MHP'li Levent Bülbül, şu tepkisinin zerresini DEM'liler aynı komisyonda terörist başı Öcalan'ı ve eli kanlı PKK'yı kutsarken göstermedi...
Bahhçeli Öcalan'a umut hakkı, statü vadederken böyle sinir krizleri geçirdi mi acaba?
Bu yaptığına ne denir, herkes bilir...
Sabah 05:00, TBMM Adalet Komisyonu
Konumuz: KCK’nın başka ülkelerdeki alt kollarının silah bırakması nasıl takip edilecek?
Örgütün malvarlığı ne olacak?
Bir “varlık barışı” ile ülkemize para sokması nasıl engellenecek?
İYİ Parti milletvekili Ömer Karakaş’ın konuşması yeniden gündem oldu:
Barış güvercini yaratmaya çalıştığınız bebek katili terörist başı
ŞE - REF - SİZ - DİR…!
100 Yıllık Mesele Aldatmacası !
DEM'li Bakırhan, "yüz yıllık kısır döngü" , "yüz yıllık zincir ", "yüz yıllık mesele" dieyerek doğrudan doğruya Atatürk'ün önderliğinde kurulan üniter, laik, Türkiye Cumhuriyeti'ni, Türk Ulus Devletini hedef alıyor.
Teröristbaşının ortaya koyduğu irade ile "yüz yıllık kısır döngü" ve "yüz yıllık zincir" diye damgaladığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni aşmaktan söz ediyor.
Diğer DEM'liler gibi Bakırhan da "yüz yıllık sorun" aldatmacasıyla gerçeği çarpıtıyor, algı yönetiyor, Cumhuriyeti hedef alıyor.
Sanki 100 yıl önce, yani Cumhuriyet öncesinde sorun yokmuş da sorunu Cumhuriyet yaratmış gibi bir çarpık ve yanlış tarih okumasıyla hareket ediyorlar.
Öncelikle meselenin adını koyalım. Meselenin adı aşiret, tarikat, derebeylik meselesidir. Mesele gericilik ve etnik bölücülük meselesidir.
Mesele "100 yıllık mesele" değildir, mesele, kökenleri 17.yüzyıla kadar uzanan, 19.yüzyılın sonlarında ve 20.yüzyılın başlarında emperyalizmin bol parçala yönet politikası doğrultusunda beslenip büyütülmüş bir meseledir.
Bazı Kürt Aşiret İsyanları ve bastırılmalarının tarihi Cumhuriyet öncesine dayanır. Osmanlı Devleti, devlete sorun yaratan aşiretlerle yıllarca mücadele etmiştir. İlk Şark Raporları Osmanlı döneminde hazırlanmıştır. Osmanlı meseleye askeri, siyasi, hatta kültürel çözümler bulmayı denemiştir. Hamidiye Alayları, Aşiret Mektepleri vb. Soruna çözüm arayışları Erken Cumhuriyet Döneminde de devam etmiştir. (Bkz. Sinan Meydan, Cumhuriyet Tarihi Yalanları, 2. Kitap, İnkılap Kitabevi)
Ayrıca Türkiye'de eli kanlı etnik bölücü PKK terörü de 100 yıllık değil, PKK terörünün 12 Eylül 1980 sonrası nasıl geliştiğini çok iyi biliyoruz.
Buna rağmen bugün "Yüz yıllık sorun", "yüz yıllık kısır döngü", "yüz yıllık zincir" gibi söylemlerin hedefi dogrudan doğruya Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.
https://t.co/cwww0iix2s
Ortada büyük bir rezalet var!
1) PKK’nın Suriye kolu PYD-YPG hiç bir şekilde silah bırakmadığı gibi tam tersi 100 bin kişilik bir orduyla kendi özerk bölgesini kuruyor. Oysa Devlet Bahçeli bu projenin PKK’nın bütün unsurlarını kapsadığını, Türkiye’ye yönelik tehditin biteceğini söylemişti. Görünen o ki sadece Türkiye’de 2002’de sıfır noktasına gelen PKK’yı kapsıyor. Yani aslında Türkiye’ye değil, PKK’ya yönelik tehdit bitiriliyor.
2) Asker, öğretmen, korucu, polis, köylü, çiftçi, çoluk, çocuk, kadın öldürmüş, yaralamış, tecavüz etmiş, gasp etmiş bu teröristleri bırakmak topluma ne fayda sağlıyor? Türk devleti mücadeleyi kaybetti, bunların isteklerine razı mı oldu? Millete silah sıkan, eşkiyalık yapan cezasını çeker. PKK’lı teröristler ne için affediliyor?
Sizin Kürt sorunu dediğiniz şey PKK’lı teröristlerin serbest bırakılmasıymış.
3) Türkiye’de uyuşturucu kullanımı, çeteleşme ve suç oranlarındaki artış herkesin malumu.
Bu toplumun içine dağlarda terör eylemleri gerçekleştirmiş, uyuşturucu ticareti yapmış, her türlü lanete bulaşmış 7-8 bine yakın PKK’lıyı salınca neler olabileceğini düşünüyor musunuz?
Bu katiller sizce işe girip çalışmaya mı başlayacak yoksa uyuşturucu ticareti, gasp, yaralama, tecavüz vb suçları işlemeye mi devam edecek?
"İnce işçilik" dedikleri, Cumhuriyet’in ilkelerini tasfiye etme girişimidir!
Ömer Çelik’in bu ifadesi; 1921 Anayasası, vatandaşlık tanımı ve "ortak vatan" söylemleriyle birleştiğinde açık bir risk barındırıyor.
Çerçeve yasanın uygulanması, PKK/KCK’nın silahlı faaliyetlerini tamamen sona erdirdiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesine bağlanıyor...
