Aziz Sancar:"Mardinli ırgat çocuğuydum. Dedem, ağa'nın adamları tarafından öldürülüp mallarına el konulmuş. Atatürk, köyün ağasıyla birlikte ağaya yardım ve yataklık eden 21 kişiyi kurşuna dizdirmiş. İbret olsun diye 1 hafta köy meydanında kalmışlar. Köye derhal okul kurulmuş. Ninem ise veremden ölmüş. Köyümüze bir de sağlık ocağı açılmış. Okulumuzdaki Türkay öğretmen sık sık kimseye kul köle olmamamızı öğütlerdi. İşte o okulda okuyan ırgatın oğlu Aziz Sancar, Kimya ödülü olan Aziz Sancar oldum. Ey Atatürk, 'sana minnettarım. Sen ebediyet ufkunda doğan bir güneşsin.."
Fark ettiniz mi bilmiyorum, hayatta bir şeyden çok mahrum kalmış insanlar onu elde edince kendini kaybediyor. Yoksullar zenginleşince görgüsüzleşiyor, ezilenler güç elde edince zorbalaşıyor, arzularını bastırarak büyüyenler en büyük hazların peşinden gidiyor, değer görerek büyümemiş insanlar ufak bir ilgi alınca saçma ve şımarık çıkışlar yapmaya başlıyor. İnsan biyografisinin bir döneminde bile görülen aşırı yoksunluk, diğer uçtaki aşırılığın başlangıcı oluyor.
Defne Samyeli: "Terörist başı, bebek katili apo, bugün kurucu önder oluyor. İnsan aklını kaçırır bu ülkede.
Türkiyeli kavramını neden ortaya atıyorsunuz? neden bölmeye çalışıyorsunuz?
Bizim kimliğimize sahip çıkmamızı istemiyorlar. Ne mutlu Türk'üm diyene."