Zamanın en büyük illüzyonu, onun herkes için aynı hızda aktığını sanmaktır.
Oysa fiziksel olarak akan aynı 60 dakika, nörolojik evrenimizde bambaşka bir algıya dönüşür.
Beynimiz mekanik bir saat değildir; kronometre tutmaz. Zamanı, "işlediği yeni veri miktarı, deneyim yoğunluğu ve kimyasal değişimler" ile ölçer.
Tehlikedeyken (adrenalin patlamasıyla) saniyeler saat gibi gelir; dopamin salgılatan heyecanlı bir işle meşgulken zaman akar gider.
Çocukken zamanın ağır çekimde geçmesi bir tesadüf değildir.
Beynimiz sürekli yeni nöral bağlar kurar, her kokuyu ve bilgiyi ilk kez işler. Yetişkinlikte ise rutinler devreye girer.
Beyin "otomatik pilota" geçer ve veri kaydetmeyi azaltır. Geriye dönüp baktığımızda "Yıllar ne çabuk geçti?" dememizin sebebi bu nörolojik tasarruftur.
Evrenin genişleyen dokusunda kozmik zaman kütleçekimle esner ve bükülür.
Bizim içimizdeki psikolojik zaman ise algı yönetimimizle şekillenir.
Hayatı kronolojik olarak uzatamayız belki, ama derinleştirerek algısal olarak uzatmak elimizdedir.
Daha fazla merak, daha çok yenilik...
Matematik, Büyük Patlama’da madde ve antimaddeyi eşit miktarda yarattığını söylüyor. Birbirlerini yok etmeliydiler. Geriye hiçbir şey kalmamalıydı.
Fakat evren, milyarda bir parçalık son derece ince ve hassas bir “fazlalık” bıraktı.
Gözlemlenebilen her şey, aslında bu minicik fazlalıktan ibaret.
E��er evrenin gözlemlenemeyen büyük kısmını sanal sayı olarak kabul edersek…
Madde ile antimadde bir gün yeniden buluştuğunda her şey sıfıra dönecek.
Şu anda gördüğümüz evren, o büyük sıfırdan kalan küçük “gerçek sayı” parçası.
Biz, evrenin bolluğundan, artığından ve bereketinden varız.
Evrenin asıl eğilimi yoklukken,
biz o yokluğun içindeki özenle ayrılmış, ince bir fazlalığın eseriyiz.
Sevgili gençler,
Bu hafta sonu YKS’ye girecek her bir evladımıza zihin açıklığı ve başarılar diliyorum. Büyük bir gayretle hazırlandığınız bu imtihan, emeğinizin karşılığı olsun; gönlünüzdeki hedeflere ulaşmanıza vesile olsun.
Yolunuz ve bahtınız açık olsun.
Bu akşam batı gökyüzü harika!
Ay, Aslan’ın kalbi Regulus’a çok yaklaşıyor.
Venüs Arı Kovanı Kümesi’ne (Yemlik/M44) sadece 45'
Aşağıda Jüpiter ve Merkür de görünüyor.
Gün batımından 1 saat sonra batı-güneybatıya bakın. Dürbünle Arı Kovanı Küme'si net görünür.
Emekli RASAT uydumuzun çektiği Yunanistan Atina ve Yunan Adalarının şerit görüntüleri.
RASAT'ın görevini şimdi İMECE, GÖKTÜRK-1 ve GÖKTÜRK-2 uydularımız devam ettiriyor.
🧵
Bu akşam başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda, sadece büyüleyici bir kozmik buluşmaya değil; semalarımızda belirecek, hepimizin içini titretecek muazzam bir "milli sembole" tanıklık edeceksiniz. 🇹🇷
Peki Türkiye genelinde izlenebilecek bu nadir gökyüzü şöleni nedir, tam olarak ne zaman ve nasıl izlenebilir? Detaylar seride... 👇
Uzun bir süredir LGS sınavına büyük emek sarf ederek hazırlanan öğrenci kardeşlerime yürekten başarılar diliyorum.
Rabbim emeklerinizi zayi etmesin, her birinize zihin açıklığı versin. Gelece��iniz aydınlık, yolunuz bahtınız açık olsun.
Hukuk Fakültesi yıllarımdan kadim dostum, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı dönemimde mesai arkadaşım; şair, yazar ve çocukların dostu Mevlânâ İdris’i, vefatının dördüncü yılında kabri başında dua ve vefayla andık.
