Seni merak etmeyenlerden, sorunları konuşmak yerine susanlardan, kırgınlığını görmezden gelenlerden, gönlünü almak için çaba göstermeyenlerden uzak dur. Sevgi, birine kendini sürekli hatırlatmak zorunda kalmak değildir.
hayatımdan beklentiyi çıkarttım. ne bı arama ne de bı mesaj, hiçbirinin yolunu gözlemiyorum. çünkü kendimi başkalarının insafina bırakmak istemiyorum. kul hakkı hesabı en zor hesaplardan biriyken neden kendi hakkima gireyim? Allah için olsun tüm her şey çıkarsız, menfaatsiz.
olan, olduğu hâliyle hayırlıdır" sözünü şiâr belleyip bütün yollara öyle çıksak yolda kalmayız gibime geliyor. çoğu zaman gecikeni kayıp, kırılanı felaket sanıyoruz; oysa her şey tam da vaktine mühürlü. teslimiyet bir yenilgi değil; nasibin kendi planımızdan daha güzel olduğuna inanmaktır.
Bu çağın asıl ihtiyacı daha mükemmel insanlar değil, kendi kusurlarını taşıyabilen, başkasının varlığını tehdit olarak görmeyen, her an bir şey kanıtlamak zorunda hissetmeyen ve hayatın içinden geçerken yaşamayı unutmayan insanlardır.
Hiç kimseyi anlamaya, hiçbir şeye anlam yüklemeye çalışmıyorum artık. Hiçbir şeyi anlatmaya çalışmıyorum. Yaşıyorum. Burası dünya ve burası bu kadar. Burada her an, her şey olabilir ve herkes her şeyi yapabilir. Olacak olan olur. Olursa olur, olmazsa da olur.
Seni aşağı çeken ortamda yükselemezsin.
Etrafında sürekli olumsuzluk varsa, bir sure sonra ilerlemek için enerjin kalmaz. Kendini geliştirmek yerine sadece günü kurtarma derdine düşersin.
Gerçekten bir yerlere gelmiş insanların çevresine
bak. Yanlarında hep doğru insanlar vardır.
"bir ilişkide gelecekte mutlu olacağınızı gösteren en önemli detaylardan biri de,karşınızdaki kişinin en çekilmez olduğunuz zamanlarda bile size gösterdiği sabır ve hassas olduğunuz noktalarınıza verdiği önemdir.."
Erkek genel olarak her şeyi kendinde hak görüyor.
Hoşuna giden bir kadın mı gördü? Onunla olabileceğini düşünüyor.
Bakın, aklından biz denk miyiz diye bile geçirmiyor. Sadece güdüsünün peşinde.
O kadın, hakikaten cevap verse; kadının güzelliğini, kadının daha fazla para kazanıyor olmasını, sosyo kültürel farklılıkları kaldırıp kaldıramayacağını asla düşünmüyor.
Kadın ise hepsini baştan tartıyor, düşünüyor ve ona göre adım atıyor.
Sonra da kadın eleştiriliyor!
İnsanları tanıdıkça şunu fark ettim ki ağır travmalar yaşamış kişiler çok daha empatik davranıyor ve insanları incitmekten özellikle kaçınıyor. Gerçekten kötü olanlar ise ne yazık ki oldukça bencil ve sığ bir anlayışa sahip oluyor.
İlişkiyi yük sananların çağındayız.
Yakınlık kurma isteği, “darlamak" oldu, Duyguların ifadesi, "drama."
Sorun çözmek isteyene "bunaltma” deniyor.
Çoğu insan konfor alanından sevmeyi ve sevilmeyi tercih ediyor.
Sonuçta ise bağ değil mesafe kuruluyor.