Değerinizin bilinmediği her masadan zarafet ile kalkın ve bir daha dönmeyin. Çünkü layık olduğunuz masalarda sizi bekleyen boş bir sandalyeniz hep vardır
Yaşından genç görünmek aslında manevi bir şey. Çünkü yüz, ruhun aynası. İçinde kin tutmuyorsan, affetmeyi biliyorsan, geceleri vicdanın rahat uyuyorsan, o hafiflik yüzüne yansıyor. Stres yaşlandırmaz, taşımaya devam ettiğin yükler yaşlandırır. Bırakmayı öğrenen insan hafifler, hafifleyen insan parlar. Sürekli şikayet eden değil, şükreden; herkesi yargılayan değil, anlayan bir kalbin varsa, zaman sana acımasız davranmıyor. Çocuk gibi merak eden, küçük şeylerle sevinen, kalbini kirletmeyen insan eskimez. Çünkü ruhu yorulmamıştır. Ruhu yorulmayan insanın gözlerindeki ışık sönmez ve o ışık seni her yaşta genç gösterir. Gençlik bir kremde değil, temiz bir kalpte ve sakin bir zihinde saklı.
otuz yaş üstü kariyerli kadınlar,çoğu zaman evlenmek istemedikleri için değil,yıllarca emek verip kurdukları hayatı sırf yaşları geldi diye yanlış biriyle paylaşmak istemedikleri için evlenmiyor.kendi faturasını ödemiş, hastalandığnda başının çaresine bakmış,tek başına taşınmış++
Dışarıda bulman gereken hazır bir yol yok. Yol yürüdükçe oluşur. Karar aldıkça, seçtikçe, sorumluluk aldıkça, bedel ödedikçe taş taş döşenir. Ve son olarak niyetine göre şekillenir.
Murat Boz, karşı cinste katlanamadığı şeyleri anlattı.
• Biraz tahammülsüzüm.
• Çocuğumun annesi olacak kadın tuhaf laflar, hareketler yapmasın.
• Ben beklenti halinde olmaktan hoşnut değilim.
• Birisi benden bir şey beklemesin.
• Cimrilik anlamında söylemiyorum.
• Yıldırım aşkı diye bir şey bence yok yani.
• Ben çok boğuldum.
• Bir de hani inancımı da yitirdiğim bir dönem oldu yani.
• Karşındakini ilk önce bir tanı.
• Bir yere varması gerekmiyor, bir şey olması gerekmiyor hemen yani.
“Bükemediğin eli öpeceksin” sözü, hayatı güç savaşı olarak gören bir anlayışın ürünüdür.
Oysa olgun insanların ne başkalarının elini bükmek ne de elini öptürmek gibi amaçları vardır.
Onlar sadece kendi yollarında yürürler.