Köle değil halkız
Cumhuriyet’i kazanacağız.
ABD tarafından açıkça ifade edildiği biçimde, bize Cumhuriyet fazla görülüyor.
Yerli işbirlikçileri buna Yeni Osmanlı diyor.
Artık burada bir halk değil, ABD’nin planı için çalışan köleler aranıyor. İtiraz edecek yurttaş değil, Osmanlı’ya tebaa aranıyor.
Yargıyı sopa yapmışlar. Emir kullarının elinde sorgusuz sualsiz halka doğru savuruyorlar. “Köle olacaksınız; size hak, hukuk yok” diyorlar.
Ülkemizi emperyalistler için savaşa hazırlıyorlar. Kapalı kapılar ardında konuşulanlardan birkaç kişi dışında kimsenin haberi olmuyor. Halk için yapıldığı söylenen, halktan kaçırılıyor. Ülkenin geleceği, canımız, emeğimiz… “Hepsi bu üç beş kişinin pazarlığına bakar”, diyorlar.
Daha lise yıllarından itibaren gençler hem ucuz işgücü hem de emperyalizme canı pazarlanacak kul, köle olarak görülüyor. Milyonlarca genç ve çocuk ya tarikatın eline ya bir çetenin pençesine ya da sermayenin esareti altına alınıyor.
Eğitim hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı; yani yurttaşlık hakları… Bunlar sadece bir halkın talebi ve hakkı olur. Kulun, kölenin, tebaanın değil.
Biz ülkemizi de yurttaşlığımızı da mücadeleyle kazandık.
Biz, kapalı kapılar arkasında bizi hesaba katmayıp padişahtan ülkeyi satın alacağını düşünenlere halkın neleri değiştireceğini gösterdik.
Şimdi tekrar halk olma zamanı.
Mücadelenin içinde halk olduğumuzu hatırlar, hatırlatırız.
Emekçisiyle, kadınıyla, genciyle Cumhuriyet’i ancak tekrar böyle kazanırız.
Halkız!
Kapalı kapılar ardında yürüttüğünüz, bizden kaçırdığınız Yeni Osmanlı pazarlığıyla ABD planını uygulamanıza izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet’i size teslim etmeyecek, kazanacağız.
Halkız!
Para için değil, onurumuz için yaşıyoruz. Bize dayattığınız hayat köle hayatı. Kabul etmeyeceğiz, insanca bir yaşamı kazanacağız.
Halkız!
Çetelerin, tarikatların pençesinde yitirdiğimiz çocuklarımızın; üzerini örttüğünüz cinayetlerin peşini bırakmayacağız. Ellerimizde çocuklarımızın fotoğrafıyla üzerinize yürümeye devam edeceğiz. Hesabını soracağız.
Halkız!
Ses çıkarana yargı sopası sallayan, her itirazı bir suç torbasına koyan düzeninizi kabul etmiyoruz. Bugün suçsuz yere tutukladığınız, tehdit ettiğiniz herkesin hakkını alacağı günlerin geleceğini biliyoruz.
29 Ekim’de meydanlarda bir araya geliyoruz.
Köle değil halkız.
Cumhuriyet’i kazanacağız.
📍İstanbul - Kadıköy Süreyya Operası - 16.00
📍Ankara - Esat Dörtyol - 16.00
📍Eskişehir - Köprübaşı - 17.00
https://t.co/ihlgVRvPN5
Halkız!
Para için değil, onurumuz için yaşıyoruz. Bize dayattığınız hayat köle hayatı. Kabul etmeyeceğiz, insanca bir yaşamı kazanacağız.
29 Ekim’de meydanlarda bir araya geliyoruz.
📍İstanbul - Kadıköy Süreyya Operası - 16.00
📍Ankara - Esat Dörtyol - 16.00
📍Eskişehir - Köprübaşı - 17.00
https://t.co/ihlgVRvPN5
Köle Değil Halkız, Cumhuriyet’i Kazanacağız!
