Şanlıurfa’da Tutuklanan Meslektaşımız Derhal Serbest Bırakılmalıdır!
Şanlıurfa’da özel bir hastanede sezaryenle doğum yaptıktan sonra durumu ağırlaşan ve sevk edildiği Harran Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitiren hastaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir meslektaşımızın tutuklandığını öğrenmiş bulunuyoruz. Her şeyden önce yaşamını yitiren yurttaşımızın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Bu ölümün bütün yönleriyle araştırılması, tıbbi sürecin eksiksiz biçimde incelenmesi ve varsa sorumlulukların ortaya çıkarılması gerektiği açıktır; ancak tıbbi uygulamalar değerlendirilirken sonuçla yetinilmemeli, hastanın klinik durumu, hastalığın seyri ve yapılan tıbbi işlemler bir bütün olarak ele alınmalıdır. Kusur ve nedensellik bağı, ilgili uzmanlık alanlarından bağımsız bilirkişilerce tüm kayıtlar incelendikten sonra belirlenmelidir.
Kamuoyuna yansıyan sınırlı bilgiler olayın tıbbi yönü hakkında kesin bir değerlendirme yapmaya elverişli değildir. Bilimsel ve hukuki incelemelerin henüz tamamlanmamış olması ve kanunda öngörülen özel soruşturma usulünün işletilip işletilmediğinin bilinmemesi karşısında, meslektaşımız hakkında tutuklama tedbirine başvurulması ceza muhakemesinin temel ilkeleri yönünden ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 18’inci maddesi uyarınca, özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler hakkında, mesleki faaliyetleri kapsamında yürütülen soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni alınması zorunludur.
Öte yandan, meslektaşımıza isnat edilen suç kapsamında genel hükümlere göre soruşturma yürütülmesinin söz konusu olamayacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle, yetkili makamlar tarafından anılan özel soruşturma usulünün işletilip işletilmediğinin kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Aksi hâlde, soruşturma izni alınmaksızın gerçekleştirilen ifade alma, gözaltı ve tutuklama gibi işlemler hukuka aykırı hale gelmektedir.
Bununla birlikte, özel soruşturma usulü işletilmiş olsa dahi bu durum tutuklamanın koşullarının oluştuğu anlamına gelmemektedir. Çünkü tutuklama bir ceza değil, yalnızca istisnai hâllerde başvurulabilecek bir koruma tedbiridir. Bu nedenle meslektaşımız hakkında verilen tutuklama kararının somut deliller, tutuklama nedenleri ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Soruşturmanın; masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve tıp biliminin gerekleri gözetilerek, hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde yürütülmesini bekliyor; meslektaşımızın tutukluluk hâline derhâl son verilmesini talep ediyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/4aOoJhDM5K
DEĞERLİ KAMUOYUNA DUYURULUR📣📣📣
Bir vatandaşımızın doğum sonrası vefatı hepimizi derinden sarsmıştır. Bunun yanısıra akabinde henüz tıbbi uygulamalar ile ölüm arasında net bir illiyet bağı olup olmadığı belirlenmeden hekimin tutuklanması tüm sağlık camiasında hukuki uygulamalara ilişkin endişe yaratmıştır.
Şanlıurfa Tabip Odası olarak sürecin en başından itibaren konu ile ilgili takipte bulunduğumuzu, hekimin ailesi ve avukatı ile iletişim kurduğumuzu, TTB Merkez Konsey’i bilgilendirdiğimizi, haberin ilk duyulduğu andan itibaren yetkili idari ve adli makamlara ulaşma ve gerekli girişimlerde bulunduğumuzu, çalışmalarımızın devam ettiğini, soruşturmanın TUTUKSUZ ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMESİ hususundaki taleplerimizi yinelediğimizi tüm kamuoyuna duyururuz!
BASINA VE KAMUOYUNA📣📣📣
Hukuki Güvence Olmadan Sağlık Hizmeti Sürdürülemez!
Bugün ilimizde, doğum sonrası gelişen komplikasyonlar nedeniyle bir vatandaşımızın hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Öncelikle merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Yaşanan üzücü olayla ilgili adli sürecin yürütülmesine bir itirazımız yoktur. Ancak, bilimsel bilirkişi raporları tamamlanmadan ve illiyet bağı kurulmadan hekimin tutuklanması; masumiyet karinesine ve ölçülülük ilkesine aykırıdır.
