@daktilock Eşim 7-8 sene vejetaryendi, katı kuralları vardı. Hamile olduğunu öğrendiğimiz gün bıraktı. Başta midesi çok bulandı, çok istifra etti, ama zorla yedi.
Karnımdaki bebeğimi kendi tercihim yüzünden besinsiz bırakamam dedi. Sütten kesilene kadar da devam edeceğim dedi. Başardı da.
Çevremizde olup bitenlerle ilgili yorum yapmak istiyorum. Analiz değil, profesyonel görüş değil, yatırım tavsiyesi hiç değil. Sadece kendi fikirlerim, kahvehane ortamında sohbet eder gibi.
Önce dünyaya uzaktan bakalım; bir düğmeye basıldı, bunu fark etmişsinizdir. Bir savaş ihtimali yüksek olmasa da caydırıcılık ve rakiplerini kendi bölgesine kilitleme görüyorum. Güneyde Venezuela ile Çin'in, kuzeyde Grönland ile Rusya'nın hareket sahasını kapatmayı hedefleyen bir plan.
Bir yandan da Ortadoğu'da kartlar yeniden dağıtılıyor ki bunun sinyallerini saçılım (!) pardon açılım süreciyle görmüş olduk. Değil bilinç sahibi bir insan, sokaktaki masum kedi yavrusu da olsanız başınıza travmatik bir olay gelmiş ve size acılar yaşatmış bir sokaktan aynı tenhada geçmezsiniz.
Suriye'de olanları zaten az çok görüyorsunuz, aracılar aynı, ama güç yön değiştiriyor. Dikkatinizi çekerim, el değiştirmiyor, yön değiştiriyor; el aynı el zaten.
Peki İran'da neler oluyor? Esas bahsetmek istediğim konu bu. İran gerçekten aydınlanıyor mu, herşey daha mı iyi olacak? Öncelikle Şah olarak dönüş yapacak olan kişiye ve ailesine bir bakın, gerek geçmişte gerek şu anki olaylarda Türklere karşı olan tutumuna bir bakın. Kaldı ki hiçbir ulus devlet kendi içinde güçlü ve kendini bu ulus devletten farklı tanımlayan başka bir halk istemez. İran'da Türkler, Suriye'de Kürtler gibi.
İran'daki olayların arkasında hangi iki ülkenin olduğunu kestirmek zor olmasa gerek. Peki bu iki ülke Ortadoğu'da "barış ve demokrasi" altında ne getirdi? Gerçekten özgür mü olacak İran halkı, yoksa teslim mi oluyor fark etmeden?
Bir ihtilalin, bir darbenin, bir savaşın başarılı olabilmesinin yegane koşulu "halk desteği" dir. Eğer halk direnirse farklı, halk desteklerse farklı sonuçlar alınması kaçınılmaz. Her ne kadar pek akıllandığımız söylenemese de bunu 15 Temmuz darbe girişiminde bizzat tecrübe ettik. Bir yemek yaparken önceki tavayı düzgün temizlemediyseniz siz yemeği ne kadar iyi yaparsanız yapın, bir önceki yemeğin tadı ve kokusu şimdi yaptığınıza da geçer.
Dönelim İran'a. Burada hatalı olan bunalan, bastırılan, yıllarca zorbalık gören halk mı; yoksa bunca yıl bunaltan, bastıran, yıllarca zorbalık yapan İran yönetimi mi? Devlet, halkla barışık olsaydı İran halkı bu duruma düşer miydi? Eğer siz halkınızı "lanet olsun, yeter artık" deyip ihtiyaçlar hiyerarşisinin alt alt tabanını bile sürdüremez hale getirirseniz halk da öncelikli tehdit olarak sizi görmeye başlar.
Peki o zaman daha derin bir soruya ineyim: Şu anki devrimin arkasında malum sistem var, hepimiz farkındayız; peki İran İslam Devrimi'nin arkasında kim vardı? Aynı güç değil miydi? Evet, büyük bir Sovyet zulmü vardı, ama Afganistan'ı bu hale getiren kimdi? Yeşil Kuşak kimin projesiydi? Sovyetler'i bulunduğu alana kitleme projesi değil miydi?
Dinsiz (!) Sovyet'in halk içindeki etki/nüfuz alanını daraltmak için Avrupa'dan bile modern olan müslüman toplumlar bir anda "islamcı" (!) olup bilim, eğitim, demokrasi ve teknoloji olarak çağın gerisinde bırakılıp oyunun dışına atılmadı mı? Evet, başarılı (!) da oldu, Sovyet o bölgelerde etki kuramadı.