Kalem sustu, fakat masallar susmadı, hâlâ çocukların hayallerini geliştirmeye devam ediyor.
Mekânı cennet olsun.
Kelimelerini inançlarıyla yoğuran, bu toprakların irfanını ve asaletini mısra mısra geleceğe taşıyan iki büyük usta: Cahit Zarifoğlu ve Abdurrahim Karakoç...
Aynı gün fani aleme veda eden, fakat geride bıraktıkları ölümsüz eserlerle nesiller boyu kalplerimizde taht kuran edebiyatımızın bu iki dev çınarını vefatlarının yıl dönümünde rahmet, minnet ve dua ile anıyorum. Mekânları cennet olsun.
Vefa’da, 20. Geleneksel İlim Yayma Mezunlar Buluşması’nda bir araya geldik.
Sabah Şehzadebaşı Camii’nde kıymetli arkadaşımız Ömer Aydın ve Hakk’a yürümüş bütün mezunlarımız için mevlit okuttuk; ardından Vefa Yurdu’nun temelini attık.
İlim ile vefa aynı kökten doğar: Bizden öncekiler bu fidanı dikti, bugün gölgesinde biz oturuyoruz; attığımız bu temel ise yıllar sonra, henüz tanımadığımız gençlerin yuvası olacak. Aldığımız emaneti büyütüp, bizden sonrakilere daha güçlü teslim etmenin sözünü yeniliyoruz.
Rabbim bu hayırlı eseri tamama erdirsin, ahirete irtihal eden bütün mezunlarımıza rahmet eylesin.
Kurban teslimiyetin, fedakârlığın ve Rabbe yakınlığın en güzel nişanesidir.
Bu mübarek bayramın aziz milletimize ve bütün İslam âlemine huzur, kardeşlik ve bereket getirmesini Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederim.
Kurban Bayramınız mübarek olsun.
Bugün, milletimizin hür iradesine vurulan en ağır darbelerden biri olan 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin 66. yıl dönümü.
27 Mayıs, yalnızca bir askerî müdahaleden ibaret
değildir, milletin iradesini onlarca yıl vesayet altına alan bir düzenin kuruluş tarihidir. Sandıkta milletin teveccühünü kazanamayanlar, elde edemedikleri iktidarı zorbalıkla gasbetmiş, 1961 Anayasası ile de bu vesayeti kalıcı kılmak istemişlerdir. Bu sebeple 27 Mayıs, sonraki bütün müdahalelerin de menşei, yani darbelerin anasıdır.
Bu kara günün en acı neticesi, Yassıada'da kurulan düzmece
mahkemenin verdiği idam kararlarıyla yaşanmıştır. Çok partili hayatımızın seçilmiş ilk Başbakanı merhum Adnan Menderes ile kıymetli bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, milletiyle kurdukları muhabbet bağı sebebiyle darağacına götürülmüştür.
Milletimiz, 1960'tan 15 Temmuz 2016'ya kadar demokrasi ve millî irade uğrunda ağır bedeller ödemiş, nihayetinde darbecilerin karşısına bizzat çıkarak iradesinin üstünde hiçbir gücün olmadığını bütün dünyaya ilan etmiștir.
Hürriyet için canını feda eden aziz devlet adamlarımızı rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum.
27 Mayıs darbesinden sonra mağdur edilen millet temsilcilerine iade-i itibar maksadıyla farklı tarihlerde önemli adımlar atılmıştır. Hazırladığımız kanun teklifinin 7248 sayılı Kanun olarak yasalaşmasıyla birlikte, kuruluşu itibarıyla tamamen gayrimeşru olan Yassıada’daki sözde mahkemelerin hukuki dayanağı 27 Mayıs 1960 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmış; böylece tam manasıyla iade-i itibar gerçekleştirilmiştir.
Bu kanun üzerine kaleme aldığımız “Bir Kanunun Tahlili: 7248 Sayılı Kanun Nedir, Ne Değildir?” başlıklı makaleyi ilgilenenlerin istifadesine sunarız.
https://t.co/WqzlyBj1sm
Düşüncenin dava, davanın aksiyon hâline geldiği bir ömrü bize miras bırakan, şiiri, fikri ve mücadelesiyle bir neslin değil, nesillerin muhayyilesini inşa eden Üstat Necip Fazıl Kısakürek’i, ebediyete irtihalinin 43’üncü yılında rahmetle ve minnetle anıyoruz.
“Büyük Doğu” ülküsünde dile gelen o medeniyet tasavvuru, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.