Tıpta, önlenemez "komplikasyonlar" ile "hekim hatası" ayrımı ancak bilimsel verilerle yapılabilir. Bu tespit yapılmadan uygulanan peşin cezalandırmalar, hekimlerde çekingenlik yaratarak kritik ve acil vakalarda sağlık hizmeti sunumunu aksatacak, doğrudan toplum sağlığını tehlikeye atacaktır.
Şanlıurfa Tabip Odası olarak, tutuklama kararının derhal yeniden değerlendirilmesini ve adli sürecin tutuksuz yürütülmesini talep ediyoruz.
Şanlıurfa Tabip Odası
@UrfaValiligi@sanliurfaism@adalet_bakanlik@saglikbakanligi
2 yıllık Tabip Odası Başkanlığını bugün dostum, çok değerli Op.Dr.Baran YÜKSEKYAYLA’ ya devrettik.( @Baran_yy)
Hekimlerin hakları ve halkın sağlık hakkı için mücadelelerinde başarılar diliyorum.
Bugün, değerli meslektaşlarımızın ve pek çok değerli kurum temsilcisinin katılımıyla Şanlıurfa Tabip Odası Seçimli Genel Kurulu toplantımızı, yeni oda binamızda gerçekleştirdik. Tabip Odası başkanı, kurum temsilcilerinin konuşmalarının ardından faaliyet raporu ve mali raporun aktarımı ve ibralarının ardından listelerin takdimi ile toplantı sona erdi. Yarın meslektaşlarımızı oy kullanmaya sandık başına yeni Tabip Odası binamıza bekliyoruz.
Görevi başında saldırıya uğrayarak yaşamını yitiren Dr.Ersin Arslan’ı ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.
Ne yazık ki sağlıkta şiddet bitmiyor: Ekrem Karakaya, Aynur Dağdemir ve bir çok meslektaşımız görevleri başında, hekim oldukları için şiddete uğrayarak yaşamdan koparıldı. Bu yaşananların münferit olmadığını, mevcut sağlık sisteminin yurttaşlarımız için sağlıksızlık ve sağlık çalışanlarında tükenme yarattığını ısrarla dile getiriyoruz. Güvenli çalışma alanları haktır! #saglıktaşiddetsonaersin
🔴OKULLARDA GERÇEKLEŞEN SALDIRILARA İLİŞKİN AÇIKLAMA:
Siverek’ten sonra Maraş’ta da gerçekleşen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırılarını, ardından Mersin’de bir çocuğun okulda silahla yakalanması haberlerini dehşet içerisinde izliyoruz.
Yaralılara acil şifa, hayatını kaybedenlere baş sağlığı ve yakınlarına sabır diliyoruz.
Eğitim alanlarının eğitimciler ve öğrenciler için güvenli olmadığı, daha önce ilgili emek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve hak savunucuları tarafından defalarca dile getirilmiştir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamış, şiddet bugün en ağır ve acı haliyle yaşanmıştır.
Bu yaşananların münferit olmadığını tekrar vurguluyoruz. Bu yaşananların; toplumda artan şiddet, bireysel silahlanma, şiddeti normalleştiren programlar, hayatın her alanında yaşanan hukuksuzluklar, gündelik yaşamın içerisinde karşı karşıya geldiğimiz kadın, çocuk, çevre, emek, özlük hakları alanlarındaki hak ihlalleri, antidemokratik ortamın yarattığı güvensizlik, çaresizlik ve beraberinde gelen toplumsal çürüme nedeniyle gerçekleştiğini ve politik bir mesele olduğunu tekrar belirtiyoruz.
Sağlıkta, eğitimde ve her alanda güven içerisinde yaşamak anayasal bir haktır. İktidara ve yerel yöneticilere bu vahim durumun onarılması ve yenilerinin yaşanmaması için çağrı yapıyoruz. Gerçek sorumluların kim olduğunu biliyoruz ve tüm toplumun hakkı olan yaşam alanlarının güvenli hale getirilmesi için gerekli tedbirlerin derhal hayata geçirilmesini talep ediyoruz!
Şanlıurfa Tabip Odası olarak, dayanışma ve paylaşmanın en güzel örneklerinin yaşandığı Ramazan Bayramı’nın tüm meslektaşlarımıza, sağlık camiamıza ve halkımıza sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz. Bayramınız mübarek olsun.
