In Turkish, the bird known as a “turkey” is called hindi, meaning “from India.” In India, however, it’s referred to as “Peru.” In Arabic, it’s called the “Greek chicken,” while in Greek it’s known as the “French chicken,” and in French, the “Indian chicken.” Despite the variety of names, the bird is native to none of these regions.
The unusual naming history goes back to the 16th century, when European explorers first came across turkeys in the Americas. At the time, global trade routes were still poorly understood, and merchants often misidentified exotic animals and goods as they moved between continents.
Because of this confusion, Europeans frequently mixed up the turkey with other birds such as guinea fowl from Africa or species traded through the Ottoman Empire. As the bird spread across Eurasia, each culture linked it to a different “foreign” origin based on their own trade connections and assumptions.
The end result is a kind of linguistic chain reaction. English speakers associated it with Turkey, Turks linked it to India, the French tied it to India as well, Arabs connected it to Greece, Greeks to France, and Portuguese speakers to Peru.
In the end, a single North American bird ended up carrying a whole map of mistaken identities across several continents.
900 yıllık bir çorap.
Bugün ayağınızdan çıkarıp kenara attığınız bir çorabın, 900 yıl sonra bir müzede sergilendiğini düşünün. İşte bu pamuklu çorap bunun bir örneği. MS 12. yüzyıldan, yani yaklaşık 900 yıl öncesinden bugüne ulaşmış.
Çorap, Orta Çağ'da İslam dünyasının bir parçası olan Mısır'dan geliyor. Bir ihtimalle çorabın Hindistan'da üretilip Mısır'a geldiği düşünülüyor. Yani bu çorap, binlerce kilometrelik bir ticaret ağının izini taşıyor olabilir.
Çorabın yapımında bir detay göze çarpıyor: Parmak ucundan başlanıp yukarı doğru, bacağa kadar örülmüş. Topuk ise en sona bırakılmış ve ayrı olarak yapılıp bacak kısmında bekletilen ilmeklere sonradan eklenmiş. Çünkü topuk, çorabın en çabuk aşınan yeri. Bu sayede topuk eskidiğinde, tüm çorabı baştan yapmak yerine sadece o kısmı söküp yenisini takmak mümkün oluyordu.
📸 The George Washington University Museum and The Textile Museum
Tutuklu İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten maddi açıdan zor durumda. Kredi ile alınmış evi ve arabası vardı. Borcu ödeyemeyince arabasını satmış. Bu arada bebekleri dünyaya gelmiş. Hiç gelirleri yok. Bir çocuk kitabı yazmış eşi resimlerini çizmiş. Adı Müjde Kuşu. Alalım, aldıralım👇
@serbazmustafa61 Elinde veri var mı? Yok! Ama milleti yanlış yönlendirmekten utanmıyorsun. CHP'nin sizin gibi adamlardan kurtulması lazım! Bu muhabbeti kahvehane köşelerinde az eğitimli dayılar da yapıyor zaten!
Ben kendisini iyi biri, en azından Atatürkçü diye severdim.
Bu açıklamayla birlikte benim için bitmiştir M İnce.
Farkında değiller. Bu iş parti işi değil. Vatana karşı bir kalkışma.
İhanet ehliyle yol yürüyen herkes bu milletin hasmıdır 🇹🇷
Çıplak arama insanlık suçudur.
Fatoş Pınar Türker’in bugün mahkemede anlattıkları soruşturulmayacak mı?
Hüküm giymemiş, hakkında somut hiçbir delil olmadan aylardır tutuklu yargılanan onlarca insanın tehdit edildiği, baskı altına alınmaya çalışıldığı yönündeki iddiaların üzerine gidilmeyecek mi?
IBB Duruşmasında bir utanç anı daha.
Medya AŞ. Genel müdürü Fatoş Pınar Türker’i savcı velayeti altındaki çocuklarının sosyal hizmetler tarafından alınacağı ile tehdit etmiş.
SEGBİS üzerinden savcıyla görüşürken savcı yeniden ifade vermesini istediğinde, ‘avukatıma sorayım veririm’ diyen bekar bir anneye, ‘hala avukat diyorsun, ifade imzalayıp çıkacaksın, sen bekarsın küçük çocukların var, velayetini sosyal hizmetler alır’ şeklinde tehdit ediyorsa bu ülkede hukuk yerle bir edilmiştir. Yoktur.
Yazıklar olsun.
“Tanzimattan sonra Türk aydınları azınlıklara yalvarırdı: ‘Gelin; Ermeni, Kürt, Arnavut, Rum yerine, Osmanlıyız diyelim!’
Kabul ettiremediler. Türk hariç, hepsi etnikçilik yaptı! Ne zaman ki Cumhuriyet kurulup Atatürk, 'Büyük Türk Milleti’ diye ortaya çıktı; hepsi ağız değiştirip Osmanlıcı kesildiler!”
Prof. Dr. Halil İNALCIK
Anadolu insanının kalbine giden yolu bulduysan, sırtın bir daha yere gelmez. Özgür Özel o kapıyı açmış ve girmiş bile. Samimiyetin, sarayların ve siyasetin üstünde bir güç olduğunu gösteren muazzam bir tablo...En saf sevgi bu işte!
Ekrem İmamoğlu:
"Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi. Tarafıma gerçeğe aykırı bilgi verildi
Bozuk olduğu söylenen bir araç 60 kilometre gittikten sonra 60 kilometre geri dönüyorsa, o aracın çoktan parçalanmış olması gerekir. Buna rağmen bana ve kamuoyuna araç arızası gerekçe olarak sunuldu”
@birikim_defteri Adamlar Kıbrıs'a ve Türklere açıkça düşman ama bizim halkımız Instagram'da hava atacağım diye milli değerlerini hiçe sayıyor. Başımıza gelenleri hak ediyoruz aslında...
@mesutcevik@PalazAli Tabi konu kişiden kişiye değişir ama ben de İstanbul'dayım ve klima gayet yeterli. Perde ihtiyacı da hiç hissetmedim. Epey uzun boylu arkadaşlarım var, Juniper'lerini perdesiz kullanıyorlar.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
Ferdi Zeyrek'in canıyla uğraştığı o gün, 'çarpıldı' diye karikatür çizen kadın, baba evinde çikolata dağıtıyor şu an.
Evladımız Gülşah'a ölüm döşeğinde namusuna iftira atanlar şimdi gidiyor o partide göbek atıyor yavşaklar.
I’ve been banned from the UK. I tried to get on a flight to London to attend SXSW London and give a speech at Oxford. I’ve been banned for criticizing Israel. Are we free anymore? This is oppression of Western citizens by our own governments on behalf of a different country!