Hans gördü
Hasan görmedi.
10 yıl geride kaldı, Türkiye’de 1 tek televizyon yada gazete sayıları 2 milyonu bulan KHK mağdurlarını haber yapmadı.
Devlet ve havuz medyasını anlayabiliyoruz ama muhalif medya da KHK konusuna duyarsız kaldı.
KHK meselesini 10 yılda me devlete ne de topluma duyuramadık.
Sokak hayvanları kadar gündem olmadı bu ülkede KHK’lılar.
Bitmeyen ceza davaları, sürüp giden idari davalar insanları canından bıktırdı. İnsanların ne devlete, ne adalete ne de toplumsal vicdana inancı kalmadı.
15 Temmuz talihsiz kalkışmasına neden olanlar en az iki nesli heder etti.
Din, İman, vatan, millet diye çıkılan yolun sonunu acı tecrübelerle yudum yudum tadıyoruz.
Artık “Allah” diyenden ne zarar göreceğiz diye endişe eder hale geldik.
Vatan, millet diyenden ne kazık yiyecek, nasıl aldatılacağız diye korkuyoruz.
Bu muhteşem ve kusursuz yapımda rolü olan her kimseniz eserinizle iftihar edin.
"İnançlı biri olmasaydım yemin ediyorum 40 kere kendimi öldürmeyi düşünürdüm"
KHK mağduru bir öğretmen
İki defa gözaltına alındı
6,3 yıl hüküm yedi
Kanser hastası
Eşi cezaevinde
15 Temmuz sonrası kararan hayatlar...
👇👇👇
Lütfi Sabri Batı: " Bu haftaki nöbette mesela Zafer abi meydanın içerisinde çok fazla insanla görüştü. İnsanlar unutmamışlar, hiç kimse unutmamış. Kiminle denk gelirseniz gelin, bu ne diye sorduklarında olayı hatırlattığınızda "Evet, buyurun." diyor insanlar. Dolayısıyla hatırlatmak sahip çıkmayı sağlamak ve bu mevzunun sadece burada hayatını kaybeden yedi insanın ailelerinin mevzusu değil tabii ki en çok onları etkiledi, en çok onların canını yaktı ama bu mevzunun Türkiye'de yaşayan ve emeğiyle hayatını kazanmaya çalışan bütün insanların mevzusu olduğunu gerekirse herkesin gözüne sokmak zorundayız ki buradan bir lehe, adil bir karar çıksın yoksa çünkü biz üçer, beşer, onar, yüzer ölmeye devam edeceğiz ve kimse, bir Allah'ın kulu da hesabımızı sormayacak. "
Meclisten geçen yasaları maalesef çoğu zaman milletvekilleri hazırlamıyor. Önlerine gelen taslaklar, çoğu zaman noktasına virgülüne dokunulmadan parmak çoğunluğuyla kabul ediliyor. Hatta birçok milletvekili neye oy verdiğinin ayrıntısını dahi bilmiyor.
Aşağıdaki yasa taslağını hazırlayan bürokrat kimdir, gerçekten merak ediyorum. Bu düzenlemeyi hazırlarken nasıl bir hukuk anlayışıyla hareket etti? Amacı nedir?
👇
"Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT personeli ile bu kurumlara alınacak personel hakkında verilen göreve iade kararları, nihai karar kesinleşinceye kadar uygulanmayacaktır."
Ankara Bölge İdare Mahkemesinin KHK ve OHAL dosyalarına bakan dairelerinde ortalama inceleme süreleri yaklaşık 637 ila 822 gün arasında değişiyor. İlk derece yargılaması ve olası temyiz süreci de eklendiğinde, göreve iade kararı alan bir kişi yıllarca daha beklemek zorunda kalabilecek.
Mahkeme kazanılıyor, fakat mahkeme kararının fiilî sonucu yıllarca erteleniyor.
Bu ülkenin vatandaşlarından tam olarak ne isteniyor?
#KHKZulmündeOnuncuYıl
AİHM’den KHK İhraç Başvurularında Yeni Yazı: İnceleme Kapsamı Netleşti
Geçtiğimiz hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında OHAL KHK’ları ile kamu görevinden çıkarılan 23 kamu görevlisinin başvurusunu Türk Hükümeti’ne bildirmiş ve Hükümetten savunma istemişti.
Mahkeme, söz konusu başvuruları özellikle AİHS m. 6 § 1, m. 8 ve m. 11 kapsamında ele alacağını bildirmiştir. Bu çerçevede AİHM’in inceleyeceği başlıca şikâyetler şunlardır:
➜ AİHS m. 6 § 1 kapsamında; etkili yargısal denetim, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama, gerekçeli karar hakkı, yargılamanın uzunluğu, duruşma hakkı, delillere erişim, ByLock ve diğer delillere etkili şekilde itiraz edebilme imkânı.
