@cengizyatak@aricifurkan Avrupa'da kışın ev içi derece 18 dereceden yukarı cikartmiyorlar adamlar soğuğa alıştıkları dan yazın sıcak artislarinda direk etkileniyorlar
ÖZÜR DİLİYORUM
Üç çocuğum var. Eşimle ben doktoruz. İkimiz de çalışıyoruz; didiniyoruz, eksiliyoruz, destek arıyoruz ve ancak öyle çocuklarımızı özel okulda okutabiliyoruz. Bunu bir ayrıcalık gibi taşıdığımı sanmayın. Tam tersine, bu memlekette eğitimde fırsat eşitliğinin nasıl çöktüğünü her gün içimde bir utanç ve acıyla yaşıyorum.
Mesele artık sadece eğitim de değil. Güvenlik duygusu da çöktü. İnsan, çocuğunu hangi okula verdiğini değil; o çocuğun nasıl bir ülkede büyümeye çalıştığını düşünmekten yoruluyor. Orta sınıfın, beyaz yakalının, yıllarca okuyup emek vermiş insanların geldiği yer burası: Daha iyi bir hayat kurmak değil, sadece evladını biraz daha az riskin içine bırakabilmek için çırpınmak.
Ben bu düzenin kazananı değilim. Ben de mağduruyum. Sadece çöküşün biraz daha geç vurduğu kesimlerden biriyim. Bu yüzden, benimle aynı şartlara sahip olmayan; çocuğunu devlet okuluna mecburen gönderen, servis parasını, beslenme çantasını, güvenliği, geleceği dert eden bütün vatandaşlarımdan içim ezilerek özür diliyorum. Aramızdaki fark bir başarı farkı değil; bu bozuk düzenin insanları eşitsizliğe zorlamasının sonucudur.
İnanın, bunun böyle olmaması gerektiğine bütün kalbimle inanıyorum. Bir çocuğun kaderi, anne babasının geliriyle; bir ailenin huzuru, cebindeki son parayla; bir toplumun geleceği, çaresizce yapılan bireysel kaçış planlarıyla belirlenmemeliydi.
Sağlıkta da tablo farklı değil. Orada da eşitlik masaldır artık. Parası, bağlantısı, erişimi olanla olmayan arasında bazen teşhis kadar, bazen tedavi kadar, bazen de hayat kadar fark var.
Bir ülke, kendi çocukları arasında bu kadar derin bir kader uçurumu oluşturuyorsa, orada sadece ekonomi değil vicdan da çökmüş demektir.
PAKİSTAN ve HİNDİSTAN GERİLİMİNE DAİR
• Muhammed Ali Cinnah'ın stratejik körlüğü neticesinde din ekseninde bölünerek bir İslam yurdu olmaktan çıkarılan Hindistan 1947'den beri müslümanların zulüm gördüğü Asya'daki İsrail'e dönüşmüş durumdadır.
• Zorunlu olmayan ama oldukça sorunlu/kanlı bir bölünmeyle bağımsızlığını ilan eden Hindistan 1947'den günümüze kadar İngilizlerin dolaylı sömürgesi olarak varlığını koruyabildi.
• Hindistan Jammu Kashmir'in #Pahalgam kentinde 22 Nisan'da vukû bulan ve 26 sivilin öldüğü Şaibeli ve Kontrollü bir Terör saldırısı ile elde ettiği işgal vizesiyle Pakistan'ı işgal etmek istiyor.
• Bir İndo-Aryan topluluklar ülkesi olan Hindistan için Indus Vadisi Hind Milletinin hayatla buluşarak yaratıldığı bir coğrafya olarak kabul görür.
• Hindistan'da ayrıca İndus Nehir Sistemine kaynak olan Keşmir (Azad Kashmir, Aksai Chin ve Jammu Kashmir) Hind medeniyetinin, Hind dili ve kültürünün doğduğu Kutsal Topraklar olarak kabul edilir.
• Eğer Hindistan bölünmemiş olsaydı bugün müslümanlar tarafından yönetilen bir İslam yurdu olacak, tarihin gördüğü en utanç verici nüfus mübadelesi yaşanmayacak, yaklaşık 20 milyon insan doğup büyüdüğü köyleri terk etmeyecek, 3 milyon insan bir hiç uğruna katledilmeyecek, yaklaşık 80 bin kadına göç yolunda tecavüz edilmeyecek, kıyamete kadar sürecek bir nefret oluşmayacak ve tüm farklılıkların bir arada yaşayabileceği bir esenlik yurduna dönüşecekti Hindistan.
• Burma, Bengal, Pakistan, Nepal ve Keşmir'de yaklaşık 800 Milyon Müslüman açlık, yoksulluk ve ilkel şartlar altında yaşamakta ve bu müslüman nüfus yozlaşmış, zayıf ve diktatöryal rejimler tarafından yönetilmektedir.
• 1971 II. Hindistan Pakistan savaşı hariç hiçbir başarı hikâyesi yazılamayan geçmişte denenmiş geleneksel savaş yöntemlerinin dışında yeni bir işgal doktrini hazırlayan Hindistan İsrail'i ve Modi Netanyahu'yu taklit ederek kendisinin ve belki de ülkesinin sonunu hazırlayacak bir yöntem uygulamaya hazırlanıyor.
• İsrail ve ABD'nin kırgırtması ve yarattığı çatışma zemini 1947'den sonra Hindistan'ı yeniden bölünmenin ve belki de devlet olarak tarihten silinmenin eşiğine getirmiş gibi görünüyor. Bir ulus inşâ etme başarısı sağlayamayan Hindistan içerideki 310 müslümanı duygusal aidiyet ekseninde kaybetmiş durumdadır.
Bu resmi ne zaman görsem "Air Supremacy" ve "Air Superiority" kavramları aklıma dolanıyor...
F-15 ve B-2
Hava gücünü daha net anlatan bir fotoğraf var mi ?
Matrix filminin başında bir kitap gösterilir..
Simulacra ve simülasyon diye..
Bu kitap 1981 de Fransız felsefeci yazar Jean Baudrillard tarafından yazılmıştır..
Ve Neo kitabı açınca on nihilizm bölümü ve içinde para ve korsan cd ler vardır