02 jenerasyonu her seyin en kotu halini yasiyo ya. her sey ortaokul imam hatiplerinin acilmasiyla basladi istemeye istemeye imam hatibe yollanmistim, yks donemi karantinaya denk geldi mental coktu calisma ortami yoktu evde fln, uniden mezun olduk issizlik patladi
akşam yorgunluktan arkadaşımın kahve teklifini bile reddetmek zorunda kalıp her gün maksimum yarı dinlenmiş olarak yeni mesaiye başlıyorsam hayatı kaçırıyorumdur sanki bahar ya
20'sinden itibaren çalışan 40 yaşındaki bir insan günlerinin %96'sını patronlarına harcıyor. bunun adı hayatı kaçırmak değil, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak.
Eşimin yeğeni , 15 yaşındaki Selin 2 gündür kayıp. Adana veya Mersin’de gören, duyan ya da herhangi bir bilgi sahibi olan varsa lütfen hemen iletişime geçsin.
@itendsheretnght@SemihSvk CIDDDDDEN aynisi. remote secme ozgurlugu veriyor dis ortam istiyosan en yakin kutuphaneye git en basitinden. remote kotuleyenler is ortamini ve isveren kesimi kotu etkileyecek diye korkuyorum valla tembel lanse ediyor bazilari, bu rahatligi elimizden almasinlar ins
@turkaileyapisii@SemihSvk ama bence remote cok buyuk nimet ve remoteu full evde gecirmek yerine vakit ve enerji tasarrufuyla degerlendiren biri bu sorunu yasamaz gibi geliyor, istersen cafede kutuphanede vs de calisirsin mesela parkta bile calisirsin yazin
@SemihSvk evde nasi duvarlar geliyo diyosunuz onu da anlamiyorum, ulasim amacli evden cikmak evden cikmak gibi degil ki metrosu otobusu suyu buyu iskence, araban varsa trafik iskence, aksam cik disari enerjin vaktin remoteda daha fazla? ofisin ici de duvar ve surekli ayni yer ayni masa?
@SemihSvk kendi hayatinda asosyal olan ve pek bi hobiye, ese dosta sahip olmayan insanlarin ofis sevdigini dusunuyorum. ofisteki maruz kaldigim insanlari degil remoteda tasarruf ettigim vakit ve enerjiyle zaman birakabildigim dost ve hobilerimi tercih ederim
Borçlarımı ödeyebilmek için iş başvurusunda bulunmuştum buraya. Yeni bir eve çıkmıştım, epey bir masraf etmiştim ki hala çok da kurtulabilmiş değilim bu yükten. Her neyse...
Markete başvurduğumda oranın müdürü beni arka bahçeye çağırdı dedi ki bu iş yerinde mobbing var. Buna alışman gerekli. Bizim için dedi her müşteri potansiyel bir hırsızdır. Her gün gelen müşteriden bile şüphe etmen gerekir. Kasadan eksik çıkarsa senin maaşından düşer. Fazladan çalışıyorsunuz, bazen eleman açığı oluyor onun yerine de çalışacaksınız. Ama fazla ücret talep edemiyorsunuz maalesef dedi.
Yani hem fazla çalıştırıyor, hem kasadan açık çıkınca sana ödetiyor hem de mobbing olduğunu korkusuzca söylüyor.
Üstelik bu çalışanlara yemek dahi verilmiyor, oturacak koltukları bile olmuyor kasa başında. Sürekli çalıştırılıyorlar.
Bu konuyu o gün daha taze taze videolaştırıp vlog haline getirmiştim. Yalnız değilmişim. Market İşçilerinin daha güçlü sendikalara ihtiyaçları var. O marketlerdeki kameralar işçinin kaç saat çalıştığı konusunda bir delil niteliği de görmeli.
Oturma hakkı, iş yeri tarafından sunulan yemek hakkı, fazla mesainin parasının ödenmesi vb. gibi bütün koşullar sağlanmalı. İşçi sirkülasyonu üzerine inşa edilen kalleş ve katmerli sömürü koşulları ile mücadele etmemiz şart!
Ya zaten en torpile müsait olmayan alanlardan biri savunma sanayiydi amcanın oğlunu al işini yapamadıktan sonra seni çöp poşeti yerine koyamazlar kuru artistlik tüm mühendislikler kapatılsın o zaman
Her şey, bir kez sorgulamakla ve bir kez görmeye başlamakla başlıyor. Sonra artık hiçbir şeyi eskisi gibi görmezden gelemiyorsun. Fark etmeye başlıyorsun; söylenen yalanları, yapılan hokkabazlıkları, insanların gizlemeye çalıştığı şeyleri… Bu bir üstünlük değil. Aksine, fark ettiklerini artık görmezden gelememek. Her şeyi daha net görmek ve çoğu zaman bunu gizlemeyi bile becerememek. Her şeyi fark ediyorsun. Bu kolay değil. Gerçekten çok zor.