➜ AİHS m. 8 kapsamında; KHK ile kamu görevinden çıkarma işleminin özel hayata etkisi, mesleki ve sosyal itibar kaybı, isimlerin yayımlanması, “iltisak” ve “irtibat” kavramlarının hukuki öngörülebilirliği, ömür boyu kamu hizmetinden çıkarma yaptırımının ölçülülüğü, ByLock, BTK, MİT ve iletişim verilerinin elde edilmesi ve kullanılması.
➜ AİHS m. 11 kapsamında ise; sendika, dernek ve vakıf üyelikleri ile bağış veya yasal faaliyetlerin kamu görevinden çıkarma işlemine dayanak yapılmasının örgütlenme özgürlüğü üzerindeki etkisi.
Bugün gelen yeni yazıda ise Mahkeme, 26 Haziran 2026 tarihli ilk yazıda bir yazım/sekretarya hatası bulunduğunu, başvurunun Hükümete kısmen bildirildiğinin ayrıca belirtilmesi gerektiğini açıklamıştır. Buna göre AİHM, Hükümete bildirilen yukarıdaki şikâyetler dışında kalan diğer şikâyetleri tek hâkim kararıyla kabul edilemez bulmuştur. Bu karar kesindir ve bu kısım bakımından Büyük Daire’ye veya başka bir merciye başvuru imkânı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Mahkeme’nin yazısına göre başvurular AİHS m. 6 § 1, m. 8 ve m. 11 kapsamında incelenmeye devam edecek; ancak bu kapsam dışında kalan diğer şikâyetler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmayacaktır.
Bu çerçevede, bazı dosyalarda dile getirilen ancak Mahkeme’nin Hükümete bildirdiği kapsam içinde ayrıca yer almayan şikâyetler; örneğin bağımsız olarak ileri sürülen mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, ayrımcılık yasağı, etkili başvuru hakkı, başvuru hakkının engellenmesi veya benzeri diğer şikâyetler bakımından AİHM’in bu aşamada ayrıca inceleme yapmayacağı anlaşılmaktadır.
Önemle belirtmek gerekir ki bu durum, Hükümete bildirilen şikâyetlerin reddedildiği anlamına gelmemektedir. Aksine, AİHM önündeki inceleme AİHS m. 6 § 1, m. 8 ve m. 11 kapsamındaki şikâyetler bakımından kabul edilebilirlik ve esas yönünden devam etmektedir.
Yazının tamamı için:
https://t.co/ochCDSkHuG
Yanlışta ısrar etmenin kimseye faydası yoktur.
Aradan 10 yıl geçti. Bu insanların devlete de millete de bir zarar verdiği ortaya konulamadı. Aksine, geçen süre boyunca da kimseye zarar vermeden hayatlarını sürdürdüler.
Sadakat, zor zamanlarda belli olur. Bu insanlar, maruz kaldıkları tüm zorluklara rağmen bu sınavı çoktan vermiştir.
@tcbestepe@TBMMresmi
#KHKlaraSon
12. Yargı paketinin, dün aksam TBMM'de görüşülen ve kabul edilen 7. maddesi, hukuk devletini güçlendirmek yerine, yıllardır süren KHK hukuksuzluklarını derinleştirecektir.
Oysa AİHM'in Yalçınkaya ve Yasak kararları, suçta ve cezada kanunilik, adil yargılanma ve gerekçeli karar ilkelerinin titizlikle gözetilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.
Bu içtihatlar doğrultusunda hak ihlallerini giderecek adımlar beklenirken, yeni tartışmalı düzenlemeler hukuk güvenliğine zarar vermektedir.
#KHKZulmüOnuncuYılında
Ohal KHK'ları hukuksuzdur. Erler, askeri öğrenciler,kursiyer tegmenler masumdur.KHK'lar iptal edilmelidir.
AİHM kararları uygulanmalıdır.
10 yıldır adalet diye haykırıyoruz.
Yeni Yol Grup toplantısındayız.
@Ahmet_Davutoglu@GelecekPartiTR@HuseyinDurmazlr@MeltemKarakasss
Akp döneminin günah defterine yazılacak bir olay daha.
Cenaze namazında dahi politik safları belirlemeye hiç mi utanmadınız?
@SaadetPartisi Genel Başkanı @mahmutarikansp grup toplantısında konuşuyor…
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da canımızı yakan acı olaylarla ilgili TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin karar alındı.
Araştırma Komisyonunun görevi; “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta Okullarda Meydana Gelen Olaylar ile Çocukların Dijital Ortamlarda Karşılaştıkları Riskler ve Olumsuz Etkilerin Tüm Yönleriyle Araştırılması, Çözüm Önerileri Geliştirilmesi ve Benzer Olayların Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi” olacak.
TBMM’de bu önemli sorunun siyaset üstü ele alınacağına ve gerçekçi tedbirlerin belirleneceğine inanıyorum.