aska asik biri olmak cok zor,,,icimdeki sevgiyi akitacagim bi yer bulamiyorum ve icimde patliyo boyle anladiniz mi,,,arkadaslarima ya da herhangi bi hobime karsi sevgim de yetmiyo,,,ask lazim yni,,,ask,,,,,,,
Klinik psikoloji yüksek lisans ücretlerinin 1 milyon TL’lere ulaşması, psikologlar için ciddi bir eşitsizlik yaratıyor. Lisans mezunlarının mesleki hakları, ekonomik olarak erişilmesi güç bir eğitime bağlanmamalı. Bu açık bir haksızlıktır!
#PsikolojiLisansıYeterlidir
Sağlık Bakanlığına soruyoruz:
3.839 psikoloğun illere ve hizmet birimlerine göre dağılımı nedir? Mevcut sayı, toplumun ihtiyacını karşılıyor mu?
İstihdam kadar adil dağılım da önemli.
@drmemisoglu@saglikbakanligi@sagliklicozum@sagliksen
TPD adı bu yapıya hiç yakışmıyor. Asıl bu adı biz genç psikologlar hakkımızı korumak için kullanalım. Siz Adınızı değiştirin, Türk Sertifika Dağıtıcıları A.Ş. yapın rahatlayın! Ne sahada varlar ne hak aramada... İşleri güçleri genç mezuna fahiş fiyattan kağıt parçası satmak.
İş başvurusu yapmanın en acı verici tarafı üniversite sınavında 1 M. Olmuş sikimsonik vakıf üni PDF psikoloji mezunu İK ile muhatap olmak onun onayına muhtaç hissetmek
Psikologlar çözüm bekliyor!
• Meslek yasası
• Yeterli kamu ataması
• Güvenceli çalışma koşulları
Psikologların sorunlarını görmezden gelen sistem, ruh sağlığını koruyamaz!
@TPDBilgi@saglikbakanligi@Suat_Ozcagdas@gulistankilic
Yüksek lisans, kişisel ve akademik bir gelişim tercihidir; mesleği icra etmenin zorunlu koşulu olmamalıdır.
Dört yıllık psikoloji lisans eğitimi, psikolog unvanının temelidir.
Lisans mezunlarının emeği yok sayılmamalıdır!
#PsikolojiLisansıYeterlidir
Görüyorum ki yüksek lisans mezunu meslektaşlarımız, lisans mezunu psikologlar olarak dile getirdiğimiz talepleri yanlış anlamış ve kendilerine karşı bir öfkemiz ya da garezimiz olduğunu düşünmüşler. Ancak bu düşüncenin, konuya birtakım önyargılarla yaklaşılmasından kaynaklandığını ve lisans mezunu psikologların içinde bulunduğu koşulların yeterince anlaşılmadığını düşünüyorum.
Yüksek lisans ücretlerinin geldiği nokta ortadayken, devlet üniversitelerinde açılan yüksek lisans kontenjanlarının sınırlılığı da biliniyorken, atama sürecinde başka hiçbir bölümde benzeri görülmeyen bir yüksek lisans şartının önümüze konulması açıkça bir adaletsizliktir.
Ne yazık ki bizim bu adalet talebimiz, yüksek lisans yaparak klinik psikolog unvanı kazanmış meslektaşlarımızın atanmalarına karşı çıktığımız şeklinde yorumlanıyor. Oysa böyle bir düşüncemiz kesinlikle yok. Burada mesele, yüksek lisans mezunu meslektaşlarımızın atanmasına karşı olmak değil; yüksek lisans eğitimi için 2 milyon TL'ye varan ücretleri karşılayabilen kişilerin, bu ekonomik imkânları sayesinde atama sürecinde lisans mezunu meslektaşlarına karşı bir avantaj elde etmemesidir.
Tekrar ve özellikle belirtmek isterim ki bizler sizin atanmanıza karşı değiliz. İki yıllık eğitiminize, verdiğiniz emeğe ve kazandığınız mesleki yetkinliğe saygımız sonsuz. Ancak unutulmaması gereken önemli bir nokta var: İki yıl boyunca akademik dersler alan bir yüksek lisans öğrencisi ile aynı süre içerisinde çeşitli mesleki eğitimlere katılan, kendisini geliştiren ve onlarca danışanla çalışma deneyimi kazanan bir psikoloğun mesleki gelişim süreçleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle konuyu bir yetkinlik tartışmasına dönüştürmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Bizim talebimiz kimsenin emeğini, eğitimini veya unvanını değersizleştirmek değil; ekonomik imkânların atama sürecinde bir ayrıcalığa dönüşmediği, herkes için adil ve eşitlikçi bir istihdam sisteminin oluşturulmasıdır.
Üstelik ülkemizde alanımıza yönelik mesleki hak gaspları ve mesleğimizin değersizleştirilmesine yönelik çabalar ortadayken, lisans diplomalarımız adeta birer kâğıt parçası muamelesi görürken ve bağımsız olarak danışan görme hakkımız elimizden alınmışken, bütün bunlar karşısında sessizce ve boyun eğerek beklememizin mümkün olmadığını sizler de tahmin edersiniz.
Böylesi bir tabloda, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." anlayışıyla hareket etmek de mümkün değildir. Çünkü bugün lisans mezunu psikologlara yönelik gerçekleştirilen bu adaletsizliklerin yarın yüksek lisans mezunu meslektaşlarımızı da etkilemeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Bugün bir grubun mesleki haklarının görmezden gelinmesine sessiz kalmak, yarın aynı durumla karşılaşıldığında dayanışma beklemeyi de güçleştirecektir.
Unutulmamalıdır ki mesleki haklarımızı korumak, birbirimizin karşısında konumlanarak değil, ortak sorunlarımızı görerek ve birlikte hareket ederek mümkündür. Bu nedenle birbirimizi rakip ya da karşı cephede görmek, önyargılarla hareket etmek ve ayrışmak yerine bir arada durmamız, ortak haklarımız için birlikte mücadele etmemiz gerekmektedir.
Biz kimsenin hakkının elinden alınmasını değil, kendi hakkımızın da görmezden gelinmemesini istiyoruz. Sizin atanmanıza karşı değiliz; bizim de adil koşullarda atanabilmemizden yanayız. Mesele birbirimizin önünü kesmek değil, hepimizin hakkını koruyabileceği adil bir sistemin kurulmasını sağlamaktır.
#PsikolojiLisansıYeterlidir
Şimdi birkaç klinik psikolog türemiş . Hepside özel üni mezunu . Böyle bir kural konmuş diye savunuyolarlar. Ya arkadaşlar bu kadar paranız var niye kamuya atanmak istiyorsunuz o parayı 15 yılda çıkartırsınız:)
Ayrıca o kurallar yarın o ünvanlarıda alır ortada kalırsınız