Leyla Zana’nın 8 Aralık 1994 tarihinde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yaptığı savunma sırasındaki tarihi bir anı yansıtmaktadır.
"Mahkemenin beni suçladığı her şeye itiraz ediyorum. Fikirlerimiz herkesçe bilinmektedir; biz demokrasi çerçevesinde, insan hakları ve halkların kardeşliği için mücadele ediyoruz. Buna hayatımızın sonuna kadar devam edeceğiz."
Işid tecavüzcülerinden kaçan kadınlara yardım eden Kürt aktivist Pexşan Ezîzî'nin idam kararını yargıtay onadı..
Uluslararası yardım kuruluşları, İran yargısına ortak mektupla insani yardımı teyit etti.
İdama ve hukuksuzluğa karşı ses ol❗️
#PakshanAzizi
Kimse bana Lazın biri, Kayserili, Erzurumlu, Adanalı vs. diye başlayan fıkraları hatırlatarak zeka kasmasın.
Biran şöyle düşünün o fıkrayı
(tenzihle)
((TÜRK kadının biri doktora gitmiş vs… sonra doktor’a ‘önce sen soyun’)) demiş, diyerek kahkaha atın.
Bakalım nereye varacak?
Yani diyor ki "Kürt kadınları hem cahil ve bilgisiz hem de hafifmeşreptir; doktor kendisine 'soyun' dediğinde bunun tıbbi müdahale için olduğunu anlamaz". 2026 yılında en büyük Türk burjuvasının zihniyeti bu, medeni değerlerden uzak çağdışı bir ırkçılık.
Dalga geçerken bayağı Kürt kadını diyordunuz Özür dilerken her hangi bir kimlik biz her hangi bir kimlik değiliz Kürt kadınıyız..
#KürtKadınındaÖzürDile