İlber Ortaylı'nın şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit:
"Pazar gecesi fenalaştım. Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
Özgür Özel:
"99 Depremi'nde ilk 3 gün ordu sahadaydı, 10 bin kişiyi kurtardı.
Bu depremde darbe yapar diye orduyu ilk 3 gün içeride tuttular.
İlk 3 gün ordu çıksaydı, on binlerce kişiyi kurtarabilirdi."
Konyadan pikapıyla gelen gözlemeci vardı, Adana’dan toplayabildiği her şeyi getiren vardı, İstanbul’dan belki bi işe yararım diye gelen dağcı vardı, turist rehberi vardı; bi tek devlet yoktu, ha bir de telefon sinyalleri.
üstünden ne kadar vakit geçerse geçsin ilk günkü kadar taze kalacak bu acı. bazen rüyamda o anki çığlıkları ve getirilen tekbirleri duyuyorum. sevdiklerimi toprağa vermenin acısını ve yaşanan her şeyin gerçekliğini hala kavrayamıyorum. unutmadık, unutmayacağız.