanserle savaşıp kan şekerini düzenlerken tıkalı damarları açmaya ve kalbi güçlendirmeye kadar say say bitiremeyiz.. ama beyin farklı ve özel bir konu. Burada da bize böyle bir fayda sunabiliyor şifalı karabaş otu. Aynı zamanda uykusuzluk, öfke problemleri, sigara ve alkol bağımlılığına karşı da etkili.
KULLANIM: 1 yemek kaşığı kadar bitkiyi 10 dk demleyerek, günde 3 fincan çayını aç karnına içmek.
“Ciğerlere inmiş” ve “zatürre başlangıcı” sözleri şu günlerde çok sık duyduğumuz, hastaları ve bilhassa anneleri korkutmaktan, uykularını kaçırmaktan başka bir işe yaramayan, bilimsel temeli olmayan saçma sapan tabirlerdir. Bunlarla anlatılmak istenen ve bu günlerde çok fazla gördüğümüz klinik tablo bir bronş hiperreaktivitesi yani bronş hassasiyetidir.
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
BİR UMUT TİCARETİ; KANSER TEDAVİLERİ
************************************
Dr.UĞUR YILMAZ
"Sağlığın Karanlık Yüzü" isimli kitabında günümüzdeki kanser tedavilerinin gerçek yüzünü anlatmış...
Benim bu kitaptan özet ile anladığım şu;
Kanserin bir tedavisi yok, kimsenin ne yaşamı uzatılıyor, nede iyileştirilen bir kanser hastalığı var. Bazı kanser teşhisleri ise gerçeği yansıtmıyor.
Ancak bir şeyler iyi gittiğinde modern tıp buna sahipleniyor, kötü gittiğinde ise Allahtan oluyor.
Ör; Çok ünlü sanatçıların-iş adamlarının, çok lüks hastanelerde gördüğü, çok pahalı tedavilerden sonra (Bütün çabalara rağmen?) yaşatılamadığını haberlerde sürekli görüyoruz.
"Çok ileri seviyede kanser" denilen hastalar uzun yaşayabildiği gibi, hastalığı erken teşhis edildiği iddia edildiği durumlarda da kısa süre içinde hasta ölebiliyor. Yani kanserli hastaya ömür biçilmesi bir yalandan ibaret.
Kanserli bölgenin ameliyat ile alınmasının ise tedavi edici bir özelliği yok veya bu ameliyatlar yaşam süresini uzatan uygulamalar değil, kanser belli bir bölgenin değil, bütün vücudun hastalığı.
Kanser vücudun yabancı kimyasallara bir tepkisi.
Kent hayatı, içtiğimiz su ve gıdalar, hava kirliliği vs. yani doğal olmayan, kimyasallar ile dolu yaşam ortamı ve tarzımızın bir sonucu.
Nadiren kanserin oluşturduğu kitlenin (örneğin bağırsağı tıkaması gibi durumlarda) bir rahatlama sağlanabiliyor, ama yinede bu da yaşam süresine etkili değil.
Kemoterapi ve ışın tedavisi ise vücut savunma mekanizmasına zarar verdiği, iştahı kestiği için daha erken ölüme ve hastanın kalan ömrünü acı içinde geçirmesine sebebiyet veriyor.
Dr. Uğur bey bu güya tedavileri (Yanlızca yerli ve yabancı kaynakları araştırması sonucu değil) uzun yıllar hastaları üzerinde bu tedavileri uygulaması ve bu hastaları takibi neticesinde edinmiş, çok sayıda kanser hastasını ameliyat etmiş veya bütün ısrarlara rağmen ameliyatı reddetmiş.
Ancak çok güçlü bir algı operasyonu ve pazarlama stratejileri ile, ilaç kartelleri ve uzantısı olan Türkiyedeki özelleşmiş Sağlık Sektörü (Devlet-Üniversite hastanelerinin dahi sadece binaları kamuya aittir, burada verilen hizmet de özeldir, bu SGK ile yapılan hizmet satın alma sözleşmesi ile verilen özel sağlık hizmeti satışıdır.) insanlar bir makine imiş, her insanın fizyolojisi farklı değilmiş gibi bu standart uygulamaları dikte ediyor.
Ancak kanser tedavileri ÖZELLEŞMİŞ SAĞLIK SEKTÖRÜ için çok büyük bir kazanç kapısı, buna karşı çıkanın (Modern tıp dini tarafında) aforoz edilmesi kaçınılmaz.
Yani tedavi değil, UMUT SATILIYOR. Kısaca buna müthiş pazarlamacılık teknikleri ile donatılmış UMUT TİCARETİ diyebiliriz.
Ve insanlar da duymak istedikleri yalanlara inanmaya meyilli oldukları, hasta yakınları da sevdikleri insan için ELLERİNDEN GELEN HERŞEYİ YAPMIŞ OLMAK İÇİN, bu acı verici, pahalı ama işe yaramaz prosedürleri İHMAL ETMEKSİZİN ve atlamadan uyguluyorlar.
Yukarıda bu konuda çektiği video ve kitabındaki 12 sayfalık ilgili bölümü (Sayfa sayfa) aşağıda paylaşıyorum.
👇
https://t.co/H0KLuhMqIH
1.SAYFA
Dünyanın En Etkileyici Altyapı Projelerinden Biri. 🧵
Hindistandaki Kanal Güneş Enerjisi Projesi: 532 km uzunluğunda Narmada kanalları ağı üzerindenelektrik üretiyor.
Hem arazi tasarrufu sağlıyor, hem buharlaşma kayıplarını azaltıyor, hem de panellerin serin kalmasını sağlıyor.
🔴REFLÜ.... (yapılan hata)
➖️Önce şunu yazayım, sonrası daha iyi anlaşılır.
