📜 Tarihte Bugün: 4 Temmuz 1918
Bugün, Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin otuz altıncı ve son pâdişâhı, Sultan Mehmed Vahdeddin Han Hazretleri’nin cülûs-ı hümâyunlarının sene-i devriyesidir.
3 Temmuz 1918 tarihinde Sultan Mehmed Reşad Han Hazretleri’nin irtihâl-i dâr-ı bekā eylemelerini müteâkip, 4 Temmuz 1918 günü saltanat makamına cülûs buyuran Sultan Mehmed Vahdeddin Han Hazretleri, devlet ve milletin en müşkül zamanlarında hilâfet ve saltanat emânetini deruhte etmişlerdir.
Cülûs-ı hümâyunları, yalnız bir pâdişâhın tahta çıkışı değil; asırlardır üç kıt’aya adâlet ve nizam tevzî etmiş Devlet-i Aliyye’nin son büyük mesuliyet devrinin de başlangıcı olmuştur. Harpler, işgaller ve türlü müşkiller içerisinde dahi hilâfet makamının vakar ve haysiyetini muhafazaya gayret eden Sultan Vahdeddin Han Hazretleri, tarihimizin mühim ve müstesnâ simalarından biri olarak yâd edilmektedir.
Bu vesîleyle cülûs-ı hümâyunlarının sene-i devriyesini hürmet ve tâzim ile yâd ediyor; Cenâb-ı Hakk’tan Sultan Vahdeddin Han Hazretleri’ne rahmet-i ilâhiyye niyaz ediyoruz.
Rûh-ı şerîfleri şâd, mekânları cennet, makamları âlî olsun. Âmîn!
📜 Tarihte Bugün | 3 Temmuz 1918
Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin otuz beşinci padişahı ve İslâm Halîfesi Sultan Mehmed Reşad Han Hazretleri, 3 Temmuz 1918 tarihinde, 73 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
Cenaze merasimine kardeşi ve kendisinden sonra tahta çıkan Sultan Vahideddin Han Hazretleri de iştirak etmiş; cenazesi büyük bir hürmet ve ihtiram içerisinde kaldırılarak, Eyüpsultan’da inşa ettirdiği Sultan Reşad Türbesi’ne defnedilmiştir.
Dindar ve mütedeyyin şahsiyetiyle tanınan, saltanatı boyunca Devlet-i Aliyye’nin en müşkül zamanlarında milletine hizmet etmeye gayret eden Sultan Reşad Han Hazretleri’ni, vefâtının sene-i devriyesinde rahmet ve hürmetle yâd ediyor; Cenâb-ı Hak’tan ruhunu şâd, kabrini pür-nûr, makamını âlî ve mekânını cennet eylemesini niyaz ediyoruz.
Tarihte Bugün – Sultan II. Mahmud Han Hazretleri’nin vefatı (1 Temmuz 1839)
📚 Sultan II. Mahmud Han, yalnızca devlet ve askerî sahadaki ıslahatlarıyla değil, ataları gibi kuvvetli dinî hassasiyetiyle de temayüz etmiş bir Osmanlı padişahıdır. Mekke ve Medine’ye yaptığı hizmetler, Haremeyn’e gösterdiği ihtimam ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e olan derin muhabbeti bunun en güzel nişanelerindendir. Ağır hastalığında dahi Cuma namazını cemaatle eda etmek istemesi, namazın ihyasına dair fermanları ve dinî eğitime verdiği önem de bu hassasiyetini açıkça göstermektedir.
Vefatının sene-i devriyesinde Sultan II. Mahmud Han’ı rahmet ve hürmetle yâd ediyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
▪️Fazla gülmeyi terk edene heybet verilir.
▪️Fazla konuşmayı terk edene hikmet verilir.
▪️Fazla yemeği terk edene ibadetin lezzeti verilir.
▪️Mizahı terk edene zarafet verilir.
▪️Dünya sevgisini terk edene ahiret sevgisi serilir.
| Hz.Ömer (r.a)
🪶 Tarihte Bugün | İslam’ın mukaddes değerlerini korumak ve şeriat-ı garrayı muhafaza etmek gayesiyle yola çıkan Şeyh Said Efendi ve 46 dava arkadaşı, 29 Haziran 1925‘de Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda şehit edildi.
@TC_istanbul@gul_davut Tepki geldikten sonra kapatılması pek hoş değil lâkin yerinde oldu. İnşallah bu gibi sapkın oluşumların tümü kapatılır. Teşekkür ederiz..
Kadırga Muhsine Hatun Camii (İbrahim Paşa Camii olarak da bilinir.)
Pargalı olarak tanınan Sadrazam İbrahim Paşa, zevcesi Muhsine Hatun’un isteği üzerine 1532 yılında Mimar Sinan’a yaptırmıştır.
🎞️ Sultan V. Mehmed Reşad Han Türbesi’ni daha önce hiç görmüş müydünüz?
Osmanlı Devleti’nin 35. padişahı ve 114. İslâm halifesi olan Sultan V. Mehmed Reşâd; koyu bir Mevlevî, dindar ve mütevazı bir şahsiyetti. Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf devletlerine karşı fetva yay��mlayarak Cihâd-ı Ekber’i ilan etmiş, Çanakkale zaferi üzerine kaleme aldığı meşhur “Çanakkale Gazeli” ile de cepheye ve halka büyük bir moral vermişti.
İyi niyetli ve dindar bir hükümdar olmasına rağmen, maalesef yanlış bir zamanda ve yanlış bir siyasi kadronun elinde tahta çıkmıştı.
İmparatorluğun çöküşünü çaresizce izleyen padişahın vefatı, kurbanı olduğu bu yanlış politikaların ve acı dolu savaş yıllarının adeta hazin bir sonu oldu. Savaşın bitişini göremeden, Mondros Mütarekesi’nden sadece 4 ay önce hayata gözlerini yumdu.
Onun bu fırtınalı ömrünün ardından geriye kalan en zarif detay ise türbe vasiyetidir. Sultan Reşad’ın, “Ebedî uykumu su ve çocuk sesleri arasında uyumak istiyorum.” vasiyeti üzerine türbesi, daha sağlığında Mimar Kemaleddin Bey’e emanet edilmiştir.
Bugün Eyüpsultan’da, Haliç’ten yükselen su sesi türbenin sessizliğine karışırken; çocuk sesleri de yine padişahın vasiyetiyle hemen yanı başına inşa edilen okulun bahçesinden yükselir. Koca bir imparatorluğun padişahı olsa da, ebedî huzuru çocukların saf dualarında ve suyun zikrî şırıltısında arayan bir dervişin teslimiyetidir bu...