https://t.co/kYICwWgZRW
VAROLUŞUN DİRENİŞİ VE HAK MÜCADELESİ: Stonewall’dan Bugüne
On yıllardır eşcinsellik ve trans varoluşlar birer suç, hastalık ve utanç kaynağı olarak görülüyor.
Onur, kişinin kendi kimliğini gizlemeden, korkmadan, açıkça yaşayabilmesini temsil eder.
Onur, her insanın eşit şekilde yaşam hakkını ifade eder.
1969 yılında Amerika’da LGBT biri olmak suçtu. Polisler; lubunyaların eğlendiği, dans ettiği, sığındığı New York’taki The Stonewall Inn Bar’a sık sık baskın yapar, insanları darp edip gözaltına alırdı. 28 Haziran 1969 yılında yine baskın yapmaya gittiler ama artık insanların sabrı taşmıştı. Kelepçelenen bir kadın, “Neden bir şeyler yapmıyorsunuz?” diye bağırdı.
Bu ses, insanları körüklemek için yetti. O güne kadar polisten kaçan kitle bu sefer kaçmadı ve ayaklandı.
Başta siyah trans kadınlar olmak üzere binlerce insan sokaklara çıktı.
O gece başlayan çatışmalar günlerce sürdü. Stonewall Inn olayı, queer topluluğun kurban olmayı reddedip kitlesel bir güce dönüştüğü an oldu...
Ankara Onur Yürüyüşü şehri sıkıyönetim mantığıyla yöneten iktidara yine sürpriz yaptı. Sokakta, yaşamda ısrar! İktidarı devirecek lubunyalar.
Ankara Pride sen bir mucizesin!
Gör, nasıl yeniden yaratılırım
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım, Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim.
Bir umudum sende,
Anlıyor musun?
Muhafazakar bir vatandaş, çektiği video ile dini konularda yanlış bilgiler veren kişileri eleştirdi:
İslamiyet tesettürden ibaret değil. Bırakın giysin. Çarşafa mı girmek istiyor? Bırakın giysin. Benim, mayo giyen bir kadından daha az günahım olduğunu size düşündüren nedir? Ve siz, dört dörtlük bir Müslüman olduğunuzu nasıl düşünebiliyorsunuz?
Her hafta “İslamiyet 101” başlığında videolar izliyorum. Kendinize içerik malzemesi yapabilirsiniz kardeşim, millete akıl veremezsiniz.
İşte kadınların çalışmasının da dinimizde helal olmadığını söyleyen bir kadın var. Hz. Hatice ticaretle uğraşıyordu ya. Sonra sarıklı bir adamla karşılaştım, izlerken korktum. Bir olay anlatıyor. Peygamberimize bir sahabi, “Günaha girersek ne yapacağız, cehennem azabıyla nasıl karşılaşacağız?” diye sormuş. O da demiş ki; şuralarınızdan şunlar çekilecek, buralarınızdan şunlar çekilecek, kabre girdiğinizde sizi kabul etmeyecek vesaire…
Peygamberi o kadar kibirli ve bizim dört dörtlük Müslüman olmamızı bekleyen biriymiş gibi anlatıyor ki… Ve buna o kadar emin ki; sanki oradaydı, sanki her cümlesini biliyor.
Ya, Peygamberi nasıl bununla suçlarsınız? Rabbimden uzaklaştıran sizsiniz ve bu büyük bir günah. Ama İslam sevgi dini ya… Ağzınızdan bir tane güzel söz çıkmıyor. Her seferinde yargılıyorsunuz. Bir kadının videosunu, hele hele erkekler bunu yapıyor, eleştirme hakkını size veren nedir?
Bir kadın değilsiniz, kapanmakla sınanmıyorsunuz. Bir insanın başörtüsüne girip girmemesi konusunda bir erkeğin tam anlamıyla fikir sahibi olabileceğini düşünmüyorum. Eğer istiyorsanız siz cübbe giyip sarıkla gezin. Siz böyle geziyorsunuz ya, kol kaslarınızı gösteriyorsunuz ya; siz cübbe ve sarıkla gezin.
Açık kadından “düzgün kapanın”, açık erkekten “cübbe giyin” dersi alıyoruz ya… Siz kendi hayatınıza uygulasanıza. Bizim hiç kapanmadığımızı düşünüyorsanız siz kapanın, bize doğrusunu göstersenize.
