SPK'nın tasfiye planı gösteriyor ki satış talimatı veremeyip fon pay sahibi olarak kalanları uzun ve yıpratıcı bir süreç bekliyor.
Paralar ancak fon tutarlarında ciddi bir kesintiyle geri alınabilecek.
Toplumu bu kadar derinden etkileyen bir konuda içeriden bilgi alarak kazanç sağlayan, operasyona ortak olup para kazanan kim varsa MASAK incelemesiyle mal varlıklarına el konulmalı ve bu tutarlar fonlardan alacaklı olanların hanesine yazılmalı.
Buna, bazılarının 50 milyon$ servete sahip olduğu konuşulan eski fon yöneticileri de dahil edilmeli!
İnsanlar, kredi kartının son ödeme tarihini beklerken mutfak masraflarına katkısı olsun diye paralarını para piyasası fonuna koyuyor.
Bu namussuzlar ise bilmem ne yatırımın patronu özel uçak alabilsin, 1000 kat yaptığı tahtayı çizebilsin diye insanların parasını ters repoyla alıp patronun operasyon yaptığı hisseyi tavan yaptırıyor.
Yok öyle!
Ortalık sakinlediğinde, gürültü durulduğunda ya da hiç o kadar beklemeden, yapılacaklar listesinin ilk sıralarına mutlaka ‘ülkede her köşe başında, platformda, kalabalıkları etkileyebilecek şekilde yatırım, yatırım ürünleri, aracı kurum, PYŞ ve diğer sermaye piyasası başlıklarının kontrolsüzce konuşulmasını engelleyecek tedbirleri eklemek’ gerekiyor. Bu konuda çok geç kalındı.
Diğer husus, yatırım fonlarının pazarlama/reklam faaliyetleri, getiriler, hisse portföyleri, diğer pozisyonlar gibi süreçlerin aynı şekilde kontrolsüzce ortalıkta konuşulup gezmesi, pazarlanması.
Nasıl ki aracı kurumlar canları istediğinde reklam veremiyor ve faaliyet yürütemiyorsa, bu işler de çok acil düzene sokulmalı. Ülkede, başka hiçbir şey, yatırım faaliyetleri ve sermaye piyasası araçları üzerine kontrolsüzce konuşulup yazılıp çizildiği kadar malzeme edilmiyor. Üzgünüm ama buna sektör ve sektör çalışanları da dahil. İletişim ayrı, getirileri konuşarak büyümeye çalışmak ayrı.
Çok acil sert önlemler getirilmeli ve sistem, çalışanlar, kurumlar ve güven ortamı güvence altına alınmalı. Kar topu etkisinin ne olduğunu, nasıl umarsızca yayılabildiğini ve nelere sebep olabildiğini fazlasıyla deneyimledik.
Herkes her şeyi ortada konuşabilecekse, yazıp çizebilecekse sektör neden var? Lisans neden var? Bu kadar kurum ve çalışan neden var?
Yıl 1988, çok zorlu sınavlar sonrası Bankalar Yeminli Murakıp Yardımcısı olduğumuzda, Üstatlarımıza neden Müfettiş değil de Murakıp olduğumuzu sormuştuk. Yaptığımız denetimlerde görevimizin sadece mevzuata aykırılıkların tespiti ve bunun raporlanması olmadığı, aynı zamanda mer’i mevzuatın oluşmasında ve güncellenmesinde önerilerde bulunan, uyarıcı ve yol gösterici bir sorumluluğumuzun da olduğu söylenmişti. Bu gerçeklik, birçok arkadaşım gibi benim de hayat felsefemi etkilemişti. Bu nedenle yaptığım denetimlerde ve yönetici olarak verdiğim kararlarda, mümkün olduğunca empati yaparak hareket etmeye, uyarıcı ve yol gösterici olmaya çalıştım. Emeklilik sonrası yaklaşık 20 yıla yaklaşan eğitim hayatımda ve uzun süreden bu yana devam eden Üniversite hocalığımda da hep aynı şekilde olmaya çalıştım.
Bu sorumluluk duyguları ile iki sene önce X’te de yazmaya başladım. Ülke ve toplumun yararına gördüğüm konularda, kamu ve özelde 45 yılda oluşan bilgi ve tecrübelerimi mümkün olduğunca objektif, tarafsız ve yapıcı biçimde paylaşmaya özen gösterdim (maalesef yüksek takipçili ilk hesabım kapatıldı).
Birçok üniversitede karşılıksız olarak gençlerimize suç ekonomisi, kara para ve yasadışı bahis gibi konularda uyarıcı ve bilgilendirici konuşmalar yapıyorum. Bu konuda çağırıldığım her yere de gidiyorum.
