Gazeteci Murat Ağırel:
"50.000 vatandaşımızın ölümünden sorumlu bölücü terör örgütü liderinin bize barış güvercini olarak pazarlanmasını asla kabul etmeyeceğiz
Oy hesapları yapıp bu tezgahı açanlara da vatansever demeyeceğiz"
Şanlıurfa’da 37 derecede ve çıplak arazide kamuflaj altında iki buçuk saat dayanabildim. Ve bu kuşları alnımdan akan ter gözümü yakarken çektim. Sonuç; ülkemizden sanıyorum bu zamana kadar çekilmiş en yakın görüntüleri.
- Kılkuyruk Bağırtlak
- Bağırtlak
#DoğayaKanatAçtık
@hakandmrl Hakan hocam merhaba 8 yaşında oğlum da olmuştu. IGE değeri 20.680 di . Hastaneye yatış bile yaptık. Çok süründük. Dışardan çok başka bir hocamız parazit teşhisi koydu , hiç bir şekilde kanda yapılan testlerde çıkmadı. Parazit tedavisiyle çok şükür atlattı.
🇹🇷Çanakkale zaferinde Mustafa Kemal'in katkısının yok denecek kadar az olduğunu söyleyenler iyi dinlesin.
II. Abdulhamit' in hatıra defterinden öğrenelim:
"Düşman tasını tarağını toplamış askerlerinin yarısını denize yarısını gemilerine dökerek Çanakkale önlerinden gitmişti.
Bu büyük zaferi Mustafa Kemal Bey adında bir Albay kazanmıştı. Allah devletine hizmeti geçenlerden razı olsun.
Mustafa Kemal geldiğinde bana haber verdiler. Sırtında bir pelerin vardı. Sıradan askerlere benzemiyordu. Tehlikeli bir sükuneti vardı. Enver Paşanın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım."
Üniversite amfisinde ders sürerken, bir öğrencinin bebeği ansızın ağlamaya başladı. Ses giderek yükseldi; ortamın huzurunu bozduğunu düşünen genç anne, mahcup bir telaşla yerinden kalkıp dışarı çıkmak istedi.
Tam o sırada Profesör Sydney Engelberg yanına yaklaştı. Sessiz bir anlayışla bebeği kollarına aldı; onu nazikçe sallayıp sakinleştirdi. Ve sonra, tek bir cümlesini dahi eksiltmeden dersini anlatmayı sürdürdü. Bir yandan ilim, bir yandan merhamet dolaşıyordu sınıfın içinde.
Engelberg’in kapıları yalnızca bilgiye değil, hayata da açıktı. Öğrencilerinin çocuklarıyla derse gelmesine, hatta ders esnasında anneliğin en doğal hâliyle var olmalarına izin veriyordu.
Onun felsefesi yalın ama derindi:
Hiçbir anne, hayalleri ile evladı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmamalıdır.
Bir fotoğraf karesine sığan bu incelik, kısa sürede dünyayı dolaştı. Üniversite koridorlarında empatiyi, kapsayıcılığı ve insan olmanın en zarif hâlini simgeleyen bir anıya dönüştü.
Sıradan gibi görünen bir an…
Ama içinde, saygının ve şefkatin en büyük dersini saklayan bir an. 🍂🍁🌾💙❣️💞
#anlayış #empati #hayat #mutluluk #sevgi
Makedonya, Kosova ve Bosna'ya giden herkes bilir ki, Türkçe dışında bir dile ihtiyaç duymazsınız. Ve yine herkes tecrübe etmiştir ki, müthiş bir Türkiye, Türk sevgisi vardır. 🇹🇷🇹🇷
Vladimir Putin,
"Anne-babana, 'Öf!' bile deme, onları azarlama, onlara gönül alıcı tatlı ve güzel söz söyle!" (Âli İmran-23),
Âyetinin tefsirini yapıyor:
Hiçbiri geri dönemedi!
5 yıl önce Gara’da PKK’nın elinde rehin tutularak şehit edilen vatan evlatlarımız…
Onların umut hakkı olmadı,
Onların yarınları olmadı.
Bugün katillere umut isteyenler bilsin: biz hâlâ onların yutkunduğu yerdeyiz.
#UnutmadıkUnutturmayacağız. 🇹🇷
Antalya’da engelli oğlunun başka bir kente sevk edilmesini engellemek için 35 metre yüksekliğindeki falezlere çıkıp intihar girişiminde bulunan anneyle görüştüm.
Oğlunun naklinin durdurulması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile defalarca temas kurmuş. “Neden çocuğumu uzak bir şehre gönderiyorsunuz?” diye sormuş; ancak net ve tatmin edici bir yanıt alamamış. “Göndermeyin” diye yalvarmış, sesini duyuramamış.
Evine gelmişler, zorla belge imzalatılmaya çalışmışlar. İmza atmadığında ise “Aile çocuğuyla ilgilenmiyor” diye tutanak tutacaklarını söylemişler. Mecburen imzalamış.