Son günlerde Ağrı ilimizde görev yapan bir meslektaşımızın, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar ile bu eksende gelişen süreci yakından takip etmekteyiz. Sürecin bilimsel, deontolojik, etik müdahili ve takipçisi olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz. Basın Metnimiz 👇
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı Haftası kapsamında düzenlenen Beyaz Önlük Giyme Töreni’nde Oda Başkanımız Dr. Fırat Erkmen de yer aldı. Törende genç meslektaş adaylarımıza iyi hekimlik değerlerine vurgu yapan bir konuşma gerçekleştiren Başkanımız, öğrencilerimizin beyaz önlüklerini giydirdi. Şanlıurfa Tabip Odası olarak geleceğin hekimlerine eğitim hayatlarında başarılar diliyoruz.
KAMUOYUNA DUYURU 📣
Son dönemde ilimiz Şanlıurfa’da, bazı kişi ve kurumlara yönelik asılsız iddialar, tehdit ve baskı yoluyla haber yapılmaması karşılığında maddi talepte bulunulduğuna dair ciddi duyumlar ve şikâyetler Şanlıurfa Tabip Odası’na ulaşmaktadır. Bu taleplerin karşılanmaması hâlinde, kişi ve kurumları hedef alan, doğruluğu teyit edilmemiş ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte haberlerin servis edildiği yönünde iddialar bulunmaktadır.
Basın özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez bir unsurudur. Ancak bu özgürlük; etik ilkeler, doğruluk, kamu yararı ve masumiyet karinesi çerçevesinde kullanılmalıdır. Gazetecilik faaliyeti; tehdit, şantaj, iftira ya da maddi menfaat sağlama aracı hâline getirilemez.
Özellikle sağlık alanı gibi insan hayatını doğrudan ilgilendiren bir konuda; hiçbir somut kanıt sunulmadan, yetkili merciler tarafından doğrulanmamış iddiaların kamuoyuna “kesin gerçek” gibi sunulması, hem toplum sağlığını hem de sağlık çalışanlarının mesleki itibarını zedelemektedir. Sağlık kurumları ve hekimler hakkında ileri sürülen iddiaların muhatabı yargı ve yetkili denetim mekanizmalarıdır, sosyal medya ve linç dili değildir.
Şanlıurfa Tabip Odası olarak;
• Meslektaşlarımızın hukuki haklarının ve mesleki itibarlarının korunmasının takipçisi olacağımızı,
• Basın etik ilkelerine aykırı, tehdit ve şantaj iddialarının hukuki mercilerce araştırılması gerektiğini,
• Sağlık hizmetlerinde herhangi bir usulsüzlük iddiasının ise yetkili kurumlar tarafından şeffaf ve tarafsız biçimde incelenmesi gerektiğini kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz.
Hiçbir hekim ve sağlık çalışanı, kanıtlanmamış iddialar üzerinden hedef gösterilemez. Aynı şekilde, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi de herkesin ortak sorumluluğudur.
Sürecin takipçisi olacağımızı, meslektaşlarımızın yanında durmaya devam edeceğimizi ve hukuki yolların sonuna kadar kullanılacağını kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Şehrimizde son günlerde influenza (grip) vakalarında belirgin bir artış görülmektedir. Grip, bu dönemde hızlı başlayan ve ateş, halsizlik, kas ağrıları, öksürük gibi ağır belirtilerle seyreden bir hastalık olarak yayılmaktadır. Salgının etkisiyle bazı okullarda maske uygulaması yeniden başlatılmıştır.
Özellikle kronik hastalığı olanlar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler grip açısından daha yüksek risk altındadır. Bu nedenle risk grubundaki vatandaşlarımızın grip aşısı olmalarını önemle öneriyoruz.
Tüm halkımızın;
• Kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre bulunmaktan kaçınmasını,
• Gerektiğinde maske kullanmasını,
• Ellerini sık sık yıkamasını,
• Bağışıklık sistemini destekleyecek sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen göstermesini öneriyoruz.
Ayrıca yerel yöneticilerimizi, halkı koruyucu önlemler konusunda bilgilendiren ve sağlıklı davranışları teşvik eden bilinçlendirme ve duyuru çalışmalarını arttırmaya davet ediyoruz.
Toplum sağlığını korumak için hep birlikte tedbir alalım.