Yönetim sustu, ardından ultrAslan sustu Şimdi de ne vereceği beli olmayan 1 trnsferle biz susuyoruz👏
Galatasaray taraftarı olarak insanın aklına ister istemez şu soru geliyor?
Bizden ne saklanıyor? Neden herkes susturuluyor?
Tesadüf mü, yoksa perde arkasında bilmediğimiz başka bir şey mi var?
Şu fotodan çıkamıyorum bir türlü. Seksenine dayanmış adam; hiçbir siyasi başarısı yok, hep kaybetmiş ve kaybettirmiş. Sonra kaybetmeye devam etsin diye yeniden CHP’nin başına atanmış.
Çevresi itibarını kaybetmiş, siyaseten bitmiş döküntü tiplerle dolu.
Palyaço gibi giydirmişler. Elinde sopa, kafasında kasket, üstünde rengarenk şal gibi bir şey…
Yüzünde hep aynı yapmacık bir sırıtış hali. Belli ki utanmıyor, 50 kişiye de olsa konuşmaktan çok memnun.
“İktidar olduğumuzda” diyor, dalga mı geçiyor gerçeklikle bağı tamamen mi kopmuş bilmiyoruz.
Acınacak bir halde ama acımamak lazım.
Trajik olan bu çapta adamların eliyle partimizin çalınmış, cumhuriyetimizin tehlikeye düşürülmüş olması.
Kılıçdaroğlu butlan kararıyla göreve getirilirken, taban tepkisinin zamanla dineceğini ve partideki siyasetçilerin çoğunun koltuk kaygısıyla bu oldu bittiyi kabulleneceğini düşünüyordu. Fakat kendisine yönelik toplumsal öfke çok güçlü olduğu için birçok siyasetçi bu yolu seçmeye çekindi ve süreci zamana yaydı. Bu nedenle Kılıçdaroğlu uzun süre kalabalıkların karşısına çıkamazken, şimdi böyle siyasetçilerle birlikte küçük etkinliklerde görünmeye başladı.
@VahapSecer adına gerçekten utanç verici bir görüntü olmuş. Etkinliğe davet ettiği Kılıçdaroğlu, kaybettiği kurultayın sonucunu tanımayıp iktidar yargısı aracılığıyla genel başkanlık koltuğuna oturdu; parti binasını polis desteğiyle ele geçirdi, onlarca milletvekili ve il başkanını ihraç etti ve Parti Meclisi'ni fiilen işlevsizleştirdi. Belediyelerine operasyon gelmesinden çekindiği için sessiz kalan belediye başkanları oldu ama şimdiye kadar hiçbiri böyle bir görüntü vermedi.
Siyasetçiler bu tercihleri yaparken seçmenin bunu unutacağını ve siyasi bir maliyet ödemeyeceklerini varsayıyorlar. O nedenle burada sorumluluk muhalif kamuoyuna düşüyor. Adaylık süreçleri ve seçimler geldiğinde siyasetçilerin bu dönemde yaptıklarına göre tavır alan bir seçmen kitlesine ihtiyaç var.
Bu görüntüyü unutmayın.
Geçen hafta Galatasaray’a da Fenerbahçe’ye de yabancı VAR atandı. Kararlar doğru çıktı, Fenerbahçe kaybetti.
Bir hafta sonra Galatasaray maçında yabancı VAR yok!
MHK’ye soru basit: Bir haftada ne değişti? Yabancı VAR uygulamasının kriteri ne?
#ERZvGS
Erzurumspor-Galatasaray
Erdoğan Rejimi, Akın Gürlek üzerinden futbolu da dizayn ediyor. 2 gün önce Trabzonspor’un sola yakın taraftar grubu Vira kendini fesh etmişti. Bugün de İzmir’in büyük taraftar grupları Yalı ve Forza’ya operasyon yapılmış. İktidar toplumda infial yaratacak bir karar alacak ve +
Puşkin, Erzurum konusunda haklıydı. Dincilikten ve ırkçılıktan asla vazgeçmeyenler buna çeşitli kılıklarda itiraz etseler de gerçekçiydi.