Bu duygular içinde iken son yıllarda dostlarımdan en çok duyduğum söz, gözaltı tehlikesine işaret edilerek, “Aman Kendine Dikkat Et” uyarısıdır.
Dönem olarak 78 gençliği içinde bulunmuş birisi olarak, o dönem bile bu kadar uyarı aldığımı hatırlamıyorum. Kendi çıkarlarıma zarar verdiğimi bizzat yaşayarak görüyor olsam da, Ülke çıkarlarını gözettiğime ve ahlaki davranmaya özen gösterdiğime inandığım için kendi adıma en ufak bir korku ve tedirginlik duymuyorum.
Maalesef Ülkeye çok büyük kötülükler yapanların tedirgin olacakları ve korkacakları bir iklim yaratılacağına, ağırlıklı olarak tam tersi oluyor.
Normal bir ülkede takdir edilecek olan bu duyarlılığın, gözaltı işlemlerine neden olması ve toplumda yaygın bir biçimde uyarıya ve ikaza konu edilmesi, Ülke açısından son derece ama son derece üzüntü vericidir.....
Yetkililere önemle sesleniyorum,
GERÇEKTEN YETER!
Ülkeye çok zarar veren bu kötü algıyı daha fazla yaygınlaştırmayın. Toplum olarak bunları haketmiyoruz.
Bırakın önemli bilgi ve tecrübelere sahip olan, Ülke ve toplum menfaatini önceleyen insanlar, fikirlerini objektif, yapıcı ve yol gösterici bir biçimde ifade edebilsinler. Ülkeye iyiliktir bunlar.
Bakın sermaye piyasalarında milyonlarca küçük yatırımcı, kötü niyetli gruplar tarafından aylardır göz göre göre çok ciddi biçimde mağdur ediliyor.
Gücünüzü ve yetkilerinizi, Üllkemize ve 86 milyon insanımıza pervasızca kötülük yapan bu gibi kesimlere karşı kullanın, onları sorgulayanlara karşı değil!
SPK, Fonlarla ilgili nihayet bir düzenleme yaptı. Böylece bir devir kapandı. Yeni dönemin ilk gününde tarihe bir not düşüyorum.
Tamamlanan son iki dönemde;
Sermaye Piyasası tarihinin en şaibeli işlemleri gerçekleşmiştir.
Organize biçimde şişirilmiş hisseler ile milyonlarca Küçük Yatırımcı (KY) zarara uğratılmış ve yüz milyarlarca lira haksız kazanç elde edilmiştir.
Yüzbinlerce KY'nin zararı karşılığı şimdilik para kazandığını düşünen azınlığın da zarar uğramasının çok muhtemel olduğu bir ortam oluşturulmuştur. Çünkü içi boş şirketler bir gün gerçek değerine dönecek ve bu Ponzi Game de bitecektir.
Bu işlemler sonucu, çok küçük hizmet şirketlerinin, Ülkenin en büyük holdinglerinin ve bankalarının değerini katlayarak geçtiği, ibretlik bir dönem yaşanmıştır.
Üç beş tane yerli ve yabancı Arsızın! bu şaibeli işlemleri sonucu; suç ekonomisi ve suç gelirlerinin büyümesine neden olunmuş, sermaye piyasalarına olan güven ciddi bir biçimde tahrip edilmiş, uluslararası kuruluşların yaptırım tehditlerine maruz kalınmış, ve Ülkeye de uzun yıllar bedelini 86 milyon olarak hepimizin ödeyeceği Cumhuriyet tarihinin en büyük kötülüklerinden biri yapılmıştır.
Birgün; bunları yapanlar, göz yumanlar, siyasette ve bürokraside bunları destekleyenler, mutlaka ADALETE hesap vereceklerdir.
@memetsimsek@abakingurlek@eczozgurozel@tuncerbakirhan@dbdevletbahceli@MDervisogluTR@erkbas
🚨 Serdar Ali Çelikler: Neymiş efendim Galatasaray da şimdi amatör branşlara yatırım yapmaya hazırlanırken biz çekilmemeliymişiz. Bu saatten sonra dünyanın en büyük spor kulübü yalanını Galatasaray yapsın.
Galatasaray'a devlet desteği de verir. Senin gibi değil ki. 27 tane olimpiyatta sporcu gönderdin, bir gün teşekkür aldın mı? Allah sizden razı olsun, biz de size Kemerburgaz'da böyle bir arazi verelim duydun mu hiç? Niye yapıyorsunuz o zaman? Sen misin bu halkın enayisi?