“Son çare olarak ölümü düşündüm” dedi. “Çocuğum madem Manavgat’taki bir merkeze yerleştirilebiliyordu, neden bu noktaya gelmem gerekti? İlla intihar mı etmeliyim? Benim tek isteğim çocuğuma yakın olmak.” dedi.
Yüreğim sızladı.
Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Ancak bugünün iktidarı, ayrıcalıklı azınlık hariç herkesi yalnızlığa terk ediyor.
Nice şehitler verdik;
Kiminin babası sırtlandı tabutu,
Kiminin babası gururla taşıdı fotoğrafı,
Kiminin babası yerinden kalkmakta zorlandı..
Tüm babalarımızın içinde, geçmeyecek bir acı kaldı.
Biz unutmuyoruz; sizler de unutmayın.
Mübarek ramazan günü ..hepinizden özür dilerim ..ilk önce küfretmek serbest ..bu o .evladı ….Kurtuluş savaşında Şeytan Taburu adı verilen Yunan taburları vardı.
Bu taburun başında prens Andrea diye bir psikopat komutan bulunmaktaydı. Çocukları yakarak öldürdüler, tecavüz edip insanları parçaladılar, diri diri gömdüler, süt veren annelerin ğöğüslerini süt veremesin diye kesip, bebekleri süngü uçlarında sokaklarda gezdirdiler.
Geri çekilirken bile taş üstünde taş bırakmadılar Anadolu’da.
Türk halkının ahını en çok alan taburdur bu tabur.
Komutanları ile beraber, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları tarafından İzmir’de denize döküldüler.
Peki bu taburun başındaki komutan Andrea kimdi ?
Epstein dosyalarında en çok adı geçen, çocuklara tecavüzle suçlanan, EPSTEİN’in de yakın arkadaşı olan ve İngiltere’de aforoz edilen, Prens Andrew’in dedesidir.
Bu aile dededen toruna lanetlidir……….küfredin rahatlayın bu itler dedelerimizi ninelerimizi katletti
Bosna Hersek’te turist rehberliği yapan Sanja Krehic: “Ben Boşnak’ım ve ülkemi delicesine severim. Ama sevdiğim bir şey daha var: O da bu!” deyip çıkardığı Türk bayrağı!…
Gelinim Gazi Hukuk’tan mezun bir avukattı,depremde oğlum ve torunumla birlikte vefat ettiler. Gelinimin vefatını fırsat bilip diplomasını çaldılar.Olmaz dediğimiz herşey oldu. Bu “cezasızlık algısından” dolayı başımıza gelmeyen kalmadı.6 Şubat yaklaşırken,”deprem şehitlerinin” emanetine sahip çıkın,suçlular gerekli cezayı alsın artık. Aksi halde her türlü alçaklığa davetiye çıkarılıyor.Lütfen artık sesimizi duyun!
Büyük haber sayfalarına ulaşamıyorum lütfen yardımcı olun, siz de gönderin. Kardeşim 17 yaşındaydı kalbine ve ciğerlerine aldığı beş bıçak darbesiyle katledildi 18 yaşındaki Ahmet Muhammet Özkal tarafından. Berkay Milli Takıma girmek için çalışıyordu sporcuydu. #berkaymelikoğlu
Kardeşim Fatih Acacı Ankara’da 15 yaşındaki akranı tarafından 12 kere bıçaklanarak katledildi lütfen Fatih’inde çıkmayan sesi olun paylaşım yapın🙏🏻
📍2.Duruşma 28 Ocak saat 14:30
📍Ankara Adliyesi Söğütözü Ek Hizmet Binası
Fatih yoğun bakımda, ölümle yaşam arasında mücadele ederken annemle aramızda geçen bir anı anlatmak istiyorum.
Fatih ölmeden iki gün önce annemin ayağı kırılmıştı; alçıdaydı ve yürüyemiyordu. İlk haberi alınca babamla hastaneye koştuk, annem evde kaldı. Hastanede sabahladık. Doktorun umutsuz konuşması üzerine sabah annemin yanına döndüm. Ona bu haberi nasıl anlatacağımı bilmiyordum.
Eve girdiğimde annemin Fatih’in kıyafetlerini yıkadığını gördüm.
“Fatih eve gelince giysin,” dedi.
Dayanamadım,
“Anne, yaşayacağını mı düşünüyorsun?” dedim.
“Tabii ki yaşayacak,” dedi. “Gelecek, bunları giyip yatağında yatacak.”
Doktorun söylediklerini anlatamadım. Atar damarının kesildiğini, organlarının ağır hasar aldığını 12 kere bıçaklandığını söyleyemedim. Gittim, ağlaya ağlaya Fatih’in çamaşırlarını astım. Akşamına Fatih’i kaybettik.
Şimdi sizden ricam: Lütfen paylaşımlarımı sadece okuyup geçmeyin. Paylaşın, beğenin, yorum yapın. Bu davada kamuoyunun desteğine ihtiyacım var.
2. Duruşma:
📍 28 Ocak – 14.30
📍 Ankara Adliyesi, Söğütözü Ek Hizmet Binası
Lütfen ses olun. 🙏🏻
#Fatihacaciicinadalet #FatihEmsalOlsun
#şöyleki #KarneGünü #KademeArtıkŞart