@kursadbucak Ya hep söylüyorum. Siktir edin bu borsayı. Borsa, insanların paralarını, şerefsizlerin cebine indirebilmek için kurulan yasal bir düzendir.
@ozansihay Bir ülke insanının medeni seviyesini ölçmek için sadece trafikteki ve her hangi bir kuyruktaki davranışına bakın.
Ortalama bir Türk insanının ne kadar medeniyet fakiri olduğunu görürsünüz.
Fıkranın devamı da var: Türkiye'de bilime yenilik getiren nitelikle doktora tezi sunan harikulade bilim insanları da var. Bazıları Avrupa'dan İstanbul'a geri döndü. Bu sayede finans, yönetim, sürdürülebilirlik vb. uygulamalı bilimler özel sektörde ekonomiyi düzeltebilirdi.
Borsada manipülasyon olmadan da halka arzlar olabilirdi. İşsizlik azalabilirdi. Çalışanlar adil maaş alarak insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşabilirdi. Kadına yönelik şiddetin kök nedenlerinden olan finansal özgürlük engeli ortadan kalkınca kadınlara adil yaşam hakkı sunulabilirdi. Şirketlerde konkordato ve iflas sorunları önlenebilirdi. Barınma krizi çözülerek kiracı ve ev sahibi arasındaki cinayet haberleri de son bulabilirdi.
Peki ne oldu?
Siyasetin iktidar veya muhalefet boyutları ve iş dünyasının patron ve yönetici boyutları gibi toplumun da üniversite mezunu olan çok büyük bir bölümü de bilim insanı, teknokrat ve yönetim danışmanı olan nitelikli uzmanları geri çevirdi. Bu da yukarıda bahsedilen tüm sorunların asıl sebebi oldu.
Her yıl milyonlarca insan çok iyi bir eğitim almak için üniversite sınavına odaklı yaşıyor. Aileler bu uğurda dünyanın parasını ödüyor. Gençler 23 yaşına kadar tüm yaşamını iyi bir üniversiteden mezun olarak iyi bir geleceğe sahip olmak için çababılıyor.
Peki ya sonra ne oluyor?
Bütün bunlara ihanet ederek dünyanın en büyük irrasyonel yaklaşımını sergiliyorlar ve bilimi yaşamlarında geri çevirerek yoksulluğu, yolsuzluğu ve yozlaşmayı tercih ediyorlar. Bugün yaşana bu tabloyu el birliğiyle toplum yaratıyor. Oy verdiği siyasetçilerle veya kölelik düzeninde çalıştığı şirketlerde ya da "beni ilgilendirmiyor" diyerek görmezden geldiği toplumsal sorunların bir parçası olarak tüm sorunların kökeninde yine toplum vardır.
Bu nedenle kimse şunu demesin: Bir yılda 4 bin kişi hak etmeyerek profesör oldu. Aynı şekilde niteliksiz 68 profesör de rektör oldu.
Peki, nitelikli olanları sen aradın buldun mu? Bu bilim insanlarının bilimsel eserlerini çalıştığın şirkette uygulayarak ekonomik katma değer yarattın mı? Girişimcilik veya toplumsal boyutta bir başka alanda bilimi kullanmayı tercih ettin mi? En azından bir bilim insanı sana tüm bunları bedava sunduğunda cahil cesaretiyle ya da başka bilişsel-psikolojik sorunlarla geri çevirmek yerine sağlıklı-rasyonel bir şekilde bu fırsatları doğru değerlendirdin mi?
Düşünün ve cevap verin. Ama dürüst olun!
Meseleyi sadece "o gitsin de yerine kim gelirse gelsin" şeklinde düz mantığa indirmeyin. Çünkü mesele asla kişi değil, olgudur! Çünkü Ahmet gider, Ayşe gelir ama siz cinsiyete odaklanırsınız fakat sistem aynı sömürü aynı ve çürüme aynı kalır. Ve siz yine kandırılmış olursunuz. Bilim işte bunun için var! Ama önce bilimin gerçekten ne olduğunu ve ne işe yaradığını öğrenin. Sonra da "finans, yönetim ve sürdürülebilirlik" bilimlerini daha önce duymuş olduğunuz için bildiğinizi sanmak yerine gerçekten çok iyi birkaç bilimsel eser okuyarak anlamaya çalışın. Sonra da sistemi sorgulayın ve değişimin bir parçası olun. Dijital Üniversite projemi bunun için başlattım ve profilin başına sabitledim.
Yıllar önce uyardığımız ve çözümler sunduğumuz konularda şaşırılmasına şaşırıyorum. Bodrum, Kapadokya, Kıbrıs vs. tek tek gezip en büyük patronlara şahsen uyarılar sundum. Hepsi her şeyin farkında ve umursamıyorlar. Siyasetçilerden teşvik, hibe ve destek isteyerek çalışanların ölümü pahasına hayatta kalmaya kararlılar. Bu nedenle çalışanlar da bir şekilde başlarının çaresine baksınlar.
Yetkililerden ricam:
Bu öndeki araçların trafikten men edilmesi,
Düğün sahibinin ehliyetinin süresiz alınması,
Araçtan inenlere yüksek cezalar,
Trafiği kapatan öndeki 3 araca Min 500 Bin TL trafik cezası,
Bunu yapmalarını dilerim. O zaman tüm toplumun içi bir nebze soğur. Bundan sonra bir Allahın kulu da buna cesaret edemez.
Not: En son da sunroof'tan hade hade hade işareti yapan arkadaşa EKSTRA bir ceza olursa da çok çok sevinirim...
https://t.co/xfXerpCcgW
İstanbul her #yağmur sonrası böyle olduğunda bir de #deprem riskini düşünün!
Yönetim bilimlerinin temeli mühendisliktir.
Ancak teknokrasi yerine rant olursa; şehir planlama, kamu yönetimi ve şirket yönetimi sonuçları için "kader diyemezsin, sen kendin ettin" şarkısını dinleriz.