Sakın ha sarıyı çıkarma…
Sakın ha kırmızıyı gösterme…
Sakın ha VAR’a gitme…
Sakın ha penaltı verme…
Sakın ha bazı konuları açma
“Sakın ha…”
Sezon boyu tüm kritik pozisyonlarınız askıdaydı.
Şimdi ‘ilişkiler askıya’…
Sıra bu maçta mı?
❗️Sonuna kadar okuyun lütfen.
Size Ali Şansalan- Halil Umut Meler skandalını özetleyeyim.
Maçta Galatasaray'ın golü sonrası Torreira tribüne çıkınca Sacha Boey de korner direğini tekmeliyor.
Bu arada Ali Şansalan'ın Halil Umut Meler'e pozisyonun ekrana gelip gelmediğini sorması ile skandal başlıyor.
Meler gelmediğini söyleyince Sacha Boey'e kart verilmiyor.
Bu sırada yayıncı kuruluşta çalışan bir Beşiktaşlı görüntüyü görüyor ve ertesi hafta BJK maçı olduğu için Beşiktaş yönetimine konuyu iletiyor.
Beşiktaş yönetimi TFF'ye bu konuyu iletiyor ama konu kapatılıyor.
Fenerbahçe yönetimi konuyu geçen hafta öğreniyor ve TFF'ye bu skandalı soruyorlar. Ferhat Gündoğdu'nun adamlarını koruyabilecek bir durumu kalmıyor.
Şimdi size sorular. Sezon başından beri kaç tane böyle "ekrana gelmeyen" görüntü ile bazı konular iç edildi.
Yayıncı kuruluş bu çetesel oluşumun neresinde? Neler ekrana gelmiyor?
Ferhat Gündoğdu bu işin neresinde?
Hakemlerin bu işin neresinde olduğunu ise bu olayla net şekilde gördünüz. Sarı kırmızı tarafında...
Sırf koridorda yaşanan kavganın görüntüleri paylaşdı diye, medya kuruluşunun hesabının askıya alınması skandaldır! @TFF_Org
Yayıncı kuruluşun telif atması, hesap kapatması ne hikmetse hep Galatasaray çıkarları söz konusu olduğunda jet hızında hayata geçiyor…
Gerçekleri gizleyemezsiniz!
Derhal telif bildirimini geri çekiniz… AKSİ TAKDİRDE EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BOYKOT ÇALIŞMALARINA START VERİRİZ! @beINSPORTS_TR@TFF_Org
Bir takımın paydaşı değil, Süper Ligdeki tüm takımın paydaşları olun…
Sabrımızı sınamayın… @beINSPORTS_TR
@ali_hakan_kara TCMB de başekonomistlik yapmış önemli bir teknokrata bunu yazdırabilmek yine bizim yüzsüz fırsatçı vatan hainlerine nasip oldu. Enflasyonu körükleyen ikincil sorunlardan önce asıl sorun en büyük YAPISAL sorun FIRSATÇI, KÖYLÜ KURNAZI zihniyette.
Gittiğim restoran zam mı basmış yine. Daha yıl başında zam gelmişti. Ne oldu iki ayda şimdi? Ücretler artmadı, elektrik-doğalgaz fiyatı artmadı, kur yavaş arttı, akaryakıt fiyatı dizginleniyor..
Bir daha da gitmiyorum. Savaşı bahane edip yersiz fiyat artıranları boykot zamanıdır.
Fenerbahçe çeyrek final maçı oynamadan 3 gün önce süper kupa koyanlar,
Son 16 uyduruk maçından sonra maç oynatmıyor,
Tek dertleri Fenerbahçe,
İnanın tek dertleri biziz.
Sert Sorular...
Türk siyasetinde bir lidere sorulamayacak sorulara, bir liderin verebileceği en samimi en dürüst ve en çarpıcı yanıtları vererek, hakkımda ortaya atılan iddialara ve iftiralara cevap verdim...
3 gündür çok sevdiği Galatasaray'ın derbiyi hakem skandalıyla kazandığı gündemini değiştirmeye çalışan Yüksel Yıldırım HİÇ UTANMADAN bugün GS - Liverpool maçı için stada gelmiş.
ARTIK HİÇ UTANMIYORLAR
HER ŞEYİ AÇIKTAN YAPIYORLAR
▪️Atılmayan Sane'nin
▪️3 defa kırmızı kart gösterilmeyen Osimhen'in
▪️Okan cezalı duruma düşmesin diye 4. hakemle pazarlık yapan yardımcının
▪️Serdar Adalı'nın bahsettiği VAR görüntülerinin;
KAYITLARI NEREDE ! @TFF_Org#KayıtlarNeredeTFF