103 yıl önce kurulan Cumhuriyet, bugün karşı-devrim eliyle kuruluş ilkelerinden koparılmış; bağımsızlık, laiklik ve halk egemenliği adına kazanılan mevziler birer birer tasfiye edilmiştir.
677 sayılı yasa gereği varlığı dahi yasak olan tarikatlar, bugün AKP iktidarından aldıkları güçle yaşamın her alanını kendi suçlarının ve gerici faaliyetlerinin zeminine dönüştürüyor. Çocukları istismar ediyor, kadınların yaşamını zindana çeviriyor. Holdingleşiyor, devletin kurumlarında örgütleniyor, sınav sorularını çalıyorlar.
Okullarımız artık birer olay mahalline dönüşmüş durumda. Yusuf Tekin’in politikalarıyla eğitim kurumları, tarikatların ve çetelerin cirit attığı alanlara dönüşüyor. Gençler giderek yalnızlaştırılıyor, yozlaştırılıyor; birbirine yabancılaşan, hatta birbirine düşman edilen bir nesil yetiştirilmeye çalışılıyor.
Sömürü, adım attığımız her yerde karşımıza çıkıyor. Emekçi ailelerimiz sefalet ve güvencesizlikle boğuşurken kardeşlerimiz, dostlarımız MESEM’lerde adeta çocuk kölelere dönüştürülüyor.
Dünün düşmanları, bugünün ortaklarına dönüşüyor. İşbirlikçilikte, işgalcilikte ve ihanette buluşuyorlar. Adına Yeni Osmanlı dedikleri uğursuz planlarla, emperyalizmin ülkemize ve bölgemize biçtiği kaderi halkımıza dayatmak istiyorlar.
Bunun için yurttaşlara değil tebaaya, halka değil kölelere ihtiyaç duyuyorlar. Tıpkı sömürge valisi Tom Barrack gibi, onun katil ABD’si gibi.
Sıra arkadaşlarımızı tutukluyor, üniversite kürsülerinden işgal politikalarına güzellemeler yapıyorlar. Memleketine, kampüsüne ve geleceğine sahip çıkanlara yargı sopasını sallıyor, kendi çizdikleri sınırın dışına çıkmayı suç haline getiriyorlar.
Çare yok. Bu onursuzluğa dur diyeceğiz.
Halkımıza köleliği, ülkemize emperyalizme kulluğu reva görenlere karşı yurttaşlık, bağımsızlık ve laiklik kavgasını büyüteceğiz.
Memleketimizi işgalcilerden, işbirlikçilerden ve Cumhuriyet düşmanlarından kurtaracağız.
Köle değil, halkız.
Cumhuriyet’i kazanacağız.
📢 29 Ekim'de Alanlardayız!
📍İstanbul - Kadıköy Süreyya Operası - 16.00
📍Ankara - Esat Dörtyol - 16.00
📍Eskişehir - Köprübaşı - 17.00
Köle Değil Halkız
Cumhuriyet’i Kazanacağız
ABD tarafından açıkça ifade edildiği biçimde, bize Cumhuriyet fazla görülüyor.
Yerli işbirlikçileri buna Yeni Osmanlı diyor.
Artık burada bir halk değil, ABD’nin planı için çalışan köleler aranıyor. İtiraz edecek yurttaş değil, Osmanlı’ya tebaa aranıyor.
Yargıyı sopa yapmışlar. Emir kullarının elinde sorgusuz sualsiz halka doğru savuruyorlar. “Köle olacaksınız; size hak, hukuk yok” diyorlar.
Ülkemizi emperyalistler için savaşa hazırlıyorlar. Kapalı kapılar ardında konuşulanlardan birkaç kişi dışında kimsenin haberi olmuyor. Halk için yapıldığı söylenen, halktan kaçırılıyor. Ülkenin geleceği, canımız, emeğimiz… “Hepsi bu üç beş kişinin pazarlığına bakar”, diyorlar.