Aleksandr Puşkin, 1829 yılında Rus ordusuyla birlikte sivil bir seyyah olarak geldiği Erzurum'u kaleme aldığı "Erzurum Yolculuğu" adlı eserinde, Erzurum'da karşılaştığı sefalet ve geri kalmışlık karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Puşkin'in Erzurum ve Osmanlı toplumuna dair öne çıkan en belirgin olumsuz izlenimleri şunlardır:
1. "Asya Şaşaası" Efsanesinin Çöküşü ve Sefalet:
*Doğu İhtişamı Bir Yalandır. Puşkin, kitaplarında anlatılan "Asya şaşaası" kavramının koca bir yalandan ibaret olduğunu savunur. Doğunun zengin değil, aksine derin bir yoksulluk ve ilkellik içinde olduğunu yazar. Şaşaanın ve medeniyetin ancak Avrupa'ya ait bir değer olduğunu söyler.
*Şehrin Mimarisi. Erzurum’un çamurlu, dar sokaklarını, toprak damlı evlerini estetikten ve mimariden tamamen uzak bularak kasvetli ve ilkel olarak nitelendirir.
2. Kültürel ve Sosyal Eleştiriler
*Sanat ve Edebiyatın Seviyesi: Erzurum'daki yerel şair ve halk sanatkârlarıyla karşılaşan Puşkin, onların sanat anlayışını ve şiirlerini son derece yetersiz, sığ ve ilkel bulduğunu belirterek olumsuz görüşler bildirir.
*Halkın Tembelliği ve Ticaret: Doğu insanının (ve Türklerin) kaderci, yeniliğe kapalı ve uyuşuk bir yaşam sürdüğünü iddia eder. Kentte çuval çuval şifalı bitki (ravent) bulunmasına rağmen ticari vizyonsuzluk ve cehalet yüzünden insanların basit bir ilaç bulamadığı için ölebildiğini söyler.
*Toplumsal ve Ahlaki Eleştiriler: Bölgedeki bazı paşaların haremleri, askerlerin yaşayış biçimleri ve Osmanlı subay kademelerindeki bazı ahlaki yozlaşmalar (oğlancılık iddiaları gibi) hakkında ağır ifadeler kullanır.
3. Askeri ve Yönetimsel Zafiyetler:
*Osmanlı Paşalarının Dirayetsizliği: Puşkin, Rus ordusunun Erzurum'u ve çevre kaleleri bu kadar kolay ele geçirmesini Rusların askeri dehasından ziyade, Osmanlı paşalarının korkaklığına, dirayetsizliğine ve vizyonsuz yönetimlerine bağlar.
*Halkın Çaresizliği ve Kaos: Şehre Rus ordusu yaklaşırken Osmanlı idarecilerinin yalan haberler yaymasını, halkın yaşadığı derin panik ve çaresizliği acımasız bir realizmle eleştirir.
4. Kadınların Sosyal Hayattaki Yokluğu:
*Kafes Arkasındaki Yaşam: Puşkin, Erzurum'da kadınların tamamen sosyal yaşamın dışında bırakılmasını, çarşaflara bürünmesini ve adeta birer esir gibi yaşamasını bir batılı gözüyle oldukça gerici ve sarsıcı bulur. Hatta şehirde bir kadının yüzünü görebilmek için uğraş verdiğini ve bunu başaramadığını anlatır.
Özetle; Puşkin düşman cephesindeki kayıplara (örneğin ölen genç Türk askerlerine) insani bir üzüntü duysa da, genel olarak Erzurum’u ve Osmanlı toplumunu "Avrupa medeniyetinin gerisinde kalmış, Doğu masallarından uzak, sefil ve ilkel" bir coğrafya olarak resmetmiştir. (Aİ'den alınmıştır)
Peki, Erzurum bugün değişti mi? Ne yönde?
Nefret Objelerimi güncelledim
1-İsmi gizli
2-Kemal Kılıçdaroğlu
3-İsmi gizlinin uşağı
4-İsmi gizlinin vasıfsız oğlu
5-Osman Gökçek ve Babası
6-Rasim Ozan Kütahyalı
7-Yusuf Tekin
8-Berhan Şimşek
9-Barış Yarkadaş
10-Gürsel Tekin
11-Nedim Şener
12-Ahmet Hakan
13-Gürkan Hacır
İzmir Menderes İlçe Belediyesi de sen istediğin için meclis üyelerinin oylarıyla akp ye geçti
Tarihin en onursuz insanısın sen
Bu CHP Atatürk'ün değil Tayyip Erdoğan'ın partisidir 👉alıntı
Çok net görünüyor
Butlan Chp’sinin oyları bu Menderes rezaleti yüzünden %3’ten %1-2 bandına inmiştir…
Şu Butlan İzmir İl Başkanının tavrına bakın
Her zaman sizi satacağız dermiş gibi
Meclisi devre dışı bıraktı.
