Turgut Uyar'ın kendi sesinden "Çılgın-Hüzünlü" şiiri...
"Çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı
anasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlü
akşamın dinginliğini otluyordu o zaman."
105 sene önce bugün, Selanikli bir yetim TBMM'yi toplayarak egemenliği padişah ve halifeden aldı, Türk milletine verdi.
Son nefesimize kadar minnettarız.
Vatandaşlık bilgilerimiz çalınıyor, üç kuruşa satılışa çıkarılıyor.
Hukuk sistemi komple tıkanmış. Af diye bir kavram, kader mahkumu diye bir laf var.
Kadınlar güpegündüz metroda, sokakta tacize uğruyor, tacizciler serbest bırakılıyor. Mağdur şikayette bulunurlarsa adresini öğrenen sapığın kapısına dayanması an meselesi.
Daha da fecisi ortaya çıktı ki, iş artık çocuklara kadar inmiş. Onlar bile emniyette değil.
"Ve gündüz öyle geniştir ki
gazetenin küçük beynine sığmıyor.
Ne için durmalıyım?
Yol hayatın kılcal damarları arasından geçiyor.
Çevrenin niteliği tüm kokuşmuş hücreleri öldürecek
Ve şafağın kimyasal atmosferinde
Sadece ses kalacak,
Zaman zerreciklerine bağlanan ses."
Korsan film siteleri, Zeki Demirkubuz'a destek olmak için "Hayat" filmini sayfalarına eklemeyip sinemada izlenmesini tavsiye etti:
"HAYAT FİLMİ, ŞİMDİLİK SADECE SİNEMALARDA. ZEKİ ABİMİZE DESTEK İÇİN SİNEMADA İZLEYEBİLİRSİNİZ."