29.09.26
Sevgili Deniz Göktaş,
Öncelikle tahliyene çok çok sevindim. Beraber bir arada dönme hayalini, bugün haberlerde senden duymak beni çok duygulandırdı ve sevinçten ağlattı.
Şuna güveniyorum;
“Ekmeğin yanında gelen poğaça”nın yarattığı duyguyu anlayacak sayılı kişilerden biriyim :)
Özgür günlerde, bunun muhabbetlnl yapmak istersen ki; ben çok isterim şimdiden söyleyeyim.
Sevgi ve selamlarımla.
Sinem Dedetaş
Sevgili yurttaşlar,
Aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor.
Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor.
Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.
Bu aynı zamanda, Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır.
Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.
Ş. Can Atalay -Seçilmiş Hatay Milletvekili-
@abakingurlek#terra fon soyguncularının yönetim kurulu üyeleri devletin yüksek kademelerinde görevliymiş.Fatma Betül Sayan o kadar parayı nasıl kazanmış.168 milyon TL. Biz senelerce çalıştık anca ev sahibi olabildik. #canatalay#aym kararına rağmen içerde. #adalet#HALKINSESİNİDUYUN
@abakingurlek Sayın Bakan, adalet çağrısı var #dorukmadenişçileri nin #yıldızlarholding çalışmış işçinin maaşını haklarını ödemiyor, çalmış yani.İnsanlar aç, #mabelmartiz için jet soruşturma açılabiliyorda işçinin hakkını çalan #patron neden soruşturulmuyor.Üstelik siz de garantör olmuştunuz
Bu bir seçim haritası değil. Kara düzenin resmi!
* 2022'den beri olan operasyonlarda karşımıza çıkan pek çok çete, paranın büyük kısmını tek bir ağda aklıyormuş.
* Kuyumcu, dövizci, elektronik ödeme, gıda, yazılım, danışmanlık tarım vs. yüzlerce şirketten oluşuyor. 76 ili kapsıyor. 1112 soruşturmayı, binlerce mağduru içeriyor.
* Aklınıza gelebilecek her türlü suçtan elde edilen gelirler memleketi dolaşıp şirketler üzerinden bankacılık sistemine giriyor, oradan nakit olarak Kapalıçarşı'ya geliyor, kriptoya dönüşüp yurt dışına çıkıyor.
* İçinde yok yok... ROK da var, meşhur bahisçiler de...
UTANMADAN!..
“Böyle bir rejim olur mu?” diye ağlaşıyor. Olur. Oldu bile. Sayenizde. Sen ve senin gibiler elinizden geleni yaptınız olması için.
“Bilmem Ne Konakları”ndaki villalarınızdan az mı alkış tuttunuz zamanında?
Şimdi defol git karşımızdan!
Başka yerde ağlaş!
Komedyen Deniz Göktaş, geçtiğimiz günlerde yayınlanan stand-up gösterisinin ardından önce yandaşlar tarafından hedef gösterildi, az önce ise yurt dışından döndüğü havaalanında gözaltına alındı.
Eleştirel fikirlere ve mizaha tahammülü olmayan Saray Rejimi’nin sindirme çabalarına karşı cesaret gösterenlerin yanındayız. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın!
Herkes vesileyle tekrar duysun ki mesele tek başına Erdoğan değil Erdoğanları doğuran, her gün hepimizin hayatından çalıp holding patronlarının cebine koyan düzendir.
Sizin adına dava dediğiniz de belli ki makamlarınız, koltuklarınız, mallarınız mülklerinizdir.
Okullarda bu memleketin çocuklarına bir öğün yemeği çok görürken milyarlarca lira vergimizi garanti sözleşmeleriyle yandaşlara peşkeş çekmektir.
Katillerin, soykırımcıların yollarına kırmızı halı seren teslimiyetçiliğiniz, tam bağımsız Türkiye’yle bitmeyen derdinizdir.
“Bu millet, liderlerini ve değerlerini kendi iradesiyle belirler”miş.
Milletin seçtiği milletvekillerini, devşiremediği belediye başkanlarını, parti genel başkanlarını hukuksuzca esir tutan, henüz hapse atamadığını da korkutup sustururum sanan bir rejimin temsilcisi için fazla iddialı ama güzel laf.
Buyurun boş konuşmak yerine genel başkanınızın rakiplerini tutuklamaya ara verip koyun sandığı halkın önüne de hangi anlayışı sırtından atacak görelim.
500 gündür hukukla uzaktan yakından alakası olmayan bir esaretle onca ailenin hayatını kararttılar.
Beş yüz gün.
“biz bu 500 günün yani 12 bin saatin içinde sevdiklerimize sadece 27 saat dokunabildik. Onları yalnızca 44 saat camın arkasından görebildik.”
Yargı sopasıyla halkı sindiremeyeceksiniz!
Ülkedeki adaletsizliklerle ilgilenmek yerine Parti Sözcümüz Sera Kadıgil hakkında pazar akşamı soruşturma başlatan ve bunu da sosyal medyadan duyuran yargı mekanizması, sosyal medyada “cadı avı” yapmak yerine sorumluluklarını yerine getirmelidir.