Cezaevindeki şehir plancıları halkı felakete sürükleyecek rant odaklı projelere geçit vermedikleri için oradalar. Tayfun Kahraman, Gürkan Akgün, Ramazan Gülten, Resul Emrah Şahan, Mehmet Murat Çalık, Buğra Gökçe ve Evren Buçan halen cezaevindeler. Plancılara özgürlük!
Doğa intikam almaz. Sadece kendine ait olanı geri alır. Er ya da geç. Cendere Vadisi'nde yapılaşmaya hayır dediğimizde her şeye karşı çıkıyorsunuz diyenler burada mı?
Bizler 14 yaşında bir yetimin, yağmurda ayakkabıları ıslanmasın diye eline alıp sudan geçerken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği ve tek bir sorumlunun bile hesap vermediği bir ülkede yaşıyoruz.
İstanbul derelerinde 100 metrelik yapılaşma yasağı, 2013'te AK Parti yönetimindeki Kadir Topbaş dönemi İBB Meclisi tarafından 10 metreye düşürüldü. Dönemin Mimarlar Odası İst. Büyükkent Şubesi Başkanı Prof. Dr. Deniz İncedayı ve Şehir Plancıları Odası Başkanı Tayfun Kahraman (şu anda cezaevinde) bu doğa katliamına karşı hemen tarihi bir iptal davası açtı. Dava 7-8 yıl sürdü sonunda Danıştay kararı iptal etti ama bu 7-8 yılda deyim yerindeyse atı alan Üsküdarı geçti. Ekrem İmamoğlu ve şu anda hepsi cezaevinde olan şehir planlamacı ekibi ile dere yataklarının yapılaşmaya açılmasını durdurarak bu alanları kamusal yeşil alanlara dönüştürme stratejisi başlattı. Bu seldi, İstanbul büyük bir deprem bekliyor. Aklıselim, vatansever ve yurtsever br kadro ile acilen önlemler alınmalı. İnsanların hayatı söz konusu.
insanda biraz utanma olacak.
1994 - 2019 arasında İstanbul'u kesintisiz AKP yönetti. Bu dönemde nüfus 9 milyondan 15 milyona çıktı, yeni Başakşehir, Esenyurt gibi dev alanlar yapılaşmaya açıldı. Derelerin üstüne yerleşim yerleri kuruldu. Ayamama deresinin taştığı için 32 vatandaşımız hayatını kaybetti. AKP İstanbul'u CHP'ye terk ettiğinde Üsküdar meydanını bile su basıyordu.
@SafakBasa 'ya oturup sorun. 2019dan beri 181 noktada kronik su baskını riski kaldırıldı. 100 km dere ıslahı yapıldı.
25 yıl bir kenti yönetip kentin altyapısını güçlendirmemişin, deprem güvenliğini arttırmamışın, 2019'dan beri bir şeyler yapmak isteyen belediyeyi önce "topal ördek" yapmaya çalışmış, yetmemiş "silkeleme" emri vermişin, kaynaklarını kısıtlamışsın, kadrolarını hapse atmışsın ondan sonra tarihi bir yağışta "İşte belediye çalışmıyor" kusura bakmayın da milyonlarca insan hafızasız değil.
Çevresini beton yığınlarıyla kuşatıp, dere havzalarını villalarla tıkayıp, denizlere ve Boğaziçi’ne uzanan derelerini hapsetmiş olmasalardı, bu su sayısız cana yaşam ve sağlık olacak, yeraltı ve yerüstü barajlarını dolduracaktı.
Ama kolları kesilmiş orman, topladığı suyu, seli tutamaz. Beton çölüne çevrilmiş topraklar, suyu içine çekemez.
Bin kez uyardık, bir kez daha uyarıyoruz. Doğa hareketini felakete çeviren, doğanın tahribidir. İstanbul daha da savunmasız kalmadan Kuzey Ormanları yıkımına son verin.
Türkiye'de sadece 2025 yılında vatandaştan 11 trilyon lira vergi toplandı. Böyle bir ülkede insanlar hala sokakta elektrik akımına kapılarak hayatlarını kaybediyor. Bunda sorumluluğa olan herkese lanet olsun.
2026 yılında istanbulun göbeğinde bir çocuk elektriğe kapılıp ölüyor ama ülkenin her yerinde savunma sanayi festivalleri ile teknoloji pazarlıyorlar. Utanılacak o kadar şey var ki bu ülkede.