Peki proje gereği Sovyet'e sınırı olan bütün müslüman ülkelerde devreye alınan bu emperyalist operasyon ülkemizde hangi eller aracılığıyla yapıldı? Kimler ve hangi gruplar aktör ülkenin çıkarları doğrultusunda "yeşil kuşak projesi kapsamında" hareket etti?
Bizde olmadı demek için Sovyet'in Akdeniz'e olan tek kapısının, yani projenin sıklet noktasının ülkemiz olduğunun farkında olmamak gerekir. Dolayısıyla aslında en yoğun operasyon sahası da bizim vatanımızdı. Eğer ki laiklik ve cumhuriyet rejimine bağlılık bu derece güçlü olmasaydı ülkemiz çoktan -mecazi anlamda- düşmüştü.
İşte tam da bu yüzden Atatürk'e düşmanlar; çünkü malum büyükelçinin de dediği gibi 100 sene öncesinde de planlarının karşısına Mustafa Kemal çıktı, Cumhuriyet çıktı. Bu yüzden hem laik hem müslüman olunmaz operasyon cümlesini kullanıyorlar. Kutuplaştır ve seçim yapmaya zorla. Sistem basit, uyanık olun.
@IsBankasiDestek
Kendi keyfiyetine göre "güvenlik tedbiri" yaratıp hesabımdan artık gönderilmemesi gereken düzenli ödemeyi benim yurt dışında olmama rağmen "gidip şubeden ıslak imza vermeniz gerekir" diyerek "isteğim ve iradem dışında" ve "izin vermememe rağmen" hesabımdan göndereceğiniz için döner dönmez hakkınızda gerekli icra takibi ve dava açılacak olup, buradan da yazıyorum ki "etik değerleriniz" (!) bilinsin ve benim gibi başkalarını da mağdur etmeyin.
Ben tüm güvenlik kodlarımı alabiliyorum, uygulamaya girebiliyorum, sen ben olmadan adıma hesap bile açabiliyorsun, ama iptal etmek istediğim talimatı etmiyorsun. Bahane ne, telefon değişikliği.
Bir yere para göndermeye değil, "göndermemeye" çalışıyorum; hesabımdaki paramı korumaya çalışıyorum, ama sen benim "sana emanet ettiğim" (!) paramı korumama izin vermiyorsun.
Bunun hukuken veya halk dilindeki anlamları ne oluyor, beni terminoloji olarak aydınlatmak ister misin?
Bu gönderiyi çözmeniz için atmıyorum, zaten çözmek isteyen çözerdi, ben bu gönderiyi tarih ve saat görünsün diye atıyorum. Bu nedenle @BDDKResmi , @HMBakanligi ve @adalet_bakanlik da etiketliyorum.
Şu an itibarıyla hesabımdan yapılacak tüm çıkışlar @isbankasi sorumluluğunda olup, iznim ve onayım olmadan BENDEN İZİNSİZ ve YETKİSİZ olarak yapılmaktadır ve şu an itibarıyla hesabımdan gerçekleştirilecek her para çıkışı için @isbankasi hakkında gerekli icra takibi başlatılacaktır!
@isbankasi@BDDKResmi@HMBakanligi@adalet_bakanlik@IsBankasiDestek
#işbankası #isbank #mağdur #BDDK #maliye #banka #hesap
Kısmen evet, uçak boş olduğunda büyük mesafeli değişimler sorun olabiliyor. Nitekim yolcu veya bagaj da buna göre dağıtılıyor. Lakin bir yolcunun aynı sırada koridor veya cam kenarı hareketi hesaplanan dengeyi etkilemez, çünkü yolcunun lateral (sağ sol) inbalans etkisi hesaplanmaz, ki bu eşik çok yüksektir.
Yolcular ya sıraya göre ya da bölgeye göre (genelde bütün kabin 3-5 bölgeye ayrılır) hesaplanır, ki çoğu zaman bölge hesabı yapılır. Yani gerçekte aynı sırada yer değiştiren yolcunun uçağın dengesine kağıt üzerinde hiçbir etkisi yoktur, hatta bizim hissedebileceğimiz hiçbir etkisi yoktur.