PKK'nın silah bıraktığı teyit edilmeden kanunun çıkarıldığı kanunla tescillendi...
Sayın Bahçeli'nin açıklamasıyla imzaya sunulan çerçeve yasa arasında çelişki var. Zira bu yasa metninde Öcalan'a umut hakkı tanınması da yok, kayyımların görevine son verilmesi de.
Anlaşılan, muhatap olduğumuz yasa metni yalnızca bir başlangıç. Görünen o ki süreç, Öcalan'a umut hakkı verilene kadar devam edecek.
Türk milleti deniz suyu gibidir, Geç ısınır geç soğur, kolay da unutmaz.
Feraseti yüksektir, vefası derindir. Tarihini hafızasında taşır. Devletine ve ulusuna yönelen tehditleri günü geldiğinde birer birer hatırlar.
Milletleri ayakta tutan yalnızca güç değil, ortak hafıza ve milli bilinçtir.
Türk milleti de en büyük kuvvetini buradan alır.
🔴 Cihat Yaycı : Bütün vatandaşlarımıza ve siyasilere yalvarıyorum, ne olur şu dediklerimi okuyun… Öyle bir noktadayız ki..
📍DEM Parti heyetinin İmralı görüşmesi sonrasında kamuoyuna aktardığı mesaj, bugüne kadar dile getirilen endişelerin boşuna olmadığını bir kez daha göstermektedir.
Dikkat ediniz…
“Cumhuriyet” denmiyor; “Demokratik Cumhuriyet” deniyor.
“Vatandaşlarımız” denmiyor; “Kürtler” diye ayrı bir kesim özellikle zikrediliyor.
Ve en önemlisi şu ifade kullanılıyor:
“Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet’e sonuna kadar kapı aralanmaktadır.”
O hâlde sormak gerekir:
Çıkarılması istenen yasa tam olarak neye hizmet edecektir?
Amaç yalnızca silahların bırakılması mıdır?
Yoksa bu yasa, “Demokratik Cumhuriyet” adı altında Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal ve siyasal yapısını dönüştürmenin hukuki zemini olarak mı görülmektedir?
Açıklamadaki ifadeler, bu konuda ciddi endişe duymayı gerektirmektedir.
Daha önce de ifade ettiğim gibi mesele yalnızca silah bırakılması değildir.
Mesele, silah bırakılmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yeniden tanımlanacağıdır.
Kullanılan kavramlar dikkatle seçilmektedir:
“Demokratik Cumhuriyet”, “Kurucu unsur”, “Eşit yurttaşlık”, “Ortak vatan”…
Bunların hiçbiri tesadüfi ifadeler değildir.
Eğer çıkarılacak yasa gerçekten “Demokratik Cumhuriyet’e kapı aralayacak anahtar” olarak görülüyorsa, bu yasanın her maddesi Türk Milleti tarafından bilinmeli, açıkça tartışılmalı ve amacı hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde izah edilmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti; tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek resmî dil esasları üzerine kurulmuş üniter millî devlettir.
Bu kurucu esaslar hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz.
Böylesine tarihî sonuçlar doğurabilecek bir yasa, kapalı kapılar ardında değil; milletin gözü önünde tartışılmalıdır. Hatta gerekiyorsa son sözü doğrudan Türk Milleti söylemelidir. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Siyasi partilere, başkanlarına ve vekillerine sesleniyorum.
Bu kanunu referanduma götürün.
Referandum millet iradesinin en doğrudan tezahürüdür. Böylesine tarihî bir konuda son sözü doğrudan millet söylemelidir.
https://t.co/gOw3In31oD
@Akparti@herkesicinCHP@yenipartiyiz@iyiparti@MHP_Bilgi@rprefahpartisi@SaadetPartisi@tipgenelmerkez@zaferpartisi@anahtarparti@yenisafak@yeniakit@cumhuriyetgzt1@gazetesozcu@nefesgazete@ankahabera@ihacomtr@dhainternet@turkiyegazetesi@tgrthabertv
@abdurrahim48319 Bu tipler beni çok güldürür. “Türkiyenin resmi dili tek Türkçe olmasını asla kabul etmiyoruz” yazmış, Türkçe ile…
Konuşma dilimi. İstemiyorsan kapı orada…
📌“İYİ Partiyi bu Komisyona kim oturtmamıştır?" diye soranlara, göğsümü kabartarak, başım dimdik söyleyebilirim; Büyük Türk milleti oturtturmamıştır! @iyiparti
Boş konuşma...
Millete ne söyleyerek yetki aldınız?
Son terörist bertaraf edilinceye kadar terörle mücadele yapacağız dediniz, diğerleri terör örgütünü af edecek dediniz.
Şimdi olan ne? Dediğinizin tam tersini yapıyorsunuz.
Türk Milletine rağmen bunu yapmaya çalışıyorsunuz. Türk Milleti %80'den fazlasıyla terörle müzakereye ve serbest kalmalarına karşı.
Aksini kanıtlayamazsınız. Türk Milleti sizi affetmeyecek, sandığa gömecek.
MHP Milletvekili Erkan Akçay: İYİ Parti'yi bu komisyona kim oturtmamıştır?
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz: Göğsümü kabartarak başım dimdik söyleyebilirim, büyük Türk Milleti oturtturmamıştır.
Kızlarımızın spor kıyafetlerinden edep namus ahlak ve edep dersi vermeye çalışan @selmanogut. Evladı ile gurur duyan hangi Baba sarfettiğiniz edep dışı ithamları ve yakıştırmalar içine sindirebilir? Gidin de bu babanın yüzüne söyleyin bakalım sarfettiğiniz yakışıksız ifadeleri. Utanır mısınız bilmem tabi...