Diyemiyor musunuz: “Rabbim, benim ne haddime?” Bir insanın çok günahkâr olduğunu bas bas bağırıyorsunuz. “Vay, şunun ne giydiğine bak. Cehennemde şöyle şöyle yanacak.”
Nereden biliyorsun? Sen karar mercii misin? Adalet Bakanı mısın?
Hayır, insanların fiziksel görüntüsüyle onları yargılayamazsınız. Kimin ne kadar namaz kıldığını, kimin ne günah işlediğini, kimin hangi sevapla bütün günahlarının silinebileceğini bilmiyorsunuz ki. Oradaki yargılama sürecini hiç kimse gördü mü? Buraya gelip söyleyebilir mi? Söyleyemez.
Nasıl buna eminsiniz? Rabbimin onu affetmeyeceğini nasıl düşünebilirsiniz? Ben bunu merak ediyorum. Vallahi bütün merakım bu. Sanki öldünüz, orayı gördünüz, yargılama sistemini gördünüz de buraya gelmiş gibisiniz.
Bakın, böyle büyüdüğüm için mezarlıkların yanından geçemezdim. O kadar söylüyorum size. Çocukluk dönemimi hayal edebiliyor musunuz? “Öleceğim” diye nasıl korktuğuma inanabiliyor musunuz?
Ve yemin ederim, neye üzüldüm biliyor musunuz? Ben bunu “Bitti Kızım”da da söylemiştim. Açık gezdiğim dönemler çok olmuştur benim ya da tesettüre tam anlamıyla uymadığım anlarım çok fazladır. Dört dörtlük bir tesettüre sahibim demiyorum zaten.
Ama yemin ederim, kemoterapi alırken belki de yanlış düşündüm ama dedim ki: “Kimsenin kalbini kırmayacağım.”
Şunu demedim: “Namazlarımı aksatmayacağım, şunu yapmayacağım, bunu yapmayacağım.”
“Kimsenin kalbini kırmayacağım” dedim. Çünkü bir kalbi kırmak, 70 Kâbe’yi yıkmak gibidir derler.
Kul hakkını, Kâbe’yi hiç mi düşünmüyorsunuz? Ahireti hiç mi düşünmüyorsunuz? Hiç mi korkmuyorsunuz?
Bir tesettürlü insanın videosunu alın da bu şekilde yorum yapın. Zaten yapıyorsunuz. Bir de benimkini alıp deneyin.
Rabbim size hidayet versin, Rabbim size akıl fikir versin. Sadece bunu temenni ediyorum.
(Sevinç Parlak)
Arkadaşlar X de bir araya gelip toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalar yürütmek için açtığımız hesabımız askıya alınmıştı.Bu gün hesabı geri aldık ama desteğe ihtiyacımız var. Takip etmenizi ve destek vermenizi rica ediyoruz. https://t.co/dG9d7berSW
Tersane işçileri sarı sendika Dok Gemi İş'e mahkum değildir!
DOK Gemi İş Sendikası'nın Sedef Tersanesi'nde yürüttüğü sözleşmenin satışla sonuçlanması sonrası tersane işçilerinin tepkisiyle karşılaştı.
Sedef Tersanesi işçilerinin yanındayız.
@senanur_altay Cinselliğin Afrika’sında yaşayan, egzoza damacanaya hallenen, herhangi bir kadınla ilişkilenebilmek için yüz takla atan zevat şu güzelim kadına ve kadınları cesaretlendirmek için yazdıklarına laf söyleme cüretinde bulunuyor. Te allam ya!
Madem herkes nafaka mağduriyeti anlatıyor; hikaye çok uzun ve haksızlık dolu ama şöyle söyleyeyim; icra ile aldığımız iştirak nafakasını çocuk büyüyüp meslek sahibi olunca, ben sana nafaka ödediydim, onları geri ver diye çocuktan istemiş
Madem herkes nafaka mağduriyeti hikayesi anlatıyor ben de anlatayım.
Bi genç kız tanıyorum üniversite eğitiminin tamamlayabilmek için babasına nafaka davası açtı, mahkeme bir miktar nafaka tayin etti adam aralılı da olsaödedi. Kız staj yaparken staj yaptığı yerden foto paylaşmış
@abakingurlek@MahinurOzdemir@mustafaciftcitr@DIBSafiArpagus Istanbul sözleşmesi geri gelmeli ve etkin bir şekilde uygulanmalidir. Kadına yönelik siddeti kadınları koruyarak ve anlaşma maddelerini etkin uygulayarak onleyebilirsiniz.Aile merkezli politikalarla değil.