Sermayesini oluşturdu.
Bürokrasiyi halletti
Medyayı halletti
Seçim sonuçlarını dönüştürüyor
Bütün kurumları ele geçirdi.
Tek şansımız var.
Aynı sandıkta birleşmek.
En mantıklı olanı YENİ PARTİ.
Yeni Partide toplanmayı başaramazsak,
Akp-rte'ye devam
Maraş, Sevr’den sonra 9 ay boyunca İngiliz hakimiyetinde kaldi. İngilizler halkı sömürdükleri müddetçe molla takımının şeriatina izin verdi. 9 ay sonra İngilizler çekilip Fransizlara bıraktılar. Fransızlarla da geçindi Sütçü İmam. Ve fakat Fransızlar 1915 yağmasının geri verilmesini istedi. O zaman dedi işte Sütçü İmam , “Din elden gidiyor ahali vurun Maraşlılar namus günüdür”
Medreseler düşmanla şahsi çıkarları için iş birliği yapan insanları yetiştirdikleri için kapatıldı. Bir düşman assetinin terar medrese açtırtmak istemesi çok anlaşılır o yüzden
İBB davasının hakimi savunma yapacaklara süre kısıtlaması getirerek, “325 kişiyi uzun uzadıya dinleyemem” demiş!
O 325 kişi aylardır uzun uzadıya hapiste ama!!!
Davanın tamamen siyasi olduğunu, kararın sarayda çoktan alınarak hakime tebliğ edildiğini anlamanız için daha ne olması lazım?!
« 430 millions d'euros de dettes », sanctionné par l'UEFA mais toujours aussi actif : pourquoi Fenerbahçe continue à recruter et doit gagner contre l'OL ➡️ https://t.co/3nYrFXjd08
Evet yüzyılın yılın yolsuzluk davası denen İBB davası ciddi bir rezalete evrildi…
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'la itirafçı Seyfi Beyaz arasındaki diyalog
Çalık: 2022’de para verip iskan aldığınızı söylemişsiniz fakat iskanı 3 yıl önce almışsınız. Ne diyorsunuz?
Beyaz: 10 senelik mevzu. Şu an teyit edemem...
Mahkeme başkanı, Muzaffer Beyaz'a "Mehmet Murat Çalık sizden direkt Hasan İmamoğlu'na daire verilmesi için talepte bulundu mu?" diye sordu. Beyaz, "Hayır, abimden duydum" yanıtını verdi ve bu konuları bilmediğini, kendisine neden sorulduğunu anlamadığını ifade etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Oldu, bitti, aldı diye anlatmışsınız" dedi.
Türk futbolu içinde siyasetin olduğunu yıllardır söylüyoruz. Beylerbeyi ekibi denen ve artık tamamen saray tarafından yönetilen bu düzen sözüm ona futbolu temizliyor fakat şuana kadar verilen görüntü bir dizayn çalışması.
Büyük fotoğrafa bakılmasın diye hep konular GS-FB kavgasına çekiliyor. Oysaki siyasi erk baştan sona dizaynı yapıyor Başkanlar niye aday olmadan önce Ankara’ya gidiyor görüşmeler yapıyor.
Kimse bir birini kandırmasın renk gözetmeksizin söylüyorum son 26 yıldır bu işlere bulaşan kimse masum değil masumda olmayacak.
Futbolun bu ülkede siyasetin gözünde ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gördük. Futbolun içinde olan aktörler ne derse desin,ne yaparsa yapsın hep bir şekilde kayrılıyor.
O bu diye örneklemeyeveğim gerekte yok herşey gözümüzün önünde oluyor.
Dünyada benzerleri olunca en ağır cezalar verilen işlerde,hatta ülke içinde benzer suçlamarda aynı deliller olmamasına rağmen,insanlar iftiralarla ceza evinde yıllarca yatarken siz futbolun bir aktörü iseniz bir şekilde kayrılıyorsunuz…
Ülkede en zor iş siyaset yaparken muhalif olmak ve sorumlu gazetecilik yapmak.