Bir örnek daha vereyim, burada önemli olan moment hesabıdır. 80 kiloluk bir yolcunun merkez hattında bir metre hareketin etkisi ile, kanattaki olası yakıt inbalansının 500 kilo ve momentin kabaca 6 metrelik bir mesafede olduğunu, bunun ise sistemde hiçbir şekilde hesaba katılmadığını bilince o yolcunun iki koltuk sağa kaymasının da etkisi biraz daha tahayhül edilebilir hale geliyor.
Sağlıklı ve güzel günler dilerim!
İnsanları oldukları gibi olmaktan çıkarıp onları aslında hiç olmadıkları birine dönüştürmeye çalışmayın!
Kalbiniz kimde kaldıysa ona gidin, başkalarını o kişiye dönüştürmeye çalışmayın!
Eğer kazıyabilirseniz, her benzetme çabasının altından "geçmişten kalan" ve "siz olmayan" başka biri çıkacaktır!
Bugün günlerden Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyeti! 🇹🇷
Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk'ün zaferinin taçlandığı gün; Türk'ün egemen olduğu gün...
Türk Milleti'nin ve kendini bu aziz milletin bir parçası hisseden herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!
Tanrı Türk'ü korusun; Türk Devleti, Türk Milleti var olsun!
Ne mutlu Türk'üm diyene!
🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷
#29Ekim #Cumhuriyetin101Yılı #CumhuriyetBayramımız #CumhuriyetBayramımızKutluOlsun #CumhuriyetinBekçisiyiz #CumhuriyetBayramı #CumhuriyetBiziz #29EkimBayrakAsalım #29EkimCumhuriyetBayramı
Sanki bugün hiç bunu yazmamışım gibi...
Eski terörist olmaz, terörist sonsuza dek teröristtir!
Zamanında FETÖ için yaptınız, oy uğruna görmezden geldiniz, sonra yılan sizi soktu! "Kandırıldınız" (!)
Şimdi yine bile bile, yine göre göre, yine isteye isteye PKK ile iş tutmaya kalkıyorsunuz oy uğruna! Onbinlerce şehidi, yüzbinlerce yetimi yok sayarak, sadece ve sadece oy uğruna!
Gün gelip yılan sizi soktuğunda yine "kandırıldık" der geçersiniz ne de olsa! Ağalar, efendiler, büyük beyler; sizin o koltuklarda otururken "kandırılma" (!) lüksünüz yok!
Bugün Apo'yu meclise çağıranlar, -yaşasaydı- ileride FETÖ elebaşını da çağırırdı demek ki ihtiyacı olsa!
Terörle müzakere edilmez, mücadele edilir!
Bir yerde durmayı bilmek erdemdir; bazı şeyler oy uğruna da iktidar uğruna da çıkar uğruna da yapılmaz!
Yazık, çok yazık!
Yemin ediyorum şaka gibi ülkeyiz; dün salya sümük ağlayıp övgüler dizen kim varsa bugün saydırma yarışına girmiş... 🤣
Sadece bilin istedim, siz bu şekilde ancak kendinizi kandırıyorsunuz! Biz kimin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz! Aslında kendiniz de gayet iyi biliyorsunuz...🤦🏻♂️
Eski FETÖ'cü yoktur, FETÖ'cü sonsuza dek FETÖ'cüdür!
Teröristin pişmanı olmaz, fırsat kollayanı olur!
Siz birlikte fotoğraf çekilip, yalama tweetler atıp, onun için ağlaya zırlaya konuşmalar yaparken biz ona terörist diyorduk!
25 sene önce Deniz Harp Okulu mülakatında "Türkiye'nin önündeki en büyük tehdit nedir" diye sorduklarında -o zamanki ismiyle- "Gülen Cemaati " demiştim. PKK'dan daha mı büyük tehdit diye sormuşlardı, "evet, çünkü biri kendini belli ediyor, diğeri aramızda saklanıyor" demiştim.
Sonra ne mi oldu, giremedim tabii 🤣
Ben 19 yaşında sade bir vatandaş, toy bir genç olarak bunu görebilmişken, ellerindeki onca imkana rağmen koskoca adamların "kandırılmış" olmasına inanmamı kimse beklemesin! Gün gelir, beslediğin yılan seni de sokar! Yılan, her zaman yılanlığını yapar!
Cehennemin en derin yerleri bu devlete, bu millete, bu vatana, bu bayrağa, bu Cumhuriyet'e ihanet edenlerin olsun!
Tanrı Türk'ü korusun, Türk devleti var olsun! 🇹🇷