"İşte, insan bütün bunlarla rahmet kapısının tokmağına dokunursa, öyle ümit edilir ki, Allah da (celle celâluhu) onun bu sızlanışlarını cevapsız bırakmaz, engin rahmet ve lütfuyla ona muamelede bulunur."
“İşte o gün zalim, parmaklarını ısırır ve şöyle der: ‘Keşke o peygamberle birlikte bir yol tutsaydım! Eyvah! Keşke falanı dost edinmeseydim!’” (Furkân Suresi, 25/27-28.)
"İşte şimdiye kadar olmasa da bundan sonra amele dökme niyet ve düşüncesiyle ya da pişmanlık duygusu içinde ağızdan dökülen bütün bu “keşke”ler insanın derecesini yükselten “keşke”lerdir."
"idris naim şahin" ismi gündeme geldiyse, "çerçeve yasa" süreci de göz önünde bulundurularak, yakın tarihi hatırlama adına bu yazı okunmalı: https://t.co/fIFR4YYSRZ
hem bilmem kaç yüz hikmet buudlu bir cevâb-ı tevfîk beklemek, elbette istek, dilek, yalvarış ve yakarış sahiplerinin acz u ihtiyaçlarının gereği, Allah'ın da ululuk ve engin rahmetinin iktizâsıdır..."
"(...) Yıllardan beri bizi istedikleri gibi oynatan ve istedikleri istikâmete sevk edenlerin ellerinden kurtulmak için henüz vakit geçmiş değil; hatta düne nispeten bugün, şartlar daha da müsait sayılabilir..
"Hakk erlerinin esbâb dâiresindeki istek, dilek, yalvarış, yakarış, dua ve niyazlarına, Allah'ın o evvelsiz-âhirsiz, zamansız, merhalesiz ve her zaman sebepleri aşan meşîet ve irâdesinden cevâb-ı tevfîk beklemek,..