Daha lise yıllarından itibaren gençler hem ucuz işgücü hem de emperyalizme canı pazarlanacak kul, köle olarak görülüyor. Milyonlarca genç ve çocuk ya tarikatın eline ya bir çetenin pençesine ya da sermayenin esareti altına alınıyor.
Eğitim hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı; yani yurttaşlık hakları… Bunlar sadece bir halkın talebi ve hakkı olur. Kulun, kölenin, tebaanın değil.
Biz ülkemizi de yurttaşlığımızı da mücadeleyle kazandık.
Biz, kapalı kapılar arkasında bizi hesaba katmayıp padişahtan ülkeyi satın alacağını düşünenlere halkın neleri değiştireceğini gösterdik.
Şimdi tekrar halk olma zamanı.
Mücadelenin içinde halk olduğumuzu hatırlar, hatırlatırız.
Emekçisiyle, kadınıyla, genciyle Cumhuriyet’i ancak tekrar böyle kazanırız.
Halkız!
Kapalı kapılar ardında yürüttüğünüz, bizden kaçırdığınız Yeni Osmanlı pazarlığıyla ABD planını uygulamanıza izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet’i size teslim etmeyecek, kazanacağız.
Halkız!
Para için değil, onurumuz için yaşıyoruz. Bize dayattığınız hayat köle hayatı. Kabul etmeyeceğiz, insanca bir yaşamı kazanacağız.
Halkız!
Çetelerin, tarikatların pençesinde yitirdiğimiz çocuklarımızın; üzerini örttüğünüz cinayetlerin peşini bırakmayacağız. Ellerimizde çocuklarımızın fotoğrafıyla üzerinize yürümeye devam edeceğiz. Hesabını soracağız.
Halkız!
Ses çıkarana yargı sopası sallayan, her itirazı bir suç torbasına koyan düzeninizi kabul etmiyoruz. Bugün suçsuz yere tutukladığınız, tehdit ettiğiniz herkesin hakkını alacağı günlerin geleceğini biliyoruz.
29 Ekim’de meydanlarda bir araya geliyoruz.
Köle değil halkız.
Cumhuriyet’i kazanacağız.
Birlikte mücadeleye katılmak için 👇
https://t.co/ihlgVRvPN5
FKF Söyleşileri İstanbul’da devam ediyor!
Devrim Partisi Genel Başkanı Erçin Fırat ile “Amerikan Barışı: Halkın Tasfiyesi ve Yeni Düzeni” üzerine konuşacağımız etkinliğimize katılmak için formu doldurabilirsiniz 👇🏻
📅 17 Ekim Cumartesi
🕖 16.00
https://t.co/ASVgk3Qj46
ABD tarafından açıkça ifade edildiği biçimde, bize Cumhuriyet fazla görülüyor.
Yerli işbirlikçileri buna Yeni Osmanlı diyor.
Artık burada bir halk değil, ABD’nin planı için çalışan köleler aranıyor. İtiraz edecek yurttaş değil, Osmanlı’ya tebaa aranıyor.
Yargıyı sopa yapmışlar. Emir kullarının elinde sorgusuz sualsiz halka doğru savuruyorlar. “Köle olacaksınız; size hak, hukuk yok” diyorlar.
Ülkemizi emperyalistler için savaşa hazırlıyorlar. Kapalı kapılar ardında konuşulanlardan birkaç kişi dışında kimsenin haberi olmuyor. Halk için yapıldığı söylenen, halktan kaçırılıyor. Ülkenin geleceği, canımız, emeğimiz… “Hepsi bu üç beş kişinin pazarlığına bakar”, diyorlar.
Daha lise yıllarından itibaren gençler hem ucuz işgücü hem de emperyalizme canı pazarlanacak kul, köle olarak görülüyor. Milyonlarca genç ve çocuk ya tarikatın eline ya bir çetenin pençesine ya da sermayenin esareti altına alınıyor.
Eğitim hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı; yani yurttaşlık hakları… Bunlar sadece bir halkın talebi ve hakkı olur. Kulun, kölenin, tebaanın değil.