▶️Reflü mide asiti yuksekligi degil "MİDE ASİTİ EKSİKLİGİ" sebepli olur..
⛔️Yani: Reflü sebepli aldığımız her anti-asit (talcid,rennie,metsil vs) ve her PPI (lansor,nexium,esopral vs) Reflüyü azaltmsz, ARTIRIR...
📍NOT : Gastrit ve Reflü farklı durumlar...
🔴MEKANIZMA
💧Mide asiti :
Hidroklorik asit+ potasyum klorit + NaCI (tuz)..bunlardan oluşur ve midede parietal hucreden salınır
💧pH değeri 1-3 arasıdır. Yani öyle asidikki tahta masaya dök, cam masaya dök, her iki masayıda deler..
💧Mideyi niye delmiyor? Aslında onu da eritiyor ama miide mukozasi mideyi koruyor ve bu yapı da 14 günde bir yenilenileniyor...Aksi halde zaten mide delinirdi..
⭐️İste bu mide asitinin yemek borusuna doğru kaçmasına ve zarar vermesi durumuna REFLÜ diyoruz...
➖️Boğazda yanma, ses tellerinde hasar oluşur...
💧Aslinda mide ile yemek borusu arasinda bir kapak var. (Özefagus sfinkteri)....Bu kapak yukardan gıda/besin gelince aşağıya dogru açılır, ama yukariya doğru kapanir bir sey gecmez. Yani mideden bogaza dogru bir şeyin geri gitmesine izin vermez.
🩸🩸AMA.....Bu kapak midede asit varsa kapanır. Mide pH'ı 3 üzerine çıkarsa asitlik azalır ve kapak tam kapanmaz...
⭐️Mide asiti pH 1-3 arasıydı ya, eğer 4 olursa bu kapakta yukariya açıklık baslar. 3-4 arasinda normalde 1 rakam car ama asitlik derecesi açısından 10 KAT FARK VAR...Yani Öyle 1 farktan ne olacak denilecek bir şey degil
💧Boğazımızda pH seviyesi 7....Yani ne asit ne baz, neredeyse nötr...4 pH mide için az, ama bogaz için aşırı asit demektir.
💧Bu asit boğazı yakar, ses tellerine zarar vermeye baslar....
➖️Akla ilk gelen sey;
▶️Mide çok asitli hemen bi GAVİSCON içeyim, ya da Talcid, Metsil çiğneyeyim...
💧Çiğne bir talcid,iç bir kaşık gaviscon,yemekten oncede Nexium al...ohhhh ne güzel, bitti gitti.....!!
➖️Elbette ki bitmedi, bitmezde...
💧Anti-asit gider midedeki pH'ı 5-7 arasına yukseltir, daha bazik yapar...bu bogaza gelirse yakar mı? Yakmaz, çünkü bogazda da seviye 7 civari...
💧Hasta derki, Gaviscon bana çok iyi geliyor, Boğazım yanmaz oldu, Reflüyü kesiyor...
🩸Iyi de sen anti,asit kullandikca midede asit azaldı, asit azaldıkça kapak (mide ustunde sfinkter), biraz daha açıldı...!
💧Olsun rahatladık...ama mide parietal hucre asit uretmeye devam ediyor. Aradan 3-4 saat gecer mide PH yine 4 olur ve KAPAĞİ DAHA DA AÇMIŞTIK...Yine bogaz yanar...
💧isterseniz bir kaşık gaviscon daha içelim, Çünkü az önce iyi gelmisti....!
Maalesef aynen böyle yapılıyor...Hasta bir kısır döngüye girdi..
🟢Konunun mide ve sonraki tarafını yazıp,yapılması gerekenleri yazacam...
🔸️Asitsiz bir mide varsa midenin altında ki bagirsaklara (duedunum) baglanan kapakta açılmaz...
🔸️Çünkü sistem diyorki "aga yukarda asit yok,Henüz gerekli sindirim, parçalanma olmadi,ben kapağı açıp bunu bagirsaklara almam"
🔸️Besinler midede un tarhanasinin ilk.hamur hali gibi mayalanıyor,fermente oluyor...
🔸️Mide davul gibi şişti..Sindirimde yok, taş gibi...
➖️Hasta maden suyu içer.....! (Maden suyu baziktir, mide asiti biraz daha azalır)-
▶️PEPSİNOJEN: Bu molekul Mide asiti ile reaksiyona girerek PEPSIBlN enzimine dönüşür
🔶️Bu Pepsin ne yapar? Proteinleri sindirir.... et,tavuk balik,yumurta vs yedik.....Anti-asitte ictik...
🔸️Mide asitini yok ettik..
🔸️Asit olmayinca Pepsinojende pepsine donusmedi...ET ERIMEZ...
📍Mide asiti olmayinca safra tuzlarida,pankreas enzimleride salinmaz...Bunlar duedunuma gelecek olan simdirim enzimleri....
💧Sindirilmeyen besinlerle dolu bir
Mide....Ama zorlar,zorlar ve alt kapağı ittire kaktıra açar...
💧Mide asiti ile parcalanmamis, sindirilmemis besinler ve mayalanmıs besinler bagirsağa geçer....bagirsaklarda gaz olusur ve şişer..
.
👇DEVAMI ALT TWİTTE 👇
Amerikan tıp kütüphanesinden okuyalım özelliklerini
Açıklama
Eupatolid, birkaç Inula türünden izole edilen, formülü C15H20O3 olan bir germakranoliddir. Kanser karşıtı özellikler gösterir. Antineoplastik bir ajan ve bir bitki metaboliti olarak rol oynar. Bir germakranolid, bir homoalilik alkol, bir sekonder alkol ve bir gama-laktondur.