Deniz Zeyrek'ten Mehmet Şimşek'e:
"Onu izlerken öfkemden çıldırdım."
"Yabancılara, 'Türkiye'ye gelin, 20 sene vergisiz para kazanın' diyor."
"20 sene ne demek ya?"
"Sen burada 3 sene varsın, yoksun..."
"2028'deki seçimi kazanamazsan gideceksin."
"İngiliz vatandaşısın, İngiltere'de yaşamaya devam edeceksin."
"Benim adıma yabancılara 20 yıl vergisiz para kazanma hakkını sana kim veriyor?"
İzmir'de bir çiftçi, ihracatlık kirazına 15 TL fiyat verilince, kirazını kendisi 35 TL'ye satmaya başladı.
Bu kalitede kiraz İstanbul'da 300-500 TL'ye satılıyor.
Çiftçiden 15 TL'ye alınan ürün, İstanbul'da 500'tl'ye satılıyorsa o ülkede Tarım Bakanlığı diye bir bakanlık yok demektir!
Türk vatandaşları Temu’dan 30 dolara ürün alıp ülkeye sokamazken elin yabancısı kaynağı belirsiz milyon dolarlarını vergi bile ödemeden ülkeye sokabiliyor.
Özgür Özel kapalı grup toplantısında partinin milletvekillerine konuştu:
İmkanlarımız kısıtlı, paramız yok, otobüsümüz yok, sahne kuralım desek artık durumumuz yok ama onlarda olmayıp bizde olan bir şey var.
Sokağa çıkacak yüzümüz.
Burası Yeni Türkiye;
Bir kararname, bir fezleke, bir iddianame…
🔘Bir gün öğrencisi olduğun üniversite yoktur.
🔘Ertesi gün oy verdiğin belediye başkanı yoktur.
🔘Sonraki gün oy verdiğin parti yoktur.
Başkanlık rejimi budur !
Dur hele sen daha dur....
Türkiye’de artık vatandaş denize girmiyor…
Denize alınıyor…
Bir zamanlar sahiller kamunundu…
Şimdi kapısında fedai gibi duran görevlilerin…
Bir şezlong koyuyorlar…
Bir halat çekiyorlar…
Bir çit dikiyorlar…
Sonra denizi satmaya kalkıyorlar…
Deniz ne zamandan beri tapulu mal oldu…?
Kıyılar bu ülkenin insanınındır…
Üç beş işletmecinin değil…
Ama bugün Bodrum’da olan yarın her yerde olacak…
Önce küçük bir alan çevrilir…
Sonra “müşterilere özel” denir…
Sonra giriş paralı olur…
Sonra vatandaş kendi ülkesinde denize bakıp geri döner…
Adına da turizm derler…
Bu turizm değil…
Kamusal alan işgalidir…
Daha kötüsü ne biliyor musunuz…?
İnsanlar artık buna alışıyor…
Çünkü Türkiye’de en tehlikeli şey hukuksuzluk değil…
Hukuksuzluğun normalleşmesi…
Belediyeyi ararsın ulaşamazsın…
Bakanlığı ararsın cevap yok…
İşletmeye sorarsın “kurallar böyle” der…
Hangi kural…?
Kimin kuralı…?
Kıyı Kanunu diye bir şey var…
Ama belli ki bazı yerlerde kanundan daha güçlü olan şey kasa…
Para vermezsen kum yok…
Para vermezsen gölge yok…
Para vermezsen deniz bile yok…
Böyle ülke olur mu…?
Yavaş yavaş halk plajları dışında her yer küçük derebeyliklere dönüyor…
Bugün sahile zincir çeken…
Yarın sokağa da fiyat biçer…
Hukukun olmadığı yerde önce fırsatçılar gelir…
Sonra küçük mafyatik düzenler kurulur…
Ve en acısı…
Vatandaş kendi memleketinde misafir muamelesi görür…
💥En kısa zamanda halkın yüzme hakkına tecavüz eden otel lokanta ve bilimum yerleri isim isim yayınlamaya çalışacağım
iki çocuk dışarı çıkıp birer simit yiyip birer meşrubat içse 500 lira. iki ergen bi sinemaya gidip birer kahve içse 1.000 lira. çocukları sanal dünyaya hapseden sizsiniz
Kırşehir'i çok büyük yıkıma uğratacak altın madenine ne yazık ki izin verilmiş. Seyfe Gölü de çok büyük zarar görecek. Bu ülkenin geleceğini karartmaya yemin etmişler.
Hacettepe'de yemek hakkını savunan öğrencilere palalı bir grup saldırmış, öğrencileri yaralamış ama gözaltına alınan bu faşistler değil, direnen öğrenciler olmuş.
Hey! Polis! Hey! Devlet! Palalı faşistlerle işbirliği mi yapıyorsunuz?
🔻Seyyid Ahmet:
“Cumhuriyet’i kuran Atatürk’ün ruhu şad olsun.
Laik, sosyal, hukuk devleti kötüyse neden Afgan’ı, Iraklısı benim ülkeme geliyor?
Ey gençler, sakın tarikatlara katılmayın, kendinize Atatürk’ü örnek alın.”