Biz ülkemizi de yurttaşlığımızı da mücadeleyle kazandık.
Biz, kapalı kapılar arkasında bizi hesaba katmayıp padişahtan ülkeyi satın alacağını düşünenlere halkın neleri değiştireceğini gösterdik.
Şimdi tekrar halk olma zamanı.
Mücadelenin içinde halk olduğumuzu hatırlar, hatırlatırız.
Emekçisiyle, kadınıyla, genciyle Cumhuriyet’i ancak tekrar böyle kazanırız.
Halkız!
Kapalı kapılar ardında yürüttüğünüz, bizden kaçırdığınız Yeni Osmanlı pazarlığıyla ABD planını uygulamanıza izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet’i size teslim etmeyecek, kazanacağız.
Halkız!
Para için değil, onurumuz için yaşıyoruz. Bize dayattığınız hayat köle hayatı. Kabul etmeyeceğiz, insanca bir yaşamı kazanacağız.
Halkız!
Çetelerin, tarikatların pençesinde yitirdiğimiz çocuklarımızın; üzerini örttüğünüz cinayetlerin peşini bırakmayacağız. Ellerimizde çocuklarımızın fotoğrafıyla üzerinize yürümeye devam edeceğiz. Hesabını soracağız.
Halkız!
Ses çıkarana yargı sopası sallayan, her itirazı bir suç torbasına koyan düzeninizi kabul etmiyoruz. Bugün suçsuz yere tutukladığınız, tehdit ettiğiniz herkesin hakkını alacağı günlerin geleceğini biliyoruz.
29 Ekim’de meydanlarda bir araya geliyoruz.
Köle değil halkız.
Cumhuriyet’i kazanacağız.
Birlikte mücadeleye katılmak için 👇
https://t.co/ihlgVRvPN5
Bugün Bakırköy Meydanı’nda "Saraylar Yıkılır Saltanatlar Çöker" bildirimizi dağıttık.
Cumhuriyet, laiklik, bağımsızlık ve sosyalizm için seni de her şeyi kendinden bekleyenlerin mücadelesine çağırıyoruz.
Sensiz Olmaz, FKF'ye Katıl!
https://t.co/CVsyxm8qB8
10 Ekim 2015'te, aydınlık bir ülkede yaşama hayaliyle Ankara'da toplanan yurttaşlarımız katledildi.
Katliamı ve katliamın sorumlularını unutmayacağız. Kaybettiğimiz dostlarımızın hayallerindeki ülkeyi kuracağız!
#10EkimAnkaraKatliamı#10Ekim
Bugün Vezneciler Metro çıkışında "Saraylar Yıkılır Saltanatlar Çöker" bildirimizi dağıttık.
Cumhuriyet, laiklik, bağımsızlık ve sosyalizm için seni de her şeyi kendinden bekleyenlerin mücadelesine çağırıyoruz.
Sensiz Olmaz, FKF'ye Katıl!
https://t.co/iQzXtL7bFO
ideo'nun duyurduğu YTÜ krizinin nedeni ortaya çıktı: 140 bin öğrencinin verileri fidye yazılımı saldırısında ele geçirilmiş olabilir
Yıldız Teknik Üniversitesi, sistemlerinin fidye yazılımı saldırısına uğradığını ve yaklaşık 140 bin öğrencinin ve 4 bin 500 personelin verilerinin etkilenmiş olabileceğini Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na bildirdi. Üniversite yönetimi ise aynı günlerde öğrencilere yalnızca "teknik bir sorun" yaşandığını duyurmuştu.
https://t.co/xOnDoiRmK6
Son bir yılda Boğaziçi Üniversitesinde üç kere yapılan zamlara karşı yemekhane önünde bir araya geldik.
Kampüse polis sokulmasıyla beraber yemekhanemiz tamamen kapatıldı ve yemek verilmiyor.
Zamlara karşı nitelikli ve parasız yemek hakkımız için mücadeleye devam edeceğiz!