Başak burcu olmak bazen kendi içinde ayrı bir mesai gibi. Vallahi ben bu burca yeni bir isim bulacağım: ruhkopat. Çünkü sabah kalkıyorsun, dünyanın en mantıklı insanısın. Akşam oluyor, bir şarkı duyuyorsun, kendini arabesk filmin başrolünde buluyorsun. Bir gün enerjin tavan, planlar yapıyorsun, herkese akıl veriyorsun. Ertesi gün sebepsiz bir baş ağrısı, kimseyle konuşmak istemiyorsun. Bazen hayata karşı büyük bir iştah geliyor, bazen de her şey anlamsız görünüyor. Aşk desen ayrı dert; bir gün romantizmin kitabını yazarsın, ertesi gün kimseyi görmek istemezsin. Dışarıdan sakin görünürüz ama içeride sürekli toplantı halinde bir zihin var. Başak olmak biraz da aynı insanın içinde beş farklı ruh haliyle yaşamayı öğrenmek demek. Bu yüzden “ruhkopat” akımını başlatıyorum; anlayan zaten anlayacaktır. 😄 Siz nasılsınız, burçtaşlarım bana lütfen açıklasın.😩 Bana benim gibiler lazım…
Hayatta bazı insanlar, bazı anlar var; giderken sadece onları değil, kendinden de bir şeyleri geride bırakırsın. Ben de biliyorum ki içimdeki parçayı, artık geri dönemeyeceğim bir yerde bıraktım. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, eksikliği hep benimle yürüyecek.
İnsanları küçümsemem, tepeden konuşmam. Mütevazı olmayı seçerim ama bu yüzden beni saf yerine koyan da çıkıyor. Tepem attığında öyle bir ezer, öyle bir aşağılar, zaaflarından vururum ki neye uğradıklarını şaşırırlar. Yapabiliyorum ama tercih etmiyorum. Nezaket zayıflık değildir.
İnsanlardan yavaş yavaş hep uzaklaştım. Önce sohbetler azaldı, sonra selamlar. Bir gün baktım
ki kimseyi özlemiyorum. Meğer insan dediğimiz, kalabalıktan değil, yanlışlardan yoruluyormuş.
Cocu suçlu.
Ersun Yanal suçlu.
Emre Belözoğlu suçlu.
Vitor Pereira suçlu.
Jorge Jesus suçlu.
İsmail Kartal suçlu.
Jose Mourinho suçlu.
Ama Ali Koç ve yönetimi suçsuz. Yazıklar olsun tarihin